Evlilik Sözleşmesi

Evlilik sözleşmesi Türk Medeni Kanununda evlilik sürecinde eşler arasında malların hakimiyeti açısından edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Yani yeni evlenen bir çift evlendikleri andan itibaren edindikleri mallara (araba, ev, arsa, gibi) ortaktır. Ancak taraflar anlaşarak evlilikleri süresince aralarında geçerli olacak  bir evlilik sözleşmesi yapabilirler. Evlilik sözleşmesi diğer adıyla mal rejimi sözleşmesi,  evliliğin sona ermesi halinde eşlerin mallarının nasıl yönetileceğinin kanunda mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı olarak belirleyen, mallar üzerinde tarafların hak ve yükümlülüklerinin neler olacağını ve evlilik sona erdiğinde malların ne şekilde tasfiye edileceğini resmi olarak düzenleyen sözleşmedir. Evlilik sözleşmesi sadece eşlerin mal varlıklarını düzenlemek adına yapılır, eşler hakkında veya evlilik süreciyle ilgili başka konuları kapsamaz. Evlilik sözleşmesi ile evlenen karı ve kocanın sahip oldukları ve evlilikleri süresince sahip olacakları malların nasıl bölüşüleceği ve bu malların kime ait olacağı düzenlenir. Evlilik sözleşmesi, evliliğin son bulması halinde tartışmaları ve uzunca yargılamaları gerektirmeyecek bir sistemdir. Türk Medeni Kanununda evlilik sözleşmesi ile ilgili ‘mal rejimi sözleşmesi’ kavramı kullanılmıştır. Evlilik sözleşmesi ile mal rejimi sözleşmesi aynı anlama gelmektedir. Ancak halk arasında evlilik sözleşmesi tabiri yaygın olduğu için yazımızın devamında da evlilik sözleşmesi kavramını çoğunluklu olarak kullanacağız.

Evlilik Sözleşmesinin Geçerliliği

Evlilik sözleşmesi  eşlerin mal rejimi sözleşmesi ile belirledikleri ve her zaman değiştirebildikleri sözleşmesel  mal rejimidir. Evlilik sözleşmenin geçerli olabilmesi için gerekli şartlar;
  • Tarafların anlaşması: Evlenecek olan veya evli olan kadın ve erkek evlilik sözleşmesini karşılıklı anlaşma ile kanunda öngörülen mal rejimi türleri arasından seçebilirler ya da aralarındaki mal rejimini değiştirebilir veya kaldırabilirler.
  • Ehliyet: Evlilik sözleşmesi, ancak ayırt etme gücüne sahip olanlar tarafından yapılabilir. Evlilik sözleşmesi, ancak ayırt etme gücüne sahip olanlar tarafından yapılabilir. Küçükler ile kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadırlar.
  • Noterde yapılması: Evlilik sözleşmesinin noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılması gerekir. Ancak taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler.
  • İmza: Evlilik sözleşmesinin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması gerekir.
Kanuni düzenlemelere aykırı evlilik sözleşmesi kabul edilemez.

Evlilik Sözleşmesi Nasıl Yapılır?

Evlilik rejimi sözleşmesi diğer adıyla mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Düzenleme yolu: Taraflar noterin düzenleme şeklinde hazırladığı metni imzalarlar. Onaylama Yolu: Taraflar evlilik sözleşmesini bir avukata hazırlatır. Noter sözleşmedeki imzaların eşlere ait olduğunu onaylar. Ancak, taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler.

Evlilik Sözleşmesi Ne Zaman Yapılır?

Evlenecek olan çiftler evlenmeden önce, evli çiftler evlilikleri süresince evlilik sözleşmesi yapabilirler. Evlilik başvurusu sırasında yapılan evlilik sözleşmesi evlilik tarihinden, evlilik süresince noterde yapılan evlilik sözleşmesi ise noterde yapıldığı tarihten itibaren geçerlidir.

Evlilik Sözleşmesinde Nafaka

Evlilik sözleşmesi ile düzenlenen ve ancak tarafların boşanması halinde sonuç doğuracak olan mali konuların (nafaka, tazminat gibi) boşanma sırasında taraflarca geçerli olabilmesi için öncelikle sözleşme koşulllarının hakim tarafından uygun görülmesi şarttır. Çünkü evlilik kamu düzenini ilgilendiren bir aile kurumudur. Hakimin bu konuda mutlak yetkisi vardır. Hakim sözleşmenin koşullarını uygun bulmazsa sözleşme geçersizdir. Hakim sözleşmenin koşullarını uygun bulursa sözleşme geçerli olur. Mali konular ve özellikle üzerinde durduğumuz nafaka konusu sözleşmede nasıl düzenlenmişse ona uyulur.

Evlilik Sözleşmesi Nerede Yapılır?

Mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Ancak, taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler.

Olağanüstü Mal rejimi

Olağanüstü mal rejimine geçiş ya eşlerden birisinin ya da kanun gereği kendiliğinden gerçekleşir. Haklı bir sebep varsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine, mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir. Özellikle aşağıdaki hâllerde haklı bir sebebin varlığı kabul edilir:
  • Diğer eşe ait malvarlığının borca batık veya ortaklıktaki payının haczedilmiş olması,
  • Diğer eşin, istemde bulunanın veya ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmüş olması,
  • Diğer eşin, ortaklığın malları üzerinde bir tasarruf işleminin yapılması için gereken rızasını haklı bir sebep olmadan esirgemesi,
  • Diğer eşin, istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması,
  • Diğer eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması. Eşlerden biri ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun ise, onun yasal temsilcisi de bu sebebe dayanarak mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir.
Mal ayrılığına geçişi gerektiren sebebin ortadan kalkması hâlinde hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine eski mal rejimine dönülmesine karar verebilir.

