Adli Para Cezası, İtiraz ve Bilinmesi Gerekenler

Adli Para Cezası, İtiraz ve Bilinmesi Gerekenler konusundan evvel Adli Para Cezası Nedir? sorusunu cevaplamakta fayda var.kanunda açıkça belirtilen ve sınırları çizilen konuya ilişkin açıklama yapalım.

Adli Para Cezası Nedir?

Mahkeme kararı ile hükümlünün belirli bir miktarda parayı devlet hazinesine ödemesi, adli para cezası olarak ifade edilmektedir. Adli para cezanın ödenmesi için muhakkak bir yargı kararı gerekli olduğundan bu anlamda adli para cezasının ödenmesine ancak mahkemeler karar verebilmektedir.

Adli Para Cezası Adli Sicile İşler Mi?

Adli sicil kaydınız, suç geçmişine ilişkin bilgileri içerdiğinden bu anlamda işlenilen bir suçla ilgili olarak aleyhte adli para cezasına hükmedilmiş ise bu husus adli sicil kaydında yer alacaktır. Ancak adli para cezasının tamamen ödenmesi durumunda yani adli para cezasının infaz edilmesi durumunda sicil kaydı silinmek suretiyle arşive kaldırılmaktadır.

Detaylı bilgi için Adli Sicil (Sabıka Kaydının) Silinmesi konulu makalemize göz atabilirsiniz

Adli Para Cezası Nereye ve Nasıl Ödenir?

Ödeme emri tarafınıza ulaştıktan yani tebliğ edildikten sonraki 30 gün içerisinde adli para cezasını ödemeniz gerekir. Mahkeme, ekonomik durumunuzu gözetmek suretiyle adli para cezasını, taksitle ödemenize de hükmedebilir. Adli para cezasını ödemek için, size adli para cezası ödeme emrini gönderen infaz savcılığına başvurmanız gerekmektedir. İnfaz savcılığından vergi dairesine hitaben yazılmış olan, yazı ile ilgili vergi dairesine giderek adli para cezasını ödemeniz gerekmektedir.

Adli Para Cezası Ödenmezse Ne Olur?

Adli para cezasını ödemeyen hükümlü hakkında, Cumhuriyet Savcılığı kararı ile ödemediği mebla güne çevrilmek suretiyle hapis cezasına çevrilerek hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olarak belirlenmek üzere kamu yararına bir işte çalışmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce belirlenir.

Adli Para Cezası Ne Zaman Ödenir?

Adli para cezasına ilişkin olarak verilen mahkeme kararı kesinleştikten sonra, hakkında adli para cezasına hükmolunan kişiye ‘Adli Para Cezası Ödeme Emri’ gönderilir. Bu anlamda ödeme emri tarafınıza ulaştıktan yani tebliğ edildikten sonraki 30 gün içerisinde adli para cezasını ödemeniz gerekir.

Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere süre verebilir.

Hapis Cezasının Adli Para Cezasına Çevrilme Şartları Nelerdir?

Kısa süreli hapis cezası (kanunda belirtildiği üzere 1 yıl ve aşağı süreli hapis cezalarıdır.), suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre adli para cezasına çevrilebilmektedir. Adi taksirle işlenen suçlarda ise ceza miktarına bakılmaksızın cezaların adli para cezasına çevrilmesi mümkündür.

bilinçli taksirle işlenen suçlarda, tıpkı kasten işlenen suçlar gibi fail hakkında hükmolunacak ceza 1 yıl ve/veya daha az ise mahkemece adli para cezasına çevrilmesi mümkündür

Adli Para Cezası Ertelenebilir Mi?

Hapis cezalarının ertelenmesi mümkünken adli para cezalarının ertelenmesi mümkün değildir. erteleme kurumu yalnızca hapis cezaları bakımından öngörüldüğü için, adli para cezasının ertelenmesi söz konusu olamaz.

Detaylı bilgi için Hapis Cezasının Ertelenmesi ve Paraya Çevrilmesi konulu makalemize göz atabilirsiniz.

Adli Para Cezası Nasıl Hesaplanır?

Adli para cezası, 5 günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde 730 günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.

Adli Para Cezasının Miktarı Ne Kadardır?

Bu anlamda en az 20 ve en fazla 100 Türk Lirası olan bir gün karşılığı adli para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak mahkemece takdir edilir. Mahkemece verilen kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilmelidir.

Adli Para Cezasının Temyizi Mümkün Müdür?

Mahkemece adli para cezasına mahkum edilen kişi, kural olarak istinaf yoluna başvurmak hakkına sahiptir. Şayet adli para cezası ile ilgili mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna gidilmiş ise, miktarı her ne olursa olsun istinaf başvurusunun esastan reddine dair istinaf kararlarının temyizi mümkün değildir. Bu husus kanun hükmüyle belirlenmiş bulunmaktadır.

18 Yaşından Küçükler İçin Adli Para Cezası

Yargıtay, ‘çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez’ hükmü gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir.18 yaşından küçük çocuklara yönelik olarak adli para cezasına hükmedilebilmekte ancak ödenmeyen adli para cezası hapse çevrilememektedir.

Adli Para Cezası Taksitle Ödeme Mümkün Mü?

Hakim, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Bu anlamda belirlenen taksit süresi iki yılı geçememekte ve taksit miktarı dörtten az olamamaktadır.

Mahkemece verilen kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.

Adli Para Cezası Ödenmezse Cezası Var Mıdır?

Adli para cezasını ödemeyen hükümlü hakkında, Cumhuriyet Savcılığı kararı ile ödemediği mebla güne çevrilmek suretiyle hapis cezasına çevrilerek hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olarak belirlenmek üzere kamu yararına bir işte çalışmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce belirlenir.

Bu anlamda günlük çalışma süresi en az 2 en fazla 8 saattir. Hükümlü kendisine gönderilen adli para cezasını ödeme emrinde ya cezayı ödemeye yada yerine geçmek üzere kamuya yararlı bir işte çalışmaya davet edilir.

Kamu Çalışanlarına Adli Para Cezası Engel Midir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun memur olarak atanacak olanlarda aranacak şartların anlatıldığı  48. maddesinde

“Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.” hükmü yer almaktadır.

-Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hüküm giyenler bu cezaları affa uğramış veya adli para cezasına çevrilmiş olsa bile devlet memuru olamayacağı

-İşlemiş olduğu suçun, 657 sayılı Kanunun 48/A-5 inci maddesinde sayılan nitelikli suçlar arasında yer almaması, ancak, adli para cezasına çevrilen hapis cezasının bir yıl olması halinde, hakkında memnu hakların iadesi (yasaklanmış hakların geri verilmesi) kararı alınması kaydıyla atamasının yapılabileceği,

-İşlemiş olduğu suçun, 657 sayılı Kanunun 48/A-5 inci maddesinde sayılan nitelikli suçlar arasında yer almaması ve adli para cezasına çevrilen hapis cezasının bir yıldan az olması halinde atamasının yapılabileceği, düşünülmektedir.

Adli Sicil (Sabıka Kaydı) Nasıl Silinir?

Son dönemde suç oranlarının artışı ve af kapsamında şartlı tahliyeler gibi birçok unsur Adli Sicil (Sabıka Kaydı) Nasıl Silinir? sorusunu ve suç teşkil eden sicil kaydından dolayı insanların hoşnutsuzluğu sebebi ile merak konusu olmuştur.

Adli Sicil Kaydı Nedir?

Kişilerin kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbiri mahkumiyetlerinin toplanması ve sınıflandırılması adli sicil kaydını oluşturmaktadır. Kesinleşmiş ifadesinden de anlaşılacağı üzere bir suçtan dolayı yapılan yargılama neticesinde hükmolunan hapis cezasına karşı, istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurulmuş ise bu halde alınan ceza adli sicil kaydında yer almaz. Fakat Yargıtay’ın mahkeme hükmünü onaması durumunda karar kesinleşir ve adli sicil kaydına kaydedilir.

Sabıka Kaydı Nedir?

Sabıka kaydı, adli sicil kaydının halk arasında yaygınlık kazanmış adıdır. Açıklamış olduğumuz gibi kişilerin kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbiri mahkumiyetlerinin kaydını ifade eder.

Adli Sicil (Sabıka) Kaydına İşlenmesi Gereken Bilgiler Nelerdir?

Kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbirleri mahkumiyetler sabıka kaydına işlenmesi gereken bilgiler arasında yer alırken, istinaf ve temyiz yollarına başvurulmuş ise ilgili hüküm sabıka kaydında yer almaz. Ancak Yargıtay, mahkemenin hükmünü onarsa, mahkumiyet sabıka kaydına işlenir. Ayrıca, hakkında Türk mahkemeleri veya yabancı ülke mahkemeleri tarafından kesinleşmiş ve Türk Hukukuna göre tanınan mahkûmiyet kararı bulunan Türk vatandaşları ile Türkiye’de suç işlemiş olan yabancıların kayıtları da dahil tüm adli sicil bilgileri; bilgisayar ortamına aktarılmasını takiben, Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğündeki Merkezi Adli Sicilde tutulur. Hapis cezaları ile ilgili olarak;
  • Hapis cezasına mahkûmiyet kararı,
  • Koşullu salıverilme kararı,
  • Koşullu salıverilmede denetim süresinin uzatılmasına ilişkin karar,
  • Koşullu salıverilme kararının geri alınmasına dair ve hapis cezasının İnfazının tamamlandığı hususu hakkındaki kararlar adli sicile kaydedilmelidir.
Hapis cezasının ertelenmesi halinde;
  • Denetim süresi,
  • Denetim süresinin yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirilmesi dolayısıyla cezanın infaz edilmiş sayıldığı hususu,
  • Şayet varsa ertelenen hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine ilişkin karar, adli sicile kaydedilmelidir.
Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırıma mahkûmiyet halinde;
  • Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak,
  • Adli para cezasına mahkûmiyet veya güvenlik tedbiri uygulanması yönünde mahkeme hükmü,
  • Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak hükmedilen güvenlik tedbirinin gereklerinin yerine getirilmemesi dolayısıyla hapis cezasının infazına ilişkin karar, sicilde yer alır.
  • Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma ile ilgili olarak; Kasten işlenen bir suç nedeniyle hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak yoksun kalınan haklara cezanın ertelenmesi dolayısıyla getirilen istisnaya ilişkin karar,  sicilde yer alır.
  • Akıl hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirlerine ilişkin kararlar, Adlî sicile kaydedilir.

Adli Sicil Kaydında Yer Almayacak Kararlar Hangileridir?

Aşağıdaki kararlara ilişkin hususlar adli sicil kaydında yer almamaktadır.
  • Disiplin suçlarına ve sırf askerî suçlara ilişkin mahkûmiyet hükümleri,
  • Disiplin veya tazyik hapsine ilişkin kararlar,
  • İdari para cezasına ilişkin kararlar.
Adli sicil kaydında yer almayan kararlardır.

Adli Para Cezası Sabıka Kaydına İşlenir Mi?

Kişi hakkında adlî para cezasına hükmedilmesi halinde adli para cezasına hükmolunduğuna dair karar da adli sicile kaydedilir. Peki adli para cezasına ilişkin yer alması gereken hususlar nelerdir:
  • Adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmü,
  • Adlî para cezasının ödenmek suretiyle infaz edildiği hususu,
  • Adlî para cezasının tazyik hapsi suretiyle kısmen veya tamamen infaz edildiği hususu
  • Adlî para cezasının tazyik hapsinden sonra kalan kısmının ödenmek suretiyle infaz edildiği hususu, sicilde yer almalıdır.

Adli Arşiv Kaydı Nedir?

Adli arşiv kaydı genel olarak, adli sicile işlenen ve yukarıda detaylı açıklanan bilgilerin belirli bir süre ve şartların gerçekleşmesi ile birlikte taşındığı kaydı ifade etmektedir. Kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbirlerine ilişkin mahkeme hükümleri bu arşivde tutulmaktadır. Peki bu kaydın silinmesi mümkün müdür? Bu kayıtların silinmesi mümkün olup belirli hususların gerçekleşmesine yahut belirli sürelerin geçmesine bağlıdır.

Adli Arşiv Kaydı Nasıl Silinir?

Adli arşiv kaydı, ilgilinin ölümü üzerine silinebileceği gibi suça konu fiilin, kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtları, herhangi bir talep aranmaksızın tamamen silinir. Akıl hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirlerine ilişkin kayıtlar, infazının tamamlanmasıyla arşivden tamamen silinir.  

Adli Arşiv Kaydı Ne Zaman Silinir? Silinmeye İlişkin Süreler

Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlardan dolayı bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın adli arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren;
  1. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla 15 yıl geçmesiyle,
  2. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın 30 yıl geçmesiyle de silinebilmektedir.
Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 5 yıl geçmesiyle, tamamen silinir.

Sabıka Kaydımın Silinmesi İçin Dava Açmam Gerekir Mi?

Adli sicil kaydının silinmesi için bir davaya ihtiyaç duyulmamaktadır. Yukarıda, arşiv kaydının silinmesi hususunda  açıklamış olduğumuz durumların gerçekleşmesi yahut kanunda belirlenen sürelerin geçmesi halinde Adalet Bakanlığı bünyesinde yer alan Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne hitaben yazılmış ve adli sicil kaydınızda yer alan sabıkanızın silinmesi talepli bir dilekçe ile kuruma başvurmanız gerekli ve yeterlidir. Adli arşiv kayıtlarınız ve silinmesi ile ilgili problem yaşıyorsanız Farah Hukuk olarak sizlere danışmanlık ve hukuki destek hizmeti sunmaktayız.

Kasten Adam Yaralama Suçu ve Cezası

Kasten Adam Yaralama Suçu ve Cezası konulu makalemizde öncelikle kast ve yaralama unsurunu anlatacağız.Kastın tanımı ve yaralama unsuru olayların gelişimine göre değişmektedir.her vakıa içerisinde ayrı değerlendirilmelidir.

Kasten Adam Yaralama Suçu Nedir?

Kasten adam yaralama suçu, kişinin hukuk düzenince koruma altına alınan vücut sağlığı ve bütünlüğü hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Kasten adam yaralama suçu Türk Ceza Kanunu 86. maddesinde düzenlenmiştir.  Bu suçun işlenmiş olması için kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan bir davranış bulunmalıdır. Kasten adam yaralama suçunun faili herkes olabilir. Kasten yaralama suçunun fiili unsurunu, kişide bu zararların meydana gelmiş olmasını sağlayan davranışlar oluşturmaktadır. Kasten adam yaralama suçunun bıçak, silah ve benzeri kesici ve delici aletlerle işlenmesi mümkün olduğu gibi aletsiz de işlenmesi de olasıdır.

Basit Yaralama Suçu Nedir?

Yaralama eylemleri kimi zaman çok ağır etkilere yol açabilirken, bu eylemlerin kimi zaman da basit tıbbi müdahaleler ile giderilebilen etkileri olmaktadır. Basit yaralama suçunda esasen, kişinin vücut bütünlüğüne, sağlığına veya algılama yeteneğine yönelmiş bir fiil söz konusudur. Fakat anılan suçta bu fiil neticesinde meydana gelen hasar basit bir tıbbi müdahale yapılmak suretiyle giderilmektedir. Herhangi bir kesici ve delici alet kullanmadan karşı tarafta krem sürme, ağrı kesici ilaç verme gibi kolay ve kısa sürede iyileşebilecek yaralanmalar genel olarak basit yaralama kapsamında değerlendirilmektedir.

Basit Yaralama Suçunun Cezası Nedir?

Kasten adam yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde cezası, mağdurun şikayeti üzerine, fail hakkında dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Basit yaralama suçunda şikayet hakkı, fiili ve faili öğrenme tarihinden itibaren başlamak üzere 6 ay içerisinde kullanılmalıdır.

Basit yaralama suçlarında eşe karşı basit yaralama suçu ve cezası sıkça sorulan sorulardandır. Yaralama suçlarının üst soya, alt soya, eşe veya kardeşe karşı işlenmesi nitelikli yani cezayı belli oranda arttıran hallerdir. Bu konularda daha detaylı bilgi ve dava süreci için bir ceza avukatına başvurmak gerekir.

Kasten Adam Yaralama Suçunun Cezası Nedir?

Kasten adam yaralama suçunun cezası kanunda aşağıdaki gibi belirtilmiş olup özel haller durumunda ayrı ayrı belirtildiği üzere cezalar farklılaşmaktadır.

Türk Ceza Kanunu 86.madde; Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Kasten adam öldürme suçu nun nitelikli hallerinde cezalar farklılaşmaktır. Aşağıda nitelikli haller ve nitelikli hallerin cezaları daha detaylı biçimde incelenmiştir.

Kasten Adam Yaralama Suçunun Nitelikli Halleri

Kasten yaralama suçunun nitelikli halleri Türk Ceza Kanunun 86. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenmiştir;

  1. a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı,
  2. b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
  3. c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
  4. d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
  5. e) Silâhla,

İşlenmesi hâlinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Silahla Kasten Adam Yaralama Suçu ve Cezası Nedir?

‘Silahla kasten adam yaralama suçu ve cezası nedir?’ sık sorulan sorulardandır ve bu sebeple silahla kasten yaralamaya ayrıca değinmek gerekir. Kasten yaralama suçunda cezanın arttırılmasını gerektiren nitelikli hallerden birisi de suçun silahla işlenmesidir.

Silah, saldırmak ya da savunmak amacıyla kullanılan her türlü araçtır.Bu araçlar ateşli silahlar, patlayıcı maddeler, saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici ve bereleyici alettir.. Yargıtay uygulamalarında yaralayıcı ve bereleyici özelliği olan şeyler, kemer, terlik, televizyon kumandası, çamaşır teli gibi cisimler dahi silah mahiyetinde kabul edilebilmektedir.

Kasten Adam Yaralama Suçunun Netice Sebebiyle Ağırlaşması ve Ölümle Neticelenmesi

Kasten adam yaralama suçunda failin gerçekleştirdiği kasten yaralamadan daha ağır yaralanmalar veya ölüm neticesi meydana gelebilmekte, bu durumlarda netice itibariyle ağırlaşmış suç oluşmaktadır. Kasten adam yaralama fiili, mağdurun;

    • Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
    • Konuşmasında sürekli zorluğa,
    • Yüzünde sabit ize,
    • Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
  • Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.

Kasten yaralama fiili, mağdurun;

    • İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
    • Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
    • Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
    • Yüzünün sürekli değişikliğine,
  • Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,

Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır.

Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse işlenen suçta ceza 8 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıdır. Fakat kasten adam yaralama suçu nitelikli halleri ile işlenmiş ise bu suçun cezası 12 yıldan 16 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiştir.

Kasten Adam Yaralama Suçunun İhmali Davranışla İşlenmesi

İhmali davranış, kişiden beklenenin yapılmamış olması ve bunun neticesinde olumsuz sonuçlar meydana getirmesidir. Kasten adam yaralama suçunun ihmali davranışla işlenmesi halinde kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen neticeden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekmektedir. Bu da kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması ya da önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturmasına bağlıdır.

Kasten adam yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten adam öldürme nin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulacaktır.

Kasten Adam Yaralama Suçunda Kemik Kırılması

Kasten yaralama suçlarında çeşitli zararlar meydana gelebilmektedir. Kemik kırılması da bu zararlardan biridir.

Kasten adam yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, suçun temel şekline göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.

Kasten Adam Yaralama Suçunda Meşru Müdafaa (Savunma)

Meşru müdafaa halk arasındaki genelde kullanılan adıyla nefsi müdafaa  kişinin kendisine ya da bir başkasına yönelen saldırıyı ölçülü ve saldırıya karşı orantılı bir şekilde güç kullanarak kendini savunmasıdır.Kişiler bir saldırı altında kaldıklarında kendini veya bir başkasını koruma hakkına sahiptir. Ölçülü, orantılı ve saldırıyı etkisiz hale getirmeye yönelik olarak gerçekleştirilecek eylemlerden kişiler, hukuk düzenince sorumlu tutulmamıştır.

Kasten adam yaralama suçunda da gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmemektedir.

Zorunluluk halinde de fail işlediği fiilden ve tabi ki konumuz kapsamındaki kasten adam yaralama suçundan da sorumlu tutulmamaktadır.  Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmemektedir.

Kasten Adam Yaralama Suçu Cezasının Ertelenmesi

Cezanın ertelenmesi, mahkemece hükmedilen cezanın infazından şartlı olarak vazgeçilmesidir. İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilmektedir.

Kasten adam yaralama suçunda da kişi iki yıldan az süreyle hapis cezasına mahkum olmuşsa hapis cezasının ertelenmesi mümkündür.

Detaylı bilgi için Hapis Cezasının Ertelenmesi ve Paraya Çevrilmesi makalemize bakmanızı tavsiye ederiz.

Kasten Adam Yaralama Suçunun Adli Para Cezasına Çevrilmesi

Kısa süreli hapis cezası (kanunda belirtildiği üzere 1 yıl ve aşağı süreli hapis cezalarıdır.) suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre adli para cezasına çevrilebilmektedir.

Kasten adam yaralama suçu bakımından basit yaralama suçlarında 1 yıl ve aşağıya hükmedildiğinden adli para cezasına çevrilmesi mümkün olmaktadır.

Taksirle işlenmesi halinde ise ceza miktarına bakılmaksızın cezaların adli para cezasına çevrilmesi mümkündür.

Detaylı bilgi için Hapis Cezasının Ertelenmesi ve Paraya Çevrilmesi makalemize bakmanızı tavsiye ederiz.

Kasten Adam Yaralama Suçunda Haksız Tahrik

Haksız tahrik sonucunda suç işleyen kimse kanunda belirtilen ceza indirimden yararlanmaktadır. Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

Kasten adam yaralama suçunda haksız tahrik indirimden yararlanabilmek için kasten yaralama suçunu işleyen kişinin, haksız bir fiil sonunda meydana gelen hiddet veya şiddetli elemin etkisi altından bu eylemi gerçekleştirmiş olması gerekmektedir ki bu indirimden yararlanabilsin.

Kasten Adam Yaralama Suçunda Zaman Aşımı

Kasten adam yaralama suçları nitelikli olup olmamasına göre şikayete bağlı olma durumları değişmektedir. Basit yaralama suçları açıkladığımız üzere basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek suçlar olup şikayete bağlıdırlar. Bu şikayetin süresi ise 6 aydır. Altı ay içinde dava açılmazsa dava hakkı zamanaşımına uğrar.

Nitelikli yaralama yani basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek yaralama suçlarında ise şikayete bağlılık söz konusu olmayıp savcı resen soruşturma yürütmektedir. Bu hallerde dava açabilmek için süre ise 8 yıldır. Sekiz yıl içinde dava açılmazsa kasten adam yaralama suçu bakımından dava hakkı zamanaşımına uğrar.

Kasten Adam Yaralama Suçunda Görevli Mahkeme

Kasten adam yaralama suçu bakımından görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemeleridir.

Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Kaçakçılık Suçları, Cezaları ve Unsurları

Kaçakçılık Suçları, Cezaları ve Unsurları Türk Ceza kanunu sistemimizde ayrıntılı olarak sınırlandırılmıştır.Kanun günün Gelişen şartlarında içtihatlar geliştirerek değişmiş ve torba yasalardaki değişiliklerle günümüze kadar gelmiştir.

Kaçakçılık Suçu

Bu suç tipi Türk Ceza Kanununda değil özel olarak çıkartılan 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunun’ da düzenlenmiştir. Kaçakçılık suçu, kanun ve yönetmeliklere aykırı şekilde bir malın hukuka aykırı olarak kasten ülke sınırları içerisine sokulması veya yurtdışına çıkartılması olarak tanımlanabilir.

Sigara veya Alkol Kaçakçılığı Suçunun Cezası

Kaçakçılık suçunun cezasında kanun “mal kaçakçılığı” ile “gümrük kaçakçılığı” arasında bir ayırım gözeterek farklı cezalar öngörmüştür. Sigara veya alkol kaçakçılığı için kanun 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasına ek olarak yirmibin güne kadar da adli para cezası öngörmüştür. Bunun yanı sıra tütün mamullerinin etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin söz konusu olması durumunda verilecek cezanın alt sınırı 3 yıldan başlayacak olup buna bağlı olarak erteleme veya cezanın adli para cezasına çevrilmesi gibi bir durum söz konusu olamayacaktır.

Akaryakıt Kaçakçılığı Suçunun Cezası

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlenen seviyenin altında marker içeren veya hiç içermeyen akaryakıtın hukuka aykırı olarak üretimi, bulundurulması, nakledilmesi, depolanması, satılması yada kaçak olduğunu bilerek satın alınması bu suçu oluşturmaktadır. Bu suç tipi için kanunda öngörülen ceza miktarı 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve yirmibin güne kadar adli para cezasıdır. Ancak burada da cezanın tayininde Alkol veya Sigara Kaçakçılığında ki gibi bir ayırım vardır. Buna göre marker hiç içermeyen veya marker seviyesinin geçersiz olduğu akaryakıtların kaçakçılığında cezanın alt sınırı 3 yıldan başlayacak olup burada da cezanın ertelenmesi veya adli para cezasına çevrilmesi gibi bir durum söz konusu olamayacaktır.

Bunun yanı sıra kaçakçılık suçunu mükerrer şekilde ve örgütlü olarak işlememiş olan fail, soruşturmanın herhangi bir aşamasında akaryakıtın gümrüklü halinin ikikatı kadar bedelini Hazineye öderse, alacağı cezanın miktarı yarı oranında indirilir. Akaryakıt kaçakçılığı suçunda kullanılan araç ise, kaçakçılığa konu akaryakıtın hacmi, kapladığı alanı, zula olarak tabir edilen gizli bölümlerde bulunup bulunmadığı değerlendirilerek müsadere altına alınması veya alınmamasına karar verilebilir.

Gümrük Kaçakçılığı Suçunun Cezası

Bu suç tipi, genel olarak yurt dışından ülkeye giriş yapan yolcuların işlediği suç olarak karşımıza çıkar. Bu suç için, işleniş biçimine göre değişken cezalar tesis edilmektedir. Gümrük işlemi yaptırmaksızın eşyanın ülkeye sokulması durumunda 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve on bin güne kadar da adli para cezası öngörülmüştür. Bunun yanı sıra kaçak eşya gümrüğün kapısı dışından ülkeye sokulursa da bahsedilen ceza üçte birinden yarısında kadar arttırılması yani 1 yıldan 5 yıla olan hapis cezası 16 aydan 7.5 yıla kadar hapis cezası olarak uygulanacaktır.

Gümrük kaçakçılığı suçunda kaçak olan eşyanın tütün, sigara veya alkol olması durumu suçun ağırlaştırıcı sebebi olarak sayılmış olup cezanın arttırılması nedenidir.

Şantaj Suçu, Unsurları ve Cezası Nedir?

Şantaj Suçu, Unsurları ve Cezası Nedir? Türk Ceza Kanunun’ da şantaj suçunda fail, hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyle mağduru bir şey yapmaya veya belirli bir şekilde davranmaya zorlamaktadır. Yani tehditten farklı olan bu suçta örnek vermek gerekirse; polisin rüşvet aldığını kameraya kaydeden bir vatandaşın polise gidip bu görüntüleri yetkililere vermemesi için para talep etmesi şantajı oluşturur. Maddenin ikinci fıkrası mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikte ki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halini düzenlemektedir.Şikayete bağlı olmayan bu suç şikayetten vazgeçme ile düşürülemez.