Evlilik Sözleşmesi Örneği

Evlilik sözleşmesi diğer adıyla mal rejimi sözleşmesi; mal ayrılığı, paylaşmasal mal ayrılığı ve mal ortaklığı şeklinde yapılabilmektedir. Toplum içinde mal ayrılığı sözleşmeleri daha geniş yer tutmaktadır. Evlilik sözleşmesi tarafların durumlarına yani talep ve isteklerine göre düzenlendiği için her evlilik sözleşmesi birbirinin aynısı olamaz. Taraflar kendi koşullarına göre noterde veya daha uzman bir şekilde evlilik sözleşmesinin hazırlanması bakımından bir avukatla evlilik sözleşme düzenleyebilirler. Evlilik sözleşmesini daha anlaşılır kılabilmek ve somutlaştırabilmek için örnek olarak aşağıdaki evlilik sözleşmesini inceleyebiliriz. Evlilik sözleşmesine örnek olarak; ……………………….... ile ………………………. (Evlenecek veya evlenmiş olan kadın ve erkeğin adı soyadı, TC kimlik numarası yazılır.) arasında, yapılacak/yapılmış .../.../.... tarihli evlilik akdi sebebiyle,  Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun verdiği açık yetkiye dayanarak ve evlenme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere işbu sözleşme ile aralarında mal ayrılığı rejimini kabul etmişlerdir. 1-Bu mal rejiminin başlangıcından itibaren, eşlerden her biri kendisine ait kişisel mallarından tasarruf etmek, yönetmek, bunlardan yararlanmak hakkına sahiptir. Diğer eş bu mallar üzerinde yönetme, bunlardan yaralanma ve tasarruf etme hakkına sahip olamayacaktır. 2-Eşlerin evlilikleri süresince kendi adına edindiği mallar her bir eşin kendi adına kişisel malını oluşturur. 3-Eşler kendi borçlarından kendisi sorumludur. Diğer eşi borçlandırıcı tasarruflarda bulunamayacaktır. 4-Eşlerden her biri meslek veya sanatla uğraşması halinde bu alanlarla ilgili bütün hukuki işlemleri yapma, bunlar üzerinden tasarruf etme ve gelirini kullanma o eşe aittir. Diğer eşin bu konuda söz hakkı ve tasarrufu yoktur. 5-Bir malın kendisinin olduğunu iddia eden eş, iddiasını ispatla yükümlü olacaktır. Malın hangi eşe ait olduğu ispat edilemezse o mal, paylı mülkiyete tabi olacaktır. 6-Evlilik birliğini temsilen yapılan masraflar ve evlilik süresince beklenmedik bir durumdan oluşan masraflar eşler arasında ortak katılımla ve masrafların payları oranında bölüşülmesiyle giderilecektir. 7-Sosyal güvenlik, sosyal yardım ve ya özel sigorta şirketleri tarafından yapılmış ödemeler, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenmiş veya yapılacak olan ödemeler, her bir eşin ayrı ayrı edinilmiş kişisel malı sayılacaktır. 8-Her bir eşin kişisel kullanımında bulunan eşyalar ile üçüncü kişilerden gelen veya gelecek olan maddi ve manevi tazminat alacakları yasal olarak kişisel malları oluşturacak ve diğer eş bu mallar üzerinde söz sahibi olamayacaktır. 9-Bağışlamalar ve üçüncü kişilerin haksız kazandırmaları, üçüncü kişilerden gelen miras hak ve payları kişisel mallar bölümünde yer alacak ve diğer eşin bunlardan yararlanamayacaktır. 10-Mal rejiminin sona ermesi halinde, eşler diğerinin zilyetliğinde bulunan kendine ait malları geri alacaktır.  Eşlerden birinin üstün yararı olduğunun ispatı halinde diğer eşe payı oranında ücretin ödenmesi ile paylı mülkiyetindeki malın kendisine verilmesini isteyebilecektir. 11-Eşlerden birinin ölümü halinde, mal ayrılığı rejimine göre, her bir eşin malları mirasçılarına verilecektir. Taraflar yasal paylaşımın değiştirilmesine ilişkin anlaşma yapabilirler. ……………………………………….   …………………………………………….                       (Evlenecek veya evlenmiş erkek ve kadının adı ve soyadı)   Sözleşmenin geçerli olabilmesi için noterde imzalı ve fotoğraflı olması gerekir. Evlilik sözleşmesi için uzman bir aile  avukatına başvurmak ve eşlerin kendi kriterlerine uygun bir mal rejimi sözleşmesi oluşturulması bakımından daha doğru olacaktır.

Evlilik Sözleşmesinin Sona Ermesi

Evlilik sözleşmesi eşlerce oluşturulduğu sırada şarta veya süreye bağlı olarak da yapılabilir. Taraflar anlaşarak, aralarındaki mal rejimi sözleşmesini her zaman için ortadan kaldırabilirler. Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer. Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.  

Evliliğin İptali Davası Ve Sonuçları

Evliliğin İptali davası ve sonuçları Evlenmenin iptaline dair hükümler Türk Medeni Kanunumuzda 145-160. maddeler arasında düzenlenmekte olup, evliliğin iptali evliliğin kanunun aradığı unsurlar ya da tarafların iradesinde sakatlık veya eksiklik bulunduğu için dava sonucu geçersiz hale getirilmesi durumudur. Basit bir ifadeyle geçersiz olarak kurulmuş bir evliliğin mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir. Medeni kanunda evlenmenin butlanı(geçersizliği)  mutlak geçersizlik ve nisbi geçersizlik olmak üzere iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Bu iki düzenlemede ilgilendiren kişiler(sadece tarafları mı ilgilendiriyor yoksa kamu düzenini mi), dava açma süreleri bakımından farklılıklar bulunmaktadır. Her iki durumun ortak noktası ise iki durumda da sakat olan evliliğin mutlaka hakim kararıyla sona erdirilecek olmasıdır. Evliliğin iptaline ilişkin hakimin vereceği karar her iki halde de kararın kesinleşmesinden itibaren ileriye etkili olarak sonuçlarını doğurur. Hakimin kararı kesinleşene kadar sakat olan evlenme geçerli olan bir evlenmenin tüm sonuçlarını doğuracaktır. Yine bir ortak nokta olarak mutlak ve nisbi geçersizlik hallerinin kanunda sayılan hallerle sınırlı olduğu, kanunda yazılan haller dışında geçersizlik hali üretilemeyeceği söylenmelidir. Bu halleri sayacak olursak :

Evliligin mutlak iptal edilme sebepleri

  1. Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması,
  2. Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması,
  3. Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması,
  4. Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması

Evliliğin nisbi iptal edilme sebepleri

  • Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk,

 Eşlerden biri evliliğin yapılması sırasında geçici olarak ayırt etme gücünden yoksun ise(alkol,ilaç gibi uyuşturucu maddelerin etkisinde olması,hastalık ve benzeri durumlardan kaynaklanan halsizlik,baygınlık durumları bu hallere örnektir.) evlenmenin iptalini dava edebilir. Ayırt gücünden geçici yoksunluk nedeniyle evliliğin iptalini isteyen taraf ayırt gücü geçici olarak yerinde değilken işlemi yapan taraf olmalıdır.

  •  Yanılma

 Eşlerden biri evlenmeyi hiç istemediği(herhangi bir kişiyle evliliğin istenmemesi) veya evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmediği(evlenilmek istenen şahsın evlenilen şahıs olmaması,şahısta hataya düşmek),niyeti olmadığı hâlde yanılarak bu evlenmeye razı olmuşsa veya Eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte,özellikte yanılarak(evlenen tarafın evlenmesinde belirleyici unsur,o nitelik olmazsa evlilik hiç yapılamayacak) evlenmişse evlenmenin iptalini dava edebilir.

  • Aldatma

Eşlerden biri eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak evlenmeye razı olmuşsa yani üçüncü bir kişi tarafından davacı eşe yanıltıcı beyanlarla davalı eş hakkında yanlış izlenim oluşturulması ve davalı eşin bu durumu biliyor olması halinde veya davacının veya altsoyunun(çocuklar,torunlar) sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden gizlenmişse evlenmenin iptalini dava edebilir.

  • Korkutma

Kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilmiş eş, evlenmenin iptalini dava edebilir.

Evliliğin iptalini gerektirmeyen sebepler

Butlanı gerektirmeyen sebeplerden biri kadının önceki evliliğinin ardından geçmesi gereken bekleme süresi bitmeden evlenmesidir. Kadın kural olarak boşanmanın kesinleşmesinden üç yüz gün sonra yeni bir evlilik yapabilir fakat bu süre geçmeden evlilik yapması evlenmenin butlanını gerektirmez.

Butlanı gerektirmeyen sebeplerden bir diğeri ise evlilik yapılırken şekil şartlarına uyulmamasıdır. Evlendirmeye yetkili memur önünde yapılmış olan bir evliliğin kanunun diğer şekil kurallarına uyulmaması sebebiyle butlanına karar verilemez.

Evliliğin iptali ile boşanma arasındaki farklar nelerdir

Boşanma ile Evliliğin iptali birbirinden farklı olmakla birlikte her ikisi de aile hukuk alanını ilgilendirir. Evliliğin iptali hallerinde sıkça boşanmaya ilişkin hükümler uygulanmaktadır. Her ikisindede yalnızca kanunda öngörülen sebeplerle ve mahkeme kararıyla evililk sona erer.

Boşanma geçerli olarak yapılan bir evliliğin kanunda belirtilen koşulların gerçekleşmesiyle mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir. Evlenmenin butlanı ise geçersiz olarak kurulmuş bir evlenmenin kanunda öngörülen sebeplerle mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir.

Başlıca farklılıklardan bir tanesi davayı kimin açacağıdır. Mutlak butlan hallerinde kamuyu ilgilendiren bir durum olması nedeniyle dava açmak savcıya bir görev olarak yüklenmiştir. Boşanma durumunda ise bu karar tamamen eşlere bırakılmıştır. Kanunda öngörülen sebepler gerçekleşmiş olsa bile eşler boşanma davası açmayabilir.

Kimler evliliğin iptali davası açabilir

Evliliğin mutlak iptal edilebilirlik sebeplerinden biriyle geçersiz olduğu hallerde

bu kamu düzenini ilgilendirdiğinden mutlak butlan davası açma Cumhuriyet savcısına görev olarak yüklenmiştir,Cumhuriyet savcısı bu davayı talep olmaksızın kendiliğinden açmakla yükümlüdür. Evlilik sona ermiş ise sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı Cumhuriyet savcısı tarafından kendiliğinden dava edilmez; fakat her ilgili, mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir. Ayrıca ilgisi olan kişilere de mutlak butlan davası açma hakkı tanınmıştır. Yani bu konuyla ilgisi olabilecek herkes(eşlerin yakınları,akrabalar,evliliğin iptali sebebini farkedenler de) bu davayı açabileceklerdir. Bu dava bir tespit davası niteliğinde değildir, yenilik doğurucu dava niteliğindedir.

Evliliğin nisbi iptal edilebilirlik sebeplerinden biriyle geçersiz olduğu hallerde ise bu durum kamu düzenini ilgilendirmediğinden, yalnızca eşlerin özel hayatıyla ilgili olmasından dolayı dava açma hakkı yalnızca eşlere ve eşlerin yasal temsilcilerine verilmiştir. Yasal temsilcinin dava hakkını kullanabilmesi için on sekiz yaşından küçük kimse veya kısıtlı(kısıtlanmış,hakkında mahkeme tarafından kısıtlama kararına hükmedilmiş kimse) , yasal temsilcisinin izni olmadan evlenirse, izni alınmayan yasal temsilci evlenmenin iptalini dava edebilir. Bu suretle evlenen kimse sonradan onsekiz yaşını doldurmak suretiyle ergin olur, kısıtlı olmaktan çıkar veya karı gebe kalırsa evlenmenin iptaline karar verilemez.