Şantaj Suçu Korunan Hukuki Değer ve Suçun Maddi Unsurları

İnsanoğlunun sahip olduğu en temel özgürlüklerden;  özgürce karar verebilme ve vermiş olduğu kararı hayata geçirebilme hürriyetine bağlı olarak şantaj suçunda kişilerin irade ve hareket serbestisi korunmaktadır. Bu suçun faili hukuken korunan herhangi bir hakka sahip olan veya herhangi bir yükümlülük sahibi olan herkes olabilir. Failin hukuken korunan herhangi bir hakkı veya yükümlülüğü yoksa ve mağduru kandırarak haksız olarak menfaat elde ediyorsa şantaj suçu değil dolandırıcılık suçu söz konusu olur.

Bu suçun eylemi aşağıda üç şekilde gerçekleşebilir ;

  • Mağduru Kanuna Aykırı veya Yükümlü Olmadığı Bir Şeyi Yapmaya veya Yapmamaya Zorlamak. (TCK.m.107/1)
  • Mağduru Haksız Çıkar Sağlamaya Zorlamak (TCK.m.107/1)
  • Mağdurun Şeref veya Saygınlığına Zarar Verecek Nitelikteki Hususların Açıklanacağı veya İsnat Edileceği Tehdidinde Bulunmak (TCK.m.107/2)

Şantaj Suçu Kasıtla İşlenebilen Bir Suçtur

Bu suçta aranan kast özel kast olup taksirle işlenmesi mümkün değildir. Failin yukarıda bahsedilen amaçlar dışında gerçekleştirmiş olduğu fiiller şantaj suçunu oluşturmaz.

Şantaj Suçunda Suça Teşebbüs

Bu suç tipinde teşebbüs mümkündür. Örneğin failin şantajı içeren mesajı failin elinde olmayan nedenlerden ötürü mağdura ulaşmaması hali suçun teşebbüs aşamasında kaldığı olarak değerlendirilir. Bunun yanı sıra şantajın mağdur tarafından ciddiye alınıp alınmadığı, mağduru korkutup korkutmadığının bir önemi yoktur.

Şantaj Suçunda Mahkemece Verilecek Ceza

Bu suç için kanunda öngörülen ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezasıdır. Bu suç için verilecek ceza, kanunen mümkün olduğu hallerde adli para cezasına çevrilebilir, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı verilebilir, ayrıca cezanın ertelenmesi yoluna başvurulabilir.

 

Görevi İhmal ve Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası

Görevi İhmal ve Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası Türk ceza kanununda sınırlarının belirlendiği bir suç tipidir.Kanunda açıkça suçun unsurları ve cezası belirtilmiştir.

Görevi Kötüye Kullanma Suçu Nedir?

Bir şahıs kamuda görev almak suretiyle üzerine bir sorumluluk almış olur. Bu sorumluluk da görevini gereklerine uygun olarak yerine getirmesidir. Bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olması ya da kişilere haksız bir menfaat sağlaması görevi kötüye kullanma suçu olarak nitelendirilir.

Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Cezası Nedir?

Görevi kötüye kullanma suçunun cezası TCK’da aşağıdaki gibi tanımlanmıştır.

Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Ayrıca, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Görevi İhmal Nedir?

Görevi ihmal, görevi yapmama, görevin gereklerini yerine getirmekte ihmal veya gecikme göstererek işin aksamasına, kamunun zararına neden olmak olarak tanımlanabilir. Bir kimse almış olduğu bir kamu görevini hakkıyla yerine getirmeli, sorumluluklarının bilincinde olmalıdır.

Görevi İhmal ve Kötüye Kullanma Suçunun Unsurları Nelerdir?

Görevi kötüye kullanma suçunun meydana gelmesi için bazı unsurların meydana gelmesi gerekmektedir. Bunlar aşağıdaki gibidir:

  • Kamu görevlisi tarafından işlenme: Görevi kötüye kullanma suçu özgü suçlardandır. Bu da demektir ki herkes tarafından işlenemeyecek bir suçtur. Bir kişinin bu suçun faili olabilmesi için kanunda belirtilmiş olduğu üzere kamu görevlisi olması gerekmektedir.
  • Kasten işlenme: Görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için suçun kasten işlenmesi gerekmektedir. Kast ise failin neticeyi bilmesi ve meydana gelmesini istemesidir. Kast yok ise yanlışlıkla kötüye kullanma diye bir suç oluşmamaktadır.
  • Bir zarara yol açma: Kanunda belirtilmiş olduğu üzere bir zararın meydana gelmesi gerekmektedir ki suç oluşmuş olsun. Peki bu zarar nasıl meydana gelecektir. Bu zararın kanundaki görünümü kişilerin mağduriyetine sebep olma, kamunun zararına neden olma, kişilere haksız bir menfaat sağlama olmak üzere üç şekildedir. Görevin gereklerine aykırı davranan, görevi yapmayan yada hukuka aykırı görev icra eden bir kamu görevlisi bunları meydana getirmelidir ki suç oluşmuş olsun.

Görevi Kötüye Kullanma Suçundaki Fail

Görevi kötüye kullanma suçu herkes tarafından işlenemeyen özgün suçlardandır. Ancak kamu görevlileri tarafından işlenmektedir.Kamu görevlisi ise kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişiyi ifade etmektedir. Faili, görevi yapmakla yükümlü olan kamu görevlisidir.

Görevi Kötüye Kullanma Suçunda Şikayet

Suçların bazıları şikayete tabi iken bazı suçlar ise şikayete ihtiyaç duyulmadan yetkili makamlarca re’sen işleme başlanan suçlardır.

Görevi kötüye kullanma suçu şikayete tabi suçlardan değildir. Bu anlamda anılan suçun işlendiğinin adli makamlara intikal etmesi ile birlikte yetkili makamlar, suçun soruşturulması ve kovuşturulması işlemlerine re’sen başlar.

Kamuda Görevi Kötüye Kullanma Suçu

Görevi kötüye kullanma suçu kanunda, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olması ya da kişilere haksız bir menfaat sağlaması olarak tanımlanmıştır. Bir özgü suç olan görevi kötüye kullanma suçu ancak bir kamu görevlisi tarafından kamu görevine ilişkin işlenebilmektedir

Kamuda Görevi Kötüye Kullanmada Zarar Oluşturma

Görevi kötüye kullanmasının oluşması için zararın meydana gelmesi aranmaktadır. Bu zararın kanundaki görünümü:

  • kişilerin mağduriyetine sebep olma,
  • kamunun zararına neden olma,
  • kişilere haksız bir menfaat sağlama olmak üzere üç şekildedir.

Görevin gereklerine aykırı davranan, görevi yapmayan ya da hukuka aykırı görev icra eden bir kamu görevlisi bunları meydana getirmelidir ki suç oluşmuş olsun.

Kamuda Görevi Kötüye Kullanma Suçunda Adli Para Cezası Verilir mi?

Kısa süreli hapis cezası (kanunda belirtildiği üzere 1 yıl ve aşağı süreli hapis cezalarıdır.), suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre adli para cezasına çevrilebilmektedir. Bu bağlamda, görevi kötüye kullanma suçu sebebi ile yapılan yargılama neticesinde hükmolunacak hapis cezası, adli para cezasına çevrilebilir.

Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Cezası Ertelenebilir Mi?

Hükmolunan cezanın belirli koşullarda adli para cezasına çevrilmesi mümkün olduğu gibi ertelenmesi de söz konusu olabilmektedir.

Cezanın ertelenmesi, ceza hukuku bağlamında mahkemece hükmedilen hapis cezasının, ceza evinde infazından şartlı olarak vazgeçilmesini sağlayan bir kurumdur. Görevi kötüye kullanma suçu işlenmesi durumunda fail hakkında hükmolunacak hapis cezasına yönelik olarak, cezanın ertelenmesi yönünde karar tesis edilmesi mümkündür. Mahkemece bu yönde karar verilebilmesi için ertelemeye ilişkin şartların vuku bulması gerekmektedir.

Detaylı bilgi için Hapis Cezasının Ertelenmesi ve Paraya Çevrilmesi konulu makalemizi incelemenizi tavsiye ederiz.

Görevi Kötüye Kullanma Suçu ve Hagb (Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması)

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, belirli şartların varlığı halinde, hükmün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade etmektedir. Hükmün açıklanmasının geriye bırakılması şartlarının mevcut olması durumunda görevi kötüye kullanma suçunda da hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verilebilmektedir.

Detaylı bilgi için Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması konulu yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

Görevi Kötüye Kullanma Suçunda Zaman Aşımı

Görevi kötüye kullanma suçundan doğan bir dava, kamu davasıdır. 5 yıldan az cezaya hükmolunan kamu davaları, 8 yıl geçmesiyle düşeceğinden dava zaman aşım süresi 8 yıldır. Ceza zaman aşım süresi ise 10 yıl olarak belirlenmiştir. 10 yıl geçmesiyle ceza infaz edilmeyecektir.

Dava ve ceza zaman aşımı hakkında detaylı bilgi için Davalarda Zaman Aşımı isimli makalemize göz atmanızı tavsiye ederiz

Görevi Kötüye Kullanma Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli Mahkeme: Asliye Ceza Mahkemeleri

Yetkili Mahkeme: Kamu görevlisinin görev yaptığı yer mahkemesi

Taksirle Adam Öldürme Suçu ve Para Cezası

Taksirle Adam Öldürme Suçu ve Para Cezası ile ilgili son dönemde birçok içtihat değişikliği olmuş olup güncel makalelerden araştırmalar yapılmasında fayda vardır.öncelikle Taksir nedir sorusunu cevaplayalım.