Uygulamada pek çok kez karşılaşılan bir durum olarak mirasçılar bakımından  evlenmenin butlanını dava etme hakkı mirasçılara geçmez. Ancak, mirasçılar açılmış olan davayı sürdürebilirler. Dava sonucunda evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş, yasal mirasçı olamayacağı gibi, daha önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla(vasiyetname, miras bırakma vs.)  kendisine sağlanan hakları da kaybeder.

Evliliğin iptali davası sonuçları nelerdir

Hakimin evliliğin iptaline hükmetmesi halinde bu sonuç ileriye yönelik etki doğurur. Batıl  olarak kurulmuş bir evliliğin mahkeme kararıyla iptaline kadar olan süreçte doğurduğu tüm etkiler,kazanımlar korunur, geçerli bir evliliğin tüm sonuçlarını doğurur. Evliliğin iptalinin eşler yönünden sonuçlarını inceleyecek olursak, evlenirken iyiniyetli bulunan eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu korur. Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. Evliliğin iptalinin çocuklar yönünden de bazı sonuçları bulunmaktadır. Mahkemece butlanına karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, anne ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılırlar. Çocuklar ile anne ve baba arasındaki ilişkilere Medeni Kanunun boşanmaya ilişkin hükümleri uygulanır.

Yetkili ve Görevli mahkeme

Dava eşlerden biri tarafından açılacaksa yetkili mahkeme, eşler halen bir arada yaşıyorsa birlikte oturdukarı yer mahkemesidir. Eşlerin yerleşim yeri ayrıysa, davacı eş davayı kendi yerleşim yeri mahkemesinde, diğer eşin yerleşim yeri mahkemesinde ya da davadan önce son altı aydır beraber oturdukları yer mahkemesinde açabilecektir.

Savcı,yasal temsilci ya da ilgilenenlerin açacağı davalarda yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

Evliliğin iptali bakımından görevli mahkeme aile mahkemesidir.

Evliliğin iptali davasında hak düşürücü süreler

Evliliğin mutlak iptal edilme sebeplerinin gerçekleşmesi durumunda herhangi bir zamanaşımı ya da hak düşürücü süre söz konusu değildir. Evliliğin iptali davasını Cumhuriyet savcısı, ilgili kişiler istedikleri zamanda açabileceklerdir.

Evliliğin nisbi iptal edilme sebeplerinin söz konusu olduğu durumlarda ise her iki eş açısından hak düşürücü süre söz konusudur. İptal davası açma hakkı, iptal etmesine sebep olacak durumun davacı tarafından öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her halde evliliğin yapıldığı tarihin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Yani davacı eş en geç evlenmeden sonraki 5 yıl içerisinde dava hakkını kullanmak durumundadır. Beş yıllık süre azami olup, altı aylık süre ise yanılmanın, iptale sebep olan durumun öğrenilmesinden veya korkutmanın etkisinin ortadan kalkmasından itibaren başlayacaktır.

Yasal temsilcinin dava hakkı ise şu durumlarda sona erecektir: İzin almadan evlenen kişi on sekiz yaşını doldurup ergin olursa, kısıtlı olmaktan kurtulursa artık iptal davası açamayacağı gibi kadın gebe kalmışsa, artık evlenmenin iptali davası açamaz.

Evlenme Nedir ve Evlenmenin Şartları Nelerdir

[vc_row][vc_column][vc_column_text]Evlenme nedir ve evlenmenin şartları nelerdir konulu makalemizde evlilik öncesi veya yabancı evlilikleri ile ilgili ayrıntılı bilgi vereceğiz.

Evlenme, karşı cinsten iki insanın yani bir kadın ve erkeğin hayatlarını birleştirmek amacıyla resmi olarak evlendirmeye yetkili kişinin yani evlendirme memurunun önünde evlenmek için kendi iradelerini açıklamalarıyla kurulan aile birliğidir. Evlenme Türk Medeni Kanunun 142. maddesinde düzenlendiği üzere ‘Evlendirme memuru, evleneceklerden her birine birbiriyle evlenmek isteyip istemediklerini sorar. Evlenme, tarafların olumlu sözlü cevaplarını verdikleri anda oluşur. Memur, evlenmenin tarafların karşılıklı rızası ile kanuna uygun olarak yapılmış olduğunu açıklar.’ [/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text]

Evlenmenin Şartları Nelerdir?

Evlenmenin Türk Medeni Kanununda da düzenlenmiş belli şartları vardır. Evlenmenin şartları;

  • 18 yaşını doldurmuş olan erkek ve kadın kendi rızalarıyla evlenme hakkına sahiptir. 17 yaşını doldurmuş olan kişiler de ailerinin izniyle evlenebilirler. Ancak evlenme için yasal olarak düzenlenen yaş sınırlandırması da vardır. Bu yaş sınırlandırması olağanüstü evlenme yaşı bölümünde detaylı olarak belirtilmiştir.
  • Ayırt etme gücüne sahip olmayan kişiler evlenemez. Ayırt etme gücü kavramını açıklarsak bir kişinin kendi davranışlarının eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlama yeteneğidir, daha basitleştirerek iyiyle kötüyü birbirinden ayırabilen kişiler ayırt etme gücüne sahiptir.
  • Küçük ve kısıtlılar yasal temsilcisinden evlenmek için izin almış olmalıdır. Kısıtlı olmak, kanunda düzenlenen belirli sebeplerin (kötü yaşama tarzı, savurganlık, akıl zayıflığı,…) olması halinde ergin kişinin fiil ehliyetinin mahkeme kararıyla sınırlandırılması veya tamamen kaldırılmasıdır.
  • Birbiriyle evlenecek erkek ve kadın, içlerinden birinin oturduğu yer evlendirme memurluğuna birlikte başvururlar. Evlendirme memuru, belediye bulunan yerlerde belediye başkanı veya bu işle görevlendireceği memur, köylerde muhtardır.
  • Evlenme başvurusu evlenecekler tarafından yazılı veya sözlü olarak yapılabilir.
  • Erkek ve kadından her biri, nüfus cüzdanı ve nüfus kayıt örneğini, önceki evliliği sona ermiş ise buna ilişkin belgeyi, küçük veya kısıtlı ise ayrıca yasal temsilcisinin imzası onaylanmış yazılı izin belgesini ve evlenmeye engel hastalığının bulunmadığını gösteren sağlık raporunu evlendirme memurluğuna vermek zorundadır.
  • Evlenme töreni, evlendirme dairesinde evlendirme memurunun ve ayırt etme gücüne sahip ergin iki tanığın önünde açık olarak yapılır. Ancak, tören evleneceklerin istemi üzerine evlendirme memurunun uygun bulacağı diğer yerlerde de yapılabilir.
  • Evlendirme memuru, evleneceklerden her birine evlenmek isteyip istemediklerini sorar. Evlenme, tarafların olumlu sözlü cevaplarını ki genelde nikah törenlerinde ‘EVET’ cevabını verdikleri anda gerçekleşir
  • Evlendirme memurunun evlenmenin kurulduğuna dair beyanının ardından eşlere aile cüzdanı verilir.

[/vc_column_text][vc_tta_accordion active_section=”” collapsible_all=”true”][vc_tta_section title=”Evlenme Başvurusunun Reddi” tab_id=”evlenme-basvurusunun-reddi”][vc_column_text]Evlendirme memuru, evlenme başvurusunu ve buna eklenmesi gereken belgeleri inceler. Evlenme başvurusunda bir eksiklik görürse bunu tamamlar veya tamamlattırır. Başvurunun usulüne uygun olarak yapılmadığı veya evleneceklerden birinin evlenmeye ehil olmadığı ya da evlenmeye yasal bir engel bulunduğu anlaşılırsa, evlenme başvurusu reddolunur ve durum evleneceklere yazıyla hemen bildirilir. Evleneceklerden her biri evlendirme memurunun ret kararına karşı mahkemeye başvurabilir. İtiraz, evrak üzerinde incelenip kesin karara bağlanır. Ancak, mutlak butlan sebeplerinden birinin bulunduğuna ilişkin ret kararlarına karşı açılan davalar, basit yargılama usulüyle görülür. Mutlak butlan sebepleri makalenin devamında belirtilmiştir.

Evlenme koşullarının bulunmadığının anlaşılması veya belgelerin verilmesinden başlayarak altı ayın geçmesi hâlinde, evlendirme memuru evlenme törenini yapamaz.[/vc_column_text][/vc_tta_section][vc_tta_section title=”Olağan Evlenme Yaşı” tab_id=”olagan-evlenme-yasi”][vc_column_text]Kadın ve erkeğin evlenirken belli bir yaşın üzerinde olması gerekir. Türk Medeni Kanunu (TMK) 124. maddesinde evlilik için yaş sınırlandırmaları düzenlenmiştir. Erkek veya kadın onyedi yaşını doldurmadıkça evlenemez. Onsekiz yaşını dolduran erkek ve kadın kendi rızalarıyla kimseye bağlı kalmadan evlenebilirken onyedi yaşını dolduran henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişinin evlenme konusunda kendi rızası yeterli değildir. Bu kişinin yasal temsilcisinin evliliğe izin vermesi gerekir. Yasal temsilciler haklı bir neden olmaksızın izin vermekten kaçınırsa hakim bu kişinin evlenmesine yine de izin verebilir[/vc_column_text][/vc_tta_section][vc_tta_section title=”Olağanüstü Evlenme Yaşı” tab_id=”olaganustu-evlenme-yasi”][vc_column_text]Evlenmek için olağan evlenme yaşı belirlendiği gibi hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Evlenmede onaltı yaşını dolduran erkek ve kadın için bu yaş sınırı olağanüstü evlenme yaşıdır.

Onaltı yaşını doldurup evlenmesine izin verilen kişi evlenmesi için ergin (yetişkin) sayılmamakta olağanüstü durum kapsamında bu kişiye izin verilmektedir.Bu iznin verilmesi için önemli bir sebebin bulunması gerekir ve hakim böyle bir durumun varlığını kendisi takdir edecektir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir. Ancak hakim ana ve babanın söylediklerine göre karar vermek mecburiyetinde değildir. Olağanüstü evlenme yaşında hakim kararıyla evliliğe izin verilmesinin örneklerden biri onaltı yaşını doldurmuş olan kızın hamile olması durumudur.

Olağanüstü evlenme yaşına tabi olarak evlenmeye izin isteyecek kişi bu izni kendisi istemelidir. Çünkü bu hak kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Ancak kişinin kendisinin başvurabileceği yasal temsilcisinin işlemlerinin geçerli olmayacağı bir durumdur.

Kanunla evlenmede alt sınır onaltı yaşın doldurması olarak belirlenmiş olup onaltı yaşın altındaki kişilerin hiçbir hukuki sebebe dayanarak evlenmesi mümkün değildir.[/vc_column_text][/vc_tta_section][vc_tta_section title=”Yabancı İle Evlenme” tab_id=”yabanci-ile-evlenme”][vc_column_text]Günümüzde Türk vatandaşlarının yabancılar ile evlenme oranları artmıştır. Yabancı uyruklu biriyle evlenecek olan Türk vatandaşı Türkiye’de evlilikle ilgili yürürlükteki mevzuat ve yönetmeliğe uygun şekilde yetkili makamlar önünde evlenmelidir.   Türkiye’de bir Türk vatandaşı ile bir yabancı uyruklu kişi ancak Türk evlendirme memuru önünde gerçekleşen nikah töreniyle evlenebilirler.

Türk vatandaşı yabancı biri ile Türkiye’de evlenebileceği gibi yurtdışında da evlenebilir. Yurtdışında bulundukları ülkede evliliğin gerçekleşmesi için geçerli olan prosedüre uygun olarak evlenilir. Yabancı uyruklu biriyle yurtdışında evlenen Türk vatandaşının Türk hukuk sisteminde de evli sayılması için evliliğin gerçekleşmesinden itibaren belirli süreler gerekli işlemleri gerçekleştirmesi ve istenen belgeleri yetkili kurumlara ulaştırması gerekir.