Taksir Nedir?

Taksir Türk Ceza Kanununun 22. maddesinde düzenlenmiştir.

‘Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.’ Yani bir davranışın taksirle gerçekleştirilmesi için kişi, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmeli ve kanuni tanımda belirtilen neticesini öngöremediği halde bu netice meydana gelmelidir.

Taksirle Adam Öldürme Suçu Nedir?

Taksirle adam öldürme suçu dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık sebebiyle neticesi öngörülmeyerek ölüme sebep olunmasıdır.

Taksirle adam öldürme suçundan bahsedebilmek  için belirli unsurların bulunması gerekir. Bu unsurlar;

    • Taksirle işlenebilen bir suç olmalı. Suç kasten adam yaralama yani bilerek ve istenerek işlenmemiş olmalı.
    • Hareket iradi olmalı. Kişi taksirli suçu kendi özgür hareketiyle işlemiş olmalı.
    • Neticenin iradi olmamalı. Taksirli fiille meydana gelen sonucu istememiş olmalı.
    • Hareket ile netice arasında nedensellik bağı bulunmalı. Nedensellik bağının bulunmadığı hallerde taksirle adam öldürme suçu oluşmaz.
  • Sonuç öngörülebilir olmasına rağmen öngörülmemiş olmalı.

Bu unsurların varlığı halinde taksirden sorumluluk doğar.

Şayet ölüm neticesi öngörüldüğü halde istememe, olmayacağına dair güven duyma sonucunda bu neticeye sebep olunması halinde ise bilinçli taksir söz konusudur. Öldürme eyleminin taksir ve bilinçli taksirle işlenmesinin cezaları farklıdır.

Bilinçli Taksirle Adam Öldürme Nedir?

Taksirle adam öldürmeyi açıklarken gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesinden dolayı neticenin öngörülememesinden bahsetmiştik.

Peki bu neticeyi öngörmesi halinde ne olur?

Böyle durumlarda bilinçli taksirden söz ederiz. Türk Ceza Kanununda belirtildiği üzere, kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır. Bu durumlarda, kişi, bu neticenin meydana geleceğini öngörmektedir. Ancak bu neticenin meydana gelmeyeceğine dair güven duymakta, bu neticenin meydana gelmesini istememektedir. Bilinçli taksire trafik kazalarında sıkça rastlanmaktadır. Taksirle adam öldürme suçunun genel taksir ve bilinçli taksirle işlenmesi cezaları bakımından farklılık göstermektedir.

Taksirle Adam Öldürme Suçunun Cezası Nedir?

Taksirle işlenen suçların cezalandırılması konusunda şuraya değinmek gerekir ki taksirle işlenen bir fiilin cezalandırılması için kanunda açıkça belirtilmiş hallerden olması gerekmektedir. Bir başka ifadeyle taksirle işlenebilecek fiiller kanunda tüketici olarak sayılmıştır.

Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenmekte olup birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olmaktadır. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.

TCK madde 85’te belirtilmiş olduğu üzere:

Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Peki öldürme fiili bilinçli taksirle işlendiğinde bunun cezaya etkisi ne olacaktır?

TCK madde 22’de belirtilmiş olduğu üzere bilinçli taksir söz konusu olduğunda ceza farklılaşmaktadır. Bu hallerde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılmaktadır.

Taksirle işlenen suçların cezalandırılmasına ilişkin göz önünde bulundurulacak diğer bir husus da şudur ki taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir halinde verilecek ceza yarıdan altıda biri kadar indirilebilir.

Taksirle Adam Öldürme Suçunda Teşebbüs

Teşebbüs, bir kişinin işlemeye kastettiği suçu icraya elverişli hareketlerle başlayıp elde olmayan sebeplerle kastedilen suçu tamamlayamamasıdır.

Taksirle adam öldürme suçunun gerçekleşmesi kanunda belirtilen neticenin yani ölümün gerçekleşmiş olmasına bağlıdır.

Taksirle işlenebilecek suçlar da kanunda belirtilmiştir.Taksirle suçlar için kanunda sadece neticeli hali düzenlenmiştir. Ancak teşebbüslü suçlar ise failin istediği neticenin tamamlanamamasıdır. Yani taksirli suçlar bakımından teşebbüs durumu oluşmaz. Ölüm neticesi gerçekleşmemiş ise taksirle adam öldürme suçunda teşebbüsten söz edilemez. Şayet yaralama varsa taksirle adam yaralama söz konusu olabilir.

Trafik Kazası Sonucu Taksirle Adam Öldürme Suçu

Taksirle adam öldürme suçlarına en çok rastlanılan durum trafik kazalarıdır. Trafik kazası sonucu taksirle adam öldürme suçlarında bu suçtan sorumlu olan kişinin kusuruna bakılır. Kusur, taksirli öldürme suçunu işleyen failin cezalandırılabilme durumudur. Trafik kazası sonucu failin hangi oranda kusurlu olduğu bilirkişi incelemesinin tespitiyle belirlenir. Bilirkişinin incelenmesinde fail kusuru bakımından ‘asli kusurlu’ veya ‘tali kusurlu’ olabilir. Asli kusur halinde trafik kazası bakımından asıl kusurlu olan faildir. Faile taksirle adam öldürme cezalarındaki alt sınırdan yukarıda bir ceza verilir. Bilirkişinin incelemesi sonucu fail ‘tali kusurlu’ bulunursa fail kusurunun yanında kazada başka sebeplerde mevcuttur ve faile taksirle adam öldürme cezası alt sınırdan verilir.

Bilirkişi ölümlü trafik kazasına neden olan araçları, hız sınırlarını vs. inceler. Dava sürecinde trafik kazası sonucu taksirle adam öldürme suçuna neden olan olayın varsa tanıklarının da dinlenmesi gerekir.

Doktor Hatası Nedeniyle Taksirle Adam Öldürme Suçu

Doktor hatası diğer adıyla malpraktis, doktorun dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak veya mesleki bilgi, deneyim ya da tecrübesizlikten kaynaklanan yanlış müdahaledir. Yanlış müdahale sonucu hasta ölürse doktor hatası nedeniyle taksirle adam öldürme suçu gerçekleşir.

Doktor hatası nedeniyle taksirle adam öldürme suçuna örnek olarak boynunda kist olan bir hastanın ameliyat sırasında doktorun dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak hastanın şah damarının patlayarak ölümüne sebep olması bakımından taksirle ölüm suçu gerçekleşmiştir.

Doktor hatası nedeniyle taksirle adam öldürme suçu bakımından yapılan tıbbı müdahalenin uygun olup olmadığı gibi incelemeler Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan bilimsel bir rapor alınarak tespit edilmektedir.

İş Kazası Nedeniyle Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme

İş kazası, iş yerlerinde meydana gelen her türlü kaza veya iş yerinde olmasa bile işin görülmesi amacıyla yapılan her türlü hareket sonucu oluşan kazalardır. İş kazaları bakımından İş Kanununda gerekli düzenlemeler yapılmıştır. İş kazası işçinin ölümüne neden olmuş ve iş kazasının meydana gelmesinde  iş güvenliği veya işçi sağlığı kurallarının ihlal edilmesi durumu varsa iş kazası nedeniyle işveren veya sorumluların kusuru vardır. İş kazası nedeniyle taksirle ölüme sebebiyet verme suçuna örnek olarak konut yapımı inşaatında çalışan ve işçinin yedinci katta sıva işini yaparken dengesini kaybedip düşerek ölmesi halinde yapılan incelemede işçiye baret verilmemiş ve binada işçiler için doğabilecek tehlikelere karşı yeterli önlem alınmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda işçiden sorumlu olan şantiye şefinin ve sorumluluğu tespit edildiği takdirde diğer sorumlular iş kazası nedeniyle taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan sorumlu olur.

İş kazasında soruşturmayı yürüten savcılık kimlerin ne derece, nasıl sorumlu oldukları bir veya birden fazla bilirkişiden rapor alarak tespit eder.

İş kazasında taksirle ölüme sebebiyet verme suçu bakımından şirketlerde olaydan taksirle sorumlu olan kişiler değişebilmektedir. Örnek olarak bir şirkette şantiye şefi kazadan sorumlu olurken başka bir şirkette iş güvenliği uzmanının uyarılarına uymayan yetkililer bakımından da sorumluluk doğabilmektedir.

Alkollü Araç Kullanırken Adam Öldürmenin Cezası

Araç kullanırken belirli kurallara uymak gerekir. Bu kurallardan biri alkollü araç kullanmamaktır. Alkollü araç kullanmak tek başına trafiği tehlikeye atma suçu iken ölümlü kaza ile sonuçlanması halinde alkollü araç kullanarak ölüme sebebiyet vermesi bakımından taksirle adam öldürme sorumluluğuna girer. Alkollü araç kullanan kişi dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak kazaya ve kaza sonucu kişi veya kişilerin ölümüne neden olmuştur. Alkollü araç kullanılarak ölüme sebebiyet vermek bakımından kanunda özel bir düzenleme yoktur. Alkollü araç kullanırken adam öldürmenin cezası taksirle adam öldürme suçları kapsamında değerlendirilir.