 

İki yabancı uyruklu kişinin Türkiye’de evlenmesi bakımından ise iki seçenek vardır. Bu kişiler ya kendi ülke konsolosluklarında evlenebilir ya da konsolosluklarından izin alarak kendi ülkelerindeki evlenmek için gerekli şartları sağlanması ile Türkiye’de Türk evlendirme memurlarının önünde evlenme beyanlarını açıklayarak Türkiye’deki şekil şartlarına uyarak evlenmiş olurlar. Bu evliliklerde asıl olan kendi ülkelerindeki geçerlilikleridir. Evlilik kendi ülke makamlarına bildirilmeli ve kendi ülkelerinde geçerli hale getirilmelidir.[/vc_column_text][/vc_tta_section][vc_tta_section title=”Dini Nikahla Evlenme” tab_id=”dini-nikahla-evlenme”][vc_column_text]Hukuki anlamda geçerli olan evlilik resmi nikahla gerçekleşen evliliktir. Dini nikahla evlenme insanların dini inanışlarına göre resmi bir dayanağı olmayan kişileri inandıkları din çerçevesinde etkileyen evliliktir. Dini nikahla evlenmeye örnek olarak ülkemizde hakim olan din İslam dinidir. İslamda kadın ve erkeğin evlenmek için dini nikah kıyması gerekir.

Resmi nikahın ardından kıyılan dini nikah Türk hukuk kuralları bakımından uygundur. Geçerli olan evlilik resmi olan nikahtır. Aile hukuku kapsamında uygulanacak hükümler resmi nikah kapsamında geçerlidir. Ancak resmi nikah olmaksızın kıyılan dini nikahın yani evlilik için sadece dini nikahın kıyılmış olmasının hukuki hiçbir anlamı yoktur. Dini nikahla evlenen kadın ve erkek hukuk sisteminde evli gözükmezler, evlilik süreciyle ilgili hiçbir hukuki yola (miras, boşanma, nafaka gibi) başvuramazlar.

Resmi nikah olmaksızın dini nikah kıyılmasının önüne geçebilmek için Türk Ceza Kanununda düzenlendiği üzere aralarında evlenme olmaksızın, evlenmenin dinsel törenini yapan din görevlileri hakkında 2 aydan  6 aya kadar hapis cezası verilir.[/vc_column_text][/vc_tta_section][/vc_tta_accordion][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text]

Evlenme Engelleri Nelerdir?

Evlenmeye bazı hallerde engel durumlar sözkonusu olabilir.Bazı bulaşıcı hastalıkların bulunması halinde evlenme engeli olabilir.Genel olarak engel durumlar şunlardır;[/vc_column_text][vc_tta_accordion active_section=”” collapsible_all=”true”][vc_tta_section title=”Hısımlık” tab_id=”hisimlik”][vc_column_text]TMK’nın 129. maddesinde evlenme engeli olan hısımların kimler olduğu sayılmıştır;

-Üstsoy ile altsoy arasında; kardeşler arasında; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında evlenmek yasaktır.

-Kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş olsa bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında evlenmek yasaktır.

-Evlât edinen ile evlâtlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında evlenmek yasaktır.[/vc_column_text][/vc_tta_section][vc_tta_section title=”Önceki evlilik” tab_id=”onceki-evlilik”][vc_column_text]Yeniden evlenmek isteyen kimse, önceki evliliğinin sona ermiş olduğunu ispat etmek zorundadır.Özellikle yutdışı evlilikleri sonrası yapılan boşanmalarda tanıma tenfiz yapılmadan alınan kararlar neticesinde yeni evliliklerin yapılması mümkün değildir.[/vc_column_text][/vc_tta_section][vc_tta_section title=”Gaiplik durumu” tab_id=”gaiplik-durumu”][vc_column_text]Gaiplik, bir kimsenin ölüm tehlikesi içinde kaybolması veya kendisinden uzun süre haber alınamaması sonucu kişinin gaipliğine yani kişiliğinin son bulmasına karar verilmesidir. Gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez. Kaybolanın eşi evliliğin feshini, gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrıca açacağı bir dava ile isteyebilir. Ayrı bir dava ile evliliğin feshi, davacının yerleşim yeri mahkemesinden istenir.[/vc_column_text][/vc_tta_section][vc_tta_section title=”Ayırt etme gücüne sahip olmama” tab_id=”ayirt-etme-gucune-sahip-olmama”][vc_column_text]

Ayırt etme gücüne sahip olmayan kişiler evlenemez. Kişi sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksunsa bu hükümsüzlük mutlak butlan olurken, sadece evlenme anında ayırt etme gücüne sahip olmama halinde bu hükümsüzlük nisbi butlandır.

 

[/vc_column_text][/vc_tta_section][vc_tta_section title=”Akıl Hastalığı” tab_id=”akil-hastaligi”][vc_column_text]Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbî sakınca bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler.[/vc_column_text][/vc_tta_section][vc_tta_section title=”Engel Hastalıklar” tab_id=”engel-hastaliklar”][vc_column_text]Evlenecek kişilerin evlenmeden önce tıbbi muayene yaptırması gerekir. Bu tıbbi muayenenin olumlu sonuçlanması ve diğer gerekli belgelerinde tamamlanmasıyla nikah için evlendirme dairelerine başvurulur. Ancak evlenmeye engel olan bazı hastalıklar mevcuttur. Evlenmeye engel hastalıklar Umumi Hıfzısıhha Kanunun 123. ve 124. maddelerinde sayılmıştır. Bu hastalıklar; frengi belsoğukluğu ve yumuşak şankr gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve cüzzam ile akıl hastalığıdır. Bu hastalıklara sahip olanların evlenmesi yasaktır. Eğer bu hastalıklara sahip kişinin hastalığı tedavi edilebilirse başkalarına sirayet tehlikesi ve hastalığın geçtiğine yönelik doktor raporu alınması halinde evlenme engeli ortadan kalkar.

Verem hastalığı halinde ise nikah 6 ay ertelenir.6 ay sonrasında verem hastası kişi iyileşmezse 6 ay daha süre uzatılır.

AIDS olanlar ve HIV virüsü taşıyanlar için kanunlarda evlenmeye engel bir düzenleme yoktur. Bu virüsü taşıyan kişi ve evlenecekleri kişiye danışmanlık hizmeti sunulur. Gerekli bilgilendirmeler yapılır ve karar kendilerine bırakılır.

[/vc_column_text][/vc_tta_section][/vc_tta_accordion][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text]

Evlilik Sözleşmesi

Türk Medeni Kanununda evlilik sürecinde eşler arasında malların hakimiyeti açısından edinilmiş mallara katılım rejimi geçerlidir. Yani yeni evlenen bir çift evlendikleri andan itibaren edindikleri mallara (araba, ev, arsa, gibi) ortaktır. Ancak taraflar anlaşarak evliliklerinde aralarında geçerli olacak  bir evlilik sözleşmesi yapabilirler.

Evlilik sözleşmesi diğer adıyla mal rejimi sözleşmesi, evlenecek olan çiftlerin evlenmeden önce, evli çiftlerin evlilikleri sırasında oluşturulan evlilik süresince ve evliliğin sona ermesinde durumunda mallarının nasıl yönetileceğinin düzenlendiği, mallar üzerinde tarafların hak ve yükümlülüklerinin neler olacağını ve evlilik sona erdiğinde malların ne şekilde tasfiye edileceğini düzenleyen resmi olarak noterde yapılması gereken sözleşmedir.

Evlilik sözleşmesi kişilerin malları üzerinde önemli sonuçlar doğuracağından sözleşmenin bir avukat tarafından hazırlanması süreç açısından önemlidir.[/vc_column_text][vc_tta_accordion active_section=”” collapsible_all=”true”][vc_tta_section title=”Evlenmeden Önceki Malların Durumu” tab_id=”evlenmeden-onceki-mallarin-durumu”][vc_column_text]Türk Medeni Kanununda evlilik sürecinde eşler arasında malların hakimiyeti açısından edinilmiş mallara katılım rejimi geçerli olduğunu belirtmiştik. Yani eşler evlendikleri andan itibaren edindikleri mallar bakımından bu mallar üzerinde ortak söz sahibi olurlar.

Eşlerin evlenmeden önce edinmiş olduğu mallar kişisel mallarıdır. Kişisel mallar evliliğin sona ermesi halinde tasfiye kapsamında olmayacaktır. Ancak evlilik süresince kişisel malların getirdiği gelirler edinilmiş mal olarak kabul edilir. Malların tasfiyesi halinde bu gelirler de tasfiyeye dahil olacaktır. Kişisel malın getirdiği gelire örnek olarak kişinin dükkanını kiraya vermesi halinde kira geliri evlilik süresince edinilmiş mallara dahildir. Evlilik devam ederken kişisel malın satışı halinde yerine geçen değer edinilmiş mal olmaz yine kişisel mal kapsamındadır. Buna örnek olarak evli çiftten kişisel mal kapsamındaki evini satan eşin bu ev yerine aldığı arsa da artık onun kişisel malıdır.

Evlilikte malların paylaşımı, edinilmiş mal, kişisel mal kavramları ve bu malların hesaplamaları biraz karışıktır ve mali olarak çok büyük rakamlar devreye girebilmektedir. Karışıklığın önlenmesi ve mal rejiminde hak kaybına uğramamak için hukuki olarak alınacak yardım kolaylık sağlayacaktır.[/vc_column_text][/vc_tta_section][vc_tta_section title=”Evliliğin İptali” tab_id=”evliligin-iptali”][vc_column_text]Evliliğin kurucu unsurları yani evlenmek için karşılıklı irade beyanlarının memur önünde açıklanmış olması ancak evliliğin sonradan ortadan kalkmasına neden olabilecek eksikliklerin bulunması halinde evlilik iptal edilir.

Peki evliliğin iptali ile boşanmanın farkı nedir?

Boşanma ile eşlerin anlaşamaması veya evliliğin sürdürülemez hale gelmesi durumunda aile birliğinin sonlandırılması için mahkemeye başvurulurken evliliğin iptalinde kişiler resmen evlenmiş ancak evlilik sürecindeki normal şartlarda evliliğe engel olan nedenlerin bulunması halinde evliliğe son verilmesidir.

Evliliğin geçersizliği nedeniyle iptali halinde esas alınan iki durum vardır. Bunlar mutlak butlan ve nisbi butlan halleridir.

Evliliğin geçersizliğinde önemli olan mutlak butlan ve nisbi butlan nedir?

Mutlak butlan, evliliğin kurucu unsurları mevcut ancak kamu düzenini ilgilendirecek ölçüde önemli olan evliliğin geçerlilik şartlarını içermemesi ve evliliğin bu sebeple kesin hükümsüz olmasıdır. Nisbi butlan ise evliliğin sakatlık ve eksikliklerine rağmen evliliğin baştan itibaren geçersiz olmayıp, tarafların  iradesi doğrultusunda sonuçlar doğurmasıdır.

Mutlak butlanda evliliğin geçerliliği imkansız iken nisbi butlanda geçersizliğin giderilmesiyle evlilik devam edebilir.

Mutlak butlan halleri TMK’nın 145. maddesinde düzenlenmiştir;

  • Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması evliliğin mutlak butlanla iptali sebebidir.
  • Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması evliliğin mutlak butlanla iptali sebebidir.
  • Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması evliliğin mutlak butlanla iptali sebebidir.
  • Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması evliliğin mutlak butlanla iptali sebebidir.