Kazayla Silahla Adam Öldürme Suçu ve Cezası

Silahla adam öldürme suçları kast veya taksir kapsamında değerlendirilir. Ancak kazayla gerçekleşen silahlı ölüm suçlarında kişinin birini öldürmek yönünde isteği, arzusu ve sonuçlarını kabullenmesi gibi bir durum yoktur. Kazayla silahla ölüme sebebiyet veren kişi dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak taksirle adam öldürme suçuna neden olmuştur. Fail silahı eline aldığında doğabilecek sonucu öngörebilir ama böyle bir neticeyi istemez. Bu durumda bilinçli taksirden sorumlu olur ki yargıtayın da çoğunlukla bu yönde kararları mevcuttur.

Taksirle Adam Öldürme Suçunda Cezanın Paraya Çevrilmesi

Taksirle adam öldürme suçunda cezanın paraya çevrilmesi konusu, seçenek yaptırım olarak adli para cezasının uygulanıp uygulanmamasına ilişkindir. Taksirle ölüme sebebiyet verme cezasında verilecek cezanın süresine bakılmaksızın koşulları oluşması halinde  adli para cezasına çevrilebilmektedir. Fakat genel taksir değil de bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçuna hükmedilmiş ise yani failin neticeyi öngörebildiği halde eylemi gerçekleştirdiği düşünülüyorsa bu durumda adli para cezasına çevrilme söz konusu değildir.

Taksirle Ölüme Sebep Olma Davası

Taksirle ölüme sebep olma davaları, hem söz konusu taksirin bilinçli taksir mi genel taksir mi olduğunun tespiti açısından hem de ceza alt ve üst sınırları aralığı geniş olabildiğinden süreci doğru yönetememe durumunda haksızlığa uğramak ve uzun süre hapis cezası alabilmek olasıdır. Kişiler bu durumlarda hukuki danışmanlık hizmeti alarak sürecin nasıl yönetileceğine dair bilgi sahibi olmalıdır ki zarara uğramadan bu sürecin üstesinden gelinebilsin.

Taksirle ölüme neden olma suçu işleyen fail aleyhine ölenin yakınlarının ( eş, çocuk, anne, baba, gibi) maddi ve manevi tazminat açma hakları da bulunmaktadır.

Hak kaybına uğramamak ve süreci en doğru şekilde yönetebilmek için Farah Hukuk ile iletişime geçerek profesyonel danışmanlık hizmeti alabilirsiniz.

Taksirle Adam Öldürme Suçunda Zamanaşımı

Taksirle adam öldürme suçu şikayete bağlı bir suç değildir. Savcılık suçun işlendiğini öğrendiği andan itibaren fail hakkında soruşturma yapıp dava açabilir.

Taksirle adam öldürme suçu ceza davaları kapsamındadır. Dava zamanaşımı, ceza davalarına özgü suç tarihinden itibaren yasada yazılı süre içinde sanığın yargılanmasının tamamlanması eğer yargılama tamamlanmazsa bu davanın düşmesidir.

Taksirle adam öldürme suçunda belirlenen dava zamanaşımı 15 yıldır.

Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme Suçunda Yetkili Ve Görevli Mahkeme

Bir kişi taksirle öldürme suçunu işlemiş ise;

TCK madde 85: (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Suçun temel şeklinde fail 2 ila 6 yıl hapis istemi ile Asliye Hukuk Mahkemesinde yargılanırken

(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Suçun ağırlaştırıcı halinde fail 2 ila 15 yıl hapis istemi ile Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanır.

Şartlı Tahliye (Koşullu Salıverilme) Şartları Nelerdir?

Şartlı Tahliye (Koşullu Salıverilme) Şartları Nelerdir?  konusu cezaevi infaz kuralları kapsamında kanunun belirlediği ölçütlerde kullanılabilen ve cezaevi kurulu yetkilerinde sınırlandırılmış bazı haklardır.

Şartlı Tahliye Nedir?

Herhangi bir suçtan dolayı bir kimse hüküm giymiş ise ve cezasının infazı boyunca iyi halli olmuş ise diğer hususların dikkate alınması saklı olmak kaydıyla hükümlünün koşullu olarak salıverilmesine karar verilmektedir. Hapis cezasının suçluları rehabilite etme ve topluma kazandırma özelliğini göz önünde bulundurursak hüküm giymiş bir kimse kanunda belirtilen süre miktarınca cezasını çektikten ve bu infaz süresince iyi halli olduktan sonra izlenimi topluma uyum sağlayacak nitelikte olduğunda cezasının kalan kısmını koşullu salıverme ile özgür olarak geçirir. Bu kuruma şartlı tahliye denmektedir.

Şartlı Tahliyenin Şartları Nelerdir?

Bir hükümlünün koşullu salıverilmesi belirli şartlara tabidir. İlgili kanun maddesinde de belirtilmiş olduğu gibi koşullu salıverilmesi söz konusu olan hükümlü cezasını iyi halli olarak infaz etmiş olmalıdır. Buna iyi hal şartı diyebiliriz. Hükümlü kişinin topluma kazandırılması ve sosyal hayat içerisinde suçunu tekerrür ettirmeden devam edebilmesi önem arz ettiğinden cezaevindeki iyi hali de göz önünde bulundurulmaktadır.

Koşullu salıverilmede diğer bir şart ise kanunda belirlenmiş olan süre boyunca ceza infaz edilmiş olmalıdır. Buna da hükümlünün ceza infaz süresinin kanunda belirtilen kadarını tamamlamış olma şartı diyebiliriz. Bu süreler kanunda açıkça sayılmış olup yazımızın ilerleyen kısmında teker teker belirtilmiştir.

Kanunda belirtilen süreler boyunca cezasının bir bölümü infaz edilmiş ve bu süre boyunca iyi halli olmuş mahkumlar koşullu salıverilmeden yararlanarak topluma kazandırılabilmektedirler.

Kimler Şartlı Tahliyeden Yararlanabilir?

Şartlı tahliyeden yararlanabilmek için hüküm giyen bir mahkumun cezasının kanunda belirtilen kadar bölümünü infaz etmiş olması ve bu süreç boyunca iyi halli olması gerekmektedir. Bu şekilde cezasının belirli bölümü infaz edilmiş olan mahkumlar koşullu salıverilmeden yararlanabileceklerdir.

Koşullu Salıverilme Kararı Geri Alınır Mı?

Hükümlü, koşullu salıvermeden sonra hapis cezasını gerektiren bir suç işler ise veya kendi sorumluluklarını yerine getirmemiş ise koşullu salıverilme kararı geri alınabilir. Koşullu salıverilme hakkı mahkumlara tek seferlik olarak tanındığından dolayı böyle bir durumla karşılaşılıp geri alındığında mahkumun cezası kaldığı yerden cezaevinde infaz edilmeye devam eder ve tekrar koşullu salıverilmeden yararlanamaz. Bu nedenle koşullu salıverilen ve denetim altında bulunan mahkumların yeniden suç işlememek konusunda dikkatli olmaları gerekmektedir. Koşullu salıverilme kararının haksız olarak geri alındığı düşünülüyorsa itiraz yoluna başvurulabilir

Denetimli Serbestlik

Kısa süreli hapis cezalarının yaptırım seçeneklerinden biri de kamu yararına çalıştırmadır. Mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya karar verilebilmekte ve hüküm giymiş olan kişi kamu yararına çalışabilmektedir. Burada da görülmekte olduğu gibi esas olan hüküm giymiş bireylerin hapishane içerisinde özgürlükleri bağlı olarak tutulmasından ziyade sosyal hayat ve toplum içinde yaşamaya uyumlu yeniden suç işlemeyecek bireyler olması ve topluma kazandırılmasıdır.

Denetimli serbestlik, koşullu salıverilmeden önce, mahkumun, sosyal hayata uyum sağlayıp sağlayamayacağını gözlemlemek, bir koşullu salıverilme durumunda bu kişinin insanlarla ilişkileri ve yaşantısının ne yönde devam edeceğini, suçunu tekerrür edip etmeyeceğini görmek için gözlemlenmek üzere tahliye edilerek denetime tabi olarak dışarıda tutulmasıdır

Şartlı Tahliye Süreleri?

  1. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar 30 yılını,
  2. Müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar 24 yılını,
  3. Diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde koşullu salıverilmeden yararla­nabilirler.
  4. Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştı­rılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuz altı,
  5. Birden fazla müebbet hapis cezasına mah­kûmiyet hâlinde otuz,
  6. Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuz altı,
  7. Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis ce­zasına mahkûmiyet hâ­linde en fazla otuz,
  8. Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmi­yet hâlinde en fazla yirmi sekiz, Yıldır.

Şartlı Tahliye Görevli ve Yetkili Mahkeme

Peki şartlı tahliye için mahkumun başvuracağı görevli ve yetkili mahkeme hangisidir? Bu noktada hükümlü, kendisi için infaz hükmü vermiş olan mahkemeye başvurabileceği gibi eğer başka bir yerde bulunuyor ise orada bulunun aynı derecedeki mahkemeye başvurabilecektir.

Bu konuda doğru mahkemeye başvurmak önem arz etmektedir çünkü bu mahkemelerden başka bir mahkemeye başvurulması halinde dosya, görevsizlik ve yetkisizlik sebebiyle mahkemeden geri gönderilecek olup, hükümlünün aleyhine zaman kaybetmiş olacaktır.

Kasten Adam Öldürme Suçu ve Cezası Nedir?