Nisbi butlan halleri de Türk Medeni Kanununda düzenlenmiştir;

  • Evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş, evlenmenin iptalini dava edebilir. (TMK m.148)
  • Yanılma halinde aşağıdaki durumlarda eşlerden biri evlenmenin iptalini dava edebilir(TMK m.149):

– Evlenmeyi hiç istemediği veya evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmediği hâlde yanılarak bu evlenmeye razı olmuşsa,

– Eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanılarak evlenmişse,

  • Aldatma halinde aşağıdaki durumlarda eşlerden biri evlenmenin iptalini dava edebilir(TMK m.150):

– Eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak evlenmeye razı olmuşsa, – Davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden gizlenmişse.

  • Korkutma halinde kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilmiş eş, evlenmenin iptalini dava edebilir (TMK m.151).

[/vc_column_text][/vc_tta_section][vc_tta_section title=”Evliliğin İptali Davası” tab_id=”evliligin-iptali-davasi”][vc_column_text]Evliliğin iptali davası mutlak butlan veya nisbi butlan sebeplerin bulunması halinde açılır. Evlilik mutlak butlan veya nisbi butlan hangi sebeple iptal davası açılsa da, iptal kararının kesinleşmesine kadar geçerli bir evliliğin hüküm ve sonuçlarını doğurur. Evliliğin iptali kararı geçmişe değil geleceğe yönelik etki eden bir karardır. Yani evlilik içerisindeki süreç geçerli olacak evliliğin iptali ile evlilik son bulmuş olacaktır. Evliliğin iptali kararının ileriye etkili olmasına örnek olarak ilgili kanunda düzenlendiği üzere mahkemece butlanına karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılırlar.

Çocuklar ile ana ve baba arasındaki ilişkilere boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.

Evliliğin iptali davası ile ilgili daha detaylı bilgi edinmek için Farah Hukuk internet sayfasındaki Evliliğin İptali Davasımakalesini inceleyebilirsiniz.[/vc_column_text][/vc_tta_section][/vc_tta_accordion][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text]EVLİLİĞİN SONA ERMESİ SEBEPLERİ

Evliliğin sona ermesi bazı durumlarda gerçekleşebilir.Bu durumları ayrıntılı değerlendirerek başlık olarak anlatmakta fayda var ;[/vc_column_text][vc_tta_accordion active_section=”” collapsible_all=”true”][vc_tta_section title=”Evliliğin Eşlerden Birinin Cinsiyet Değiştirmesi İle Sona Ermesi” tab_id=”evliligin-eslerden-birinin-cinsiyet-degistirmesi-ile-sona-ermesi”][vc_column_text]Evli kişinin cinsiyet değiştirmesi, Türk Medeni Kanununda özel olarak düzenlenmemiştir. Ancak cinsiyetin değişmesi ile aynı cinsiyete sahip iki kişinin birlikteliği gibi bir durum oluşmaktadır. Bu durum yasal değildir. Evlilik sırasında eşlerden birinin cinsiyetinin değişmesi halinde evlilik sona erer. Ancak evliliğin sona ermesi için cinsiyet değişikliği sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmeli, cinsiyeti değişen eş nüfus sicilinde düzeltme yapılmasını dava etmeli, bu dava diğer eşe karşı da yöneltilmelidir. Cinsiyet değişikliğine dair kararın kesinleştiği tarihte evlilik başka bir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden son bulur.[/vc_column_text][/vc_tta_section][vc_tta_section title=”Eşlerden Birinin Gaipliği İle Evliliğin Sona Ermesi” tab_id=”eslerden-birinin-gaipligi-ile-sona-ermesi”][vc_column_text]Eşlerden birinin gaipliği, eşlerden birinin ölümüne neden olabilecek kuvvetle ihtimal bir olay sonucu kaybolması halinde bu olayın üzerinden en az 1 yıl, eşlerden birinden uzun zamandan beri haber alınamaması halinde bu kişiden en son haber alınan tarihten itibaren 5 yıldır hiç haber alınamamışsa diğer eşin başvuru yapması ve evliliğin feshi davası açması ile mahkeme kararı neticesinde evlilik sonlandırılır.[/vc_column_text][/vc_tta_section][vc_tta_section title=”Eşlerden Birinin Ölümü İle Evliliğin Sona Ermesi” tab_id=”eslerden-birinin-ölümü-ile-evliligin-sona-ermesi”][vc_column_text]Eşlerden birinin ölümü, evlilik birliğinin sonlanmasının en doğal halidir. Eşin ölümü ile evlilik kendiliğinden hiçbir yasal işleme gerek kalmaksızın son bulur.[/vc_column_text][/vc_tta_section][vc_tta_section title=”Boşanma İle Evliliğin Sona Ermesi” tab_id=”bosanma-ile-evliligin-sona-ermesi”][vc_column_text]Boşanma, evlilik sürecinde eşlerin anlaşamaması veya evliliğin sürdürülememesi için bazı şartların oluşması (zina, eşe çok kötü muamele,…) halinde dava açılarak mahkeme kararıyla evliliğin sonlandırılmasıdır. Boşanma süreci ve boşanma davası ile ilgili Farah Hukuk internet sayfasındakiBoşanma Davasının Şartları ve Boşanma Davası Çeşitleri makalesine bakabilirsiniz.[/vc_column_text][/vc_tta_section][/vc_tta_accordion][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text]

Boşandıktan Sonra Tekrar Evlenme Süresi

Boşandıktan sonra tekrar evlenmek için boşanan kadın ve erkek bakımından geçerli olan kurallar farklıdır.

Erkek için boşandıktan sonra beklemesi gereken bir süre yoktur. Erkek boşandıktan sonra istediği zaman tekrar evlenebilir.

Kadın ise evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez. Bu süre bekleme süresi diğer adıyla iddet süresidir. Doğurmakla bu süre biter.

Bu sürenin hakim kararıyla kaldırılması iki halde mümkündür;

  • Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması
  • Evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâllerinde mahkeme bu süreyi kaldırır.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Bize Yazın

İletişim Adresimiz

logo-beyaz

Copyright 2020 bilalcelik.av.tr © Tüm Hakları Saklıdır.

Avukata Sor