Kasten Adam Öldürme Suçu ve cezası ; Herkesin doğduğu andan itibaren yaşam hakkı vardır. Yaşam hakkı kişinin en temel hakkıdır.  Bir kişi herhangi başka bir kişiyi öldürerek yani o kişinin hayatına son vererek onun yaşam hakkını ihlal etmektedir. Kasten adam öldürme suçunun temel şekli Türk Ceza Kanunu 81. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeyle, kişinin yaşam hakkına verilen önem vurgulanmıştır.

Kasten Adam Öldürme Suçunda Doğrudan Kast ve Olası Kast Kavramı

Kast kavramını doğrudan kast ve olası kast olarak ikiye ayırıp incelememiz mümkündür.

Doğrudan kast kavramı kanunumuzda bilmek ve istemek eylemlerinin bir arada bulunması şeklinde belirtilmiştir. Bir kişi karşıdaki kişinin o hareket sonucunda öleceğini biliyor ve ölmesini de istiyor ise burada doğrudan kasttan söz ederiz çünkü bilme ve isteme bir araya gelmiştir. Ancak bir şahıs, söz konusu kişi veya kişilerin öleceğini veya ölebileceklerini biliyor ve böyle bir neticeyi de kabulleniyorsa burada olası kast vardır. Örneğin bir kişi diğer bir kişiyi öldürmek için onun bulunduğu uçağı düşürmeye kalkarsa uçak içinde bulunan diğer yolcuların da öleceğini bileceğinden bunu kabullenmiş ve diğer yolcuları olası kastla öldürme suçu işlemiş olur.

Kasten Adam Öldürme Suçu Nasıl İşlenir?

Kasten adam öldürme suçunu herkes tarafından işlenebilen genel nitelikli suçlardandır. Sağ doğan ve yaşayan her kişiye karşı kasten öldürme suçu işlenebilir. Suçun işlenmesi bakımından bir şekil zorunluluğu yoktur. Yani kasten öldürme suçunu işleyen kişi bu suçu herhangi bir fiille işleyebilir, serbest hareketli bir suçtur. Serbest hareketli bir suç olması bakımından kasten adam öldürme suçu icrai bir hareketle işlenebileceği gibi ihmali bir hareketle de işlenebilir. İcrai hareket, dış dünyada algınabilebilen, bir hareket sonucu oluşan durumlardır. Kasten öldürme suçunun icrailiği bakımından örnek A kişisinin B kişisini bıçaklayarak öldürmesidir. İhmali hareket ise kişiden beklenenin yapılmamış olması ve bunun neticesinde olumsuz sonuçlar meydana getirmesidir. Kasten öldürme suçunun ihmali olarak işlenmesine örnek olarak doktorun hastaya müdahale etmemesi ve bunun neticesinde hastanın ölmesi halinde doktorun ihmali davranışıyla ölümün gerçekleşmesidir.

Kasten öldürme suçunda bir kişi başka bir kişiyi öldürerek veya ölümüne sebep olarak bu suçu tamamlamış olur.

Kasten Adam Öldürme Suçunun Cezası Nedir?

Kasten adam öldürme suçunun cezası Türk Ceza Kanununun 81. maddesinde düzenlenmiştir. ‘Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.’

Kişinin, suçun kanunî tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi hâlinde olası kast vardır. Bu hâlde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir.

Kasten adam öldürme suçunda sanık için bazı hallerde cezada arttırama veya indirime gidilebileceği gibi failin kasten adam öldürme fiilinin cezasızlığını gerektirecek haller de olabilir. Bu haller aşağıda detaylı olarak belirtilmiştir.

Kasten Adam Öldürme Suçunun Nitelikli Halleri

Kasten adam öldürme suçunun cezasının müebbet hapis cezası olarak belirlendiğini belirttik. Peki her halde bu ceza aynı mıdır? Yoksa bazı hallerde artıp azalmakta mıdır?

Kasten öldürmenin nitelikli şeklinde failin; öldürme amacı, öldürme şekli, öldürdüğü kişi gibi nedenlerle kasten öldürme suçunun temel şekline göre fail daha ağır ceza alır. Kasten adam öldürme suçunun nitelikli haller Türk Ceza Kanununun 82. maddesinde düzenlenmiştir. Bu nitelikli haller;

  • Tasarlayarak adam öldürme,
  • Canavarca hisle veya eziyet çektirerek adam öldürme,  
  • Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle adam öldürme,  
  • Üst soy veya alt soydan birini ya da eş veya kardeşi öldürme,  
  • Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiyi öldürme,  
  • Gebe olduğu bilinen kadını öldürme,   
  • Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle adam öldürme,
  • Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla adam öldürme,
  • Bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle adam öldürme,
  • Kan gütme saikiyle adam öldürme,
  • Töre saikiyle adam öldürme

suçunun işlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

Kasten Adam Öldürmeye Teşebbüs Suçu ve Cezası

Teşebbüs bir suçun işlenmesine, suçu işlemek bakımından elverişli ve icrai hareketler ile başlayıp, suçun failinin elinde olmayan sebeplerle işlenememesi hali olarak ifade edilebilir. Bu bağlamda kasten adam öldürmeye teşebbüs, öldürmeye elverişli davranışlarla başlayıp suçu işleyecek olan kişinin elinde olmayan sebeplerle suçu işleyememesi olarak ifade edilebilir.

Kasten adam öldürme suçunu işlemek isteyen fail, teşebbüs aşamasında kalsa dahi işlemeye kast ettiği suçtan cezalandırılır. Türk Ceza Kanunu 35. maddesi 2. fıkrasında bu durum düzenlenmiştir. ‘Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on üç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.Diğer hallerde ise verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir. ‘

Yargıtay İçtihadında Kasten Adam Öldürme Suçu

Kasten adam öldürme söz konusu olduğunda, teşebbüs de suç olarak belirlendiğinden ve bir yaralama durumunda bunun kasten adam yaralama mı yoksa kasten adam öldürmeye teşebbüs mü olduğunu belirlemek ihtilaflı bir konu olduğundan Yargıtay’ın bir örnek içtihadını incelemek yararımıza olacaktır.

Yargıtay kararına göre bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesi sırasında; fail ile mağdur arasındaki husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânının olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır.

Diğer bir karar ise kasten adam öldürme suçunda ceza indirimine sebep olan haksız tahriktir.

Yargıtay diğer bir kararında şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince haksız tahrik olup olmadığı şüpheli olduğunda sanık lehine karar verilmesi ve haksız tahrik indiriminin uygulanması yönünde karar vermiştir.

Kasten adam öldürme suçunda kesin bir şekilde ispat edilemeyen ve şüphe bulunan durumlarda şahısların suçlanamayacağı. Şüpheden sanık yararlanacağı ilkesi gereği diğer bir kararda üzerlerine atılı kasten öldürme suçunu işledikleri hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunamayan, diğer sanıklar tarafından maktulün öldürülmesi yönünde alınan karara iştirak etmeyen ve başlangıçtan beri maktule herhangi bir zarar verilmesine engel olmaya çalışan sanıkların kasten öldürme suçundan beraalları yerine mahkumiyetlerine karar verilmesinin isabetli olmadığına karar vermiştir.

Silahla Adam Öldürme Suçu ve Cezası Nedir?

Silah, saldırmak ya da savunmak amacıyla kullanılan her türlü araçtır.  Bu araçlar ateşli silahlar, patlayıcı maddeler, saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici ve bereleyici alettir. Bu araçların en tipik ve kasten adam öldürme suçlarında kullanılanları bıçak, tabanca, tüfektir. Ayrıca suçun işlenmesinde olay bakımından elverişli olan başka cisimler mesela çekiç gibi araçlar da silah olarak değerlendirilebilmektedir.

Kasten öldürme mi kasten yaralama mı kasten öldürmeye teşebbüs mü bulunduğuna dair çekişmeli durumlarda Yargıtay genellikle,öldürmeye elverişli silah kullanılmasını öldürme kastının bulunduğu şeklinde yorumlamaktadır.

Silahlı adam öldürme suçunda ceza, kasten adam öldürme suçunun temel şeklindeki müebbet hapis cezasıdır.

18 Yaş Altı Adam Öldürme Suçu ve Cezası Nedir ?

18 yaşını doldurana kadar herkes çocuktur. Çocukların ceza sorumluluğu yani işledikleri bir suçtan ve dolayı ceza almaları bakımından yaş sınırlamaları vardır. 18 yaşının altında, adam öldürme suçunu işleyen bir kişi bakımından;

  • Kasten adam öldürme suçunu işlediği sırada  oniki yaşını doldurmamış olan çocuğun ceza sorumluluğu yoktur. Ancak hakkında güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
  • Kasten adam öldürme suçunun işlendiği sırada oniki yaşını doldurmuş olup on beş yaşını doldurmamış olması halinde adam öldürme suçunun hukuki olarak anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması halinde de öldürme suçunu işleyen çocuğun ceza sorumluluğu yoktur. Eğer bu yaş sınırlanmalarındaki çocuk işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabiliyorsa, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde on iki yıldan onbeş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan on bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
  • Kasten öldürme suçunu işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde on sekiz yıldan yirmidört yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası oniki yıldan fazla olamaz.

Yaş kriterlerine dikkat edilmesi ve savunmanın bu yönde yapılması bakımından bir ceza avukatına başvurulmalıdır.

Kan gütme ve Töre Nedeniyle İnsan Öldürme Suçu ve Cezası Nedir?

Ülkemizde özellikle bazı yörelerde kan gütme ve töre nedeniyle kasten adam öldürme vakalarına sık rastlanmaktadır. Türk Ceza Kanununda bu haller nitelikli hal olarak belirlenmiş olup, kan gütme ve töre nedeniyle kasten adam öldürme suçunu işleyenlerin cezası ağırlaştırılmış müebbet olmaktadır.

Tasarlayarak Adam Öldürme Suçu ve Cezası nedir?

Tasarlayarak adam öldürme suçu, birini öldürmek isteyen kişinin o kişiyi öldürmeden önce araya bir süre girmesi ve failin bu sürede öldürme kararından vazgeçmemesi ve sonucunda adam öldürme suçunu işlemesidir. Tasarlayarak adam öldürme, kasten öldürmenin nitelikli halidir. Nitelikli hallerde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.

Kasten Adam Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi  ?

İhmali davranış, kişiden beklenenin yapılmamış olması ve bunun neticesinde olumsuz sonuçlar meydana getirmesidir. Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi Türk Ceza Kanunu 83. madde de düzenlenmiştir. Bu suçun işlenmesi bakımından ihmali hareketin icrai harekete eşdeğer olması gerekir. İhmali davranışın icrai davranışa eşdeğer kabul edilebilmesi için kişinin;

  • Sözleşmeden doğan bir yükümlülüğün bulunması. Kasten adam öldürmenin ihmali davranışla işlenmesinde sözleşmeden doğan bir yükümlülüğün bulunması bakımından örnek olarak cankurtaranın suda boğulma olaylarına müdahale etmemesi.
  • Kanundan kaynaklanan bir yükümlülüğün bulunması. Kasten adam öldürmenin ihmali davranışla işlenmesinde kanundan doğan bir yükümlülüğün bulunması bakımından örnek olarak polisin bir kavgaya müdahale etmemesi ve kavgaya karışanlardan birinin ölmesi. Polislerin görevlerinin yer aldığı kanun mevcuttur. Bu kanunda gerekli hallerde polislerin olaylara müdahale etmesi gerektiği düzenlenmiştir. Ancak olayda polis kavgaya müdahale etmeyerek kanundan doğan görevini ihmal etmiştir.
  • Öngelen bir tehlikeli hareketin bulunması. Kasten adam öldürmenin ihmali davranışla işlenmesinde öngelen bir tehlikeli hareketin bulunması bakımından örnek olarak bir yayaya çarpan sürücünün yayayı yerde yaralı şekilde bırakarak olay yerinden uzaklaşması.

Kasten adam öldürmede ihmali davranışta bulunan kişilerin garantör olması gerekir. Garantör, güvence veren ve olay bakımından gözetleyen, denetleyen, müdahalede bulunan kişidir.

İhmali davranışla ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on beş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de  yapılmayabilir.

Kasten Adam Öldürme Suçunun Haksız Tahrikle İşlenmesi

Haksız tahrik, hukuk kurallarına aykırı bir şekilde bir kişinin başka bir kişinin şahsında veya malvarlığında zarar meydana getirmesidir. Haksız tahrik altında kalan kişi şiddetli elem ve üzüntü içinde olmalıdır.  Nitekim suçun faili yani suçu işleyen kişi de bu haksız fiilin etkisi altında kalarak, psikolojik anlamda duyduğu elem, acı ve öfke ve benzeri duygu durumlarının etkisi nedeni ile suçu işlemiş olmalıdır.

Kasten adam öldürme suçunun haksız tahrikle işlenmesi ceza sorumluluğunu azaltan, cezada bir indirim nedenidir.

Kasten adam öldürme suçunda haksız tahrikin derecesine göre adam öldürme suçunu işleyen kişiye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla ve müebbet hapis cezası yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.

Kasten Adam Öldürme Suçunda Meşru Müdafaa

Halk arasında meşru müdafaa kavramı yerine nefsi müdafaa kavramı kullanılmaktadır. Meşru müdafaa kişinin kendisine ya da bir başkasına yönelen saldırıyı ölçülü ve saldırıya karşı orantılı bir şekilde güç kullanarak kendisini savunmasıdır. Nefsi müdafaa ise kişinin kendisini koruma fiilidir. Meşru müdafaa ile nefsi müdafaa kavramları karşılaştırıldığında kasten adam öldürme suçu bakımından meşru müdafaa kavramını kullanmak daha uygundur.

Halk arasında nefsi müdafaa olarak bilinen meşru müdafaa, esasen kişinin bir saldırı altında kendini, yakınlarını veya bir başkasını korumak maksadı ile korumanın amacı ile bağdaşır ölçüde, yaptığı müdahaleyi ifade etmektedir. Meşru müdafaa da saldırıya uğrayan kişinin güç kullanmak dışında bir seçeneğinin kalmamış olması gerekir. Meşru müdafaa durumunda yani, gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda o hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmeyecektir.

Kasten Adam Öldürme Suçunda Zaman Aşımı

Kasten adam öldürme suçu ceza davaları kapsamındadır. Dava zamanaşımı, ceza davalarına özgü suç tarihinden itibaren yasada yazılı süre içinde sanığın yargılanmasının tamamlanması eğer yargılama tamamlanmazsa bu davanın düşmesidir.

Kasten adam öldürme suçu aşağıdaki dava zaman aşımlarına tabidir.

Temel şekli bakımından dava zaman aşımı süresi 25 yıldır.

Suçun nitelikli hallerinden birinin vuku bulması halinde dava zaman aşımı süresi 30 yıl olacaktır.

Belirlenen süreler içinde kasten adam öldürme suçunda yargılama tamamlanmazsa  sürenin dolmasıyla yargılama yapılamaz.

Kasten Adam Öldürme Suçu Yetkili ve Görevli Mahkeme

Kasten adam öldürme suçu kural olarak soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi bir suç değildir. Kasten öldürme suçu bakımından görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir. Kasten öldürmeye teşebbüs suçunda ise yetkili mahkeme teşebbüste, son icra hareketinin gerçekleştirildiği yer mahkemesidir.

Hapis Cezasının Ertelenmesi ve Paraya Çevrilmesi

Hapis Cezasının Ertelenmesi ve Paraya Çevrilmesi konusu suç oranlarının çok arttığı günümüzde toplumda torba yasalarda belirlenen af kapsamları ve şartlı durumların varlığı ile içinden çıkılmaz bir hal almıştır.

Hapis Cezası Nedir?

Suçlunun bir yere kapatılarak toplumdan soyutlanmak suretiyle cezalandırılması hapis cezası olarak adlandırılmaktadır. Bu cezanın şartlarının ve süresinin nasıl olacağı kanunlarla belirlenmiş olup bir hukuk devletinde bunlara uygun hareket edilmelidir.

Hapis Cezaları ve Süreleri

TCK’da belirtilmiş olduğu şekilde hapis cezaları aşağıdaki gibidir:

  1. a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.
  2. b) Müebbet hapis cezası.
  3. c) Süreli hapis cezası.

(TCK madde 46)

Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder, kanun ve tüzükte belirtilen sıkı güvenlik rejimine göre çektirilir. (TCK madde 47)

Bir şahıs ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış ise iyi halli olması durumunda 30 yılını cezaevinde geçirmesinin ardından koşullu salıvermeden yararlanabilmektedir.

Ağırlaştırılmış müebbet cezasının müebbet cezasından farkı kanunda belirtilen sıkı güvenlik rejimine göre çektirilmesidir.

Müebbet Hapis Cezası

Müebbet hapis cezası, hükümlünün hayatı boyunca devam eder(TCK madde 48)

Bir şahıs müebbet hapis cezasına çarptırılmış ise iyi halli olması durumunda 24 yılını cezaevinde geçirmesinin ardından koşullu salıvermeden yararlanabilmektedir.

Süreli Hapis Cezası

Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz.

Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.

(TCK madde 49)

Kısa süreli hapis cezası için seçenek yaptırımlar uygulanmaktadır. Bu da kanunda aşağıdaki gibi belirlenmiştir.

Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve
ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte
çalıştırılmaya çevrilebilir

(TCK madde 50)

Hapis Cezasının Paraya Çevrilmesi

Kısa süreli hapis cezası (kanunda belirtildiği üzere 1 yıl ve aşağı süreli hapis cezalarıdır.), suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre adli para cezasına çevrilebilmektedir. Taksirle işlenen suçlarda ise ceza miktarına bakılmaksızın cezaların adli para cezasına çevrilmesi mümkündür.

2 yıl Ve 6 ay Hapis Cezası Alan Ne Kadar Yatar?

Her ne kadar kural olarak 1 yıldan aşağı hapis cezası alanların cezaları adli para cezasına çevrilebiliyor olsa da eğer suç taksirle işlenmiş ve bunun sonunda 2 yıl 6 ay hapse mahkum olunmuşsa para cezasına çevrilmesi mümkündür.

Hapis Cezaları Ertelenebilir mi?

İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;

  1. a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve
  2. b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekir.

Bununla beraber cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, hakim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.

(TCK madde 51)

Cezası ertelenen hükümlü hakkında, sürenin alt sınırı hükmolunan ceza süresinden az olmamak kaydıyla bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenmektedir.

Denetim süresi içinde;

  1. a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,
  2. b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
  3. c) On sekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine, Mahkemece karar verilebilmektedir.
Bize Yazın

İletişim Adresimiz

logo-beyaz

Copyright 2020 bilalcelik.av.tr © Tüm Hakları Saklıdır.

Avukata Sor