Borçlunun Üçüncü Kişilerdeki Hak ve Alacaklarının Haczi

Borçlunun Üçüncü Kişilerdeki Hak ve Alacaklarının Haczi Borçlunun mallarının haczedilmesini isteme aşamasına gelmiş alacaklı, borçlunun mallarının haczedilmesi gibi borçlunun 3. kişilerde bulunan borçluya ait mal, hak ve alacaklarının haczini isteyebilir. Borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi İcra İflas Kanununun 89. maddesinde düzenlenmiştir.

Borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üçüncü kişinin bunu iddia etmesi üzerine haczedilir. Ancak bunların üçüncü kişide gerçekten bulunup bulunmadığının tespiti gerekir.

Borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczine örnek olarak bankada parası bulunan borçlu için alacaklı, üçüncü kişi olarak bankaya karşı borçlunun parası için haciz talebinde bulunabilir.

Borçlunun Üçüncü Kişilerdeki Hak ve Alacaklarının Haczinin Şartları

Borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi için bazı şartların gerçekleşmiş olması gerekir. Bu şartlar;

  • Borçlunun üçüncü kişiden alacağının bulunması: Üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderebilmek için borçlunun üçüncü kişiden alacağının bulunması gerekir.
  • Alacağın çeşidi: Borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczinde alacak çeşitlerine örnek olarak borçlunun bankadaki parası, üçüncü kişiye ödünç vermiş olduğu para, hayat sigortasından doğan hak ve alacaklar gibi.
  • Mevcut olan hakların haczedilmesi:  İleride doğacak hakların haczi mümkün değildir. Olağan kira ödemeleri dışında ileride doğacak bir hakkın tam olarak bilinemeyebilir. Ancak müstakbel alacaklar için aşağıda yazının devamında gerekli şartlar belirtilmiştir.
  • Alacaklının Talebi: Alacaklının talebi üzerine borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi gerçekleştirilebilir.

Haciz İhbarnamesi

İcra müdürü, alacaklının talebi ile borçlunun bir alacağını haczedip, bunu haciz tutanağına geçirir ve borçluya bildirir. Borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarını haczeden icra dairesi, üçüncü kişiye bir haciz ihbarnamesi gönderir. Bu birinci haciz ihbarnamesidir. Birinci haciz ihbarnamesi ile üçüncü kişiye takip borçlusunun kendisinden olan alacağına haciz konulduğu, artık borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczinde üçüncü kişinin borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceği, takip borçlusuna borcu olmadığı iddiasında ise yedi gün içinde icra dairesine bildirmesi gerektiği bildirmez ise borcun zimmetinde sayılacağı bildirilir.

Haciz İhbarnamesi Kimlere Yapılır?

Haciz ihbarnamesi gerçek ya da tüzel kişilere yapılır. Haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür.

Üçüncü Kişinin Birinci Haciz İhbarnamesine İtiraz Etmemesi

Birinci haciz ihbarnamesi  Üçüncü kişi yedi gün içinde bu haciz ihbarnamesine itiraz etmezse borç zimmetinde sayılır, yani borcu kendisinin ödeyeceğini kabul etmiş olur. Bunun üzerine icra dairesi üçüncü kişiye ikinci haciz ihbarnamesi gönderir.

İkinci haciz ihbarnamesi ile üçüncü kişiye yedi gün içinde birinci haciz ihbarnamesine itiraz etmediği için borcun zimmetinde sayıldığı bildirilir. Üçüncü kişinin ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz hakkı mevcuttur.

İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen üçüncü kişiye onbeş gün içinde icra dairesine ödemesi veya bu süre içerisinde menfi tespit davası açması aksi takdirde borcu ödemeye zorlanacağı üçüncü haciz ihbarnamesi ile bildirilir. Üçüncü kişi menfi tespit davası açmazsa borç geçerli olur ve icra dairesine ödenmesi gerekir. Ödemezse alacaklının talebi üzerine üçüncü kişinin zimmetinde sayılan borca yetecek kadar malı haczedilir, satılır ve elde edilen para ile takip alacaklısının alacağı ve takip giderleri ödenir.

Borçlunun Üçüncü Kişilerdeki Hak ve Alacaklarının Haczinde Menfi Tespit Davası

Üçüncü kişi ihbarnamenin kendine tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde, takip alacaklısına karşı, takip borçlusunun kendisinde böyle bir alacağının mevcut olmadığının tespiti için bir tespit davası açabilir.

Üçüncü kişi, onbeş gün içinde menfi tespit davasını açtığını gösteren mahkemeden alınmış bir belgeyi ihbarnamenin alındığı tarihten itibaren yirmi gün içinde icra dairesine vermeye mecburdur. İcra dairesi belgeyle birlikte menfi tespit davası sonucunda verilen kararın kesinleşmesine kadar, cebri icra işlemlerini durdurur.

Üçüncü kişi açtığı menfi tespit davasını kaybederse mahkeme üçüncü kişiyi aynı zamanda dava konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata da mahkum eder. Davayı kaybeden üçüncü kişi, zimmetinde sayılan borcu ve mahkum edildiği tazminatı icra dairesine ödemek zorundadır yoksa malları haczedilir, satılır ve elde edilen paradan alacaklının alacağı ve tazminatı ödenir. Üçüncü kişi menfi tespit davasını kazanırsa, zimmetinde sayılan borcu ödemekten kurtulur.

Üçüncü kişi itiraz için gecikmiş yani yedi günlük süreyi aşmış ise icra mahkemesine gecikmiş itirazda bulunabilir. İcra mahkemesi üçüncü kişinin gecikme nedenini uygun bulursa itirazın süresi içinde yapılmış olduğuna karar verir.

Üçüncü Kişinin Birinci veya İkinci Haciz İhbarnamesine İtiraz Etmesi

Üçüncü kişi birinci ve ikinci haciz ihbarnamesine itiraz edebilir. Üçüncü kişi itirazında;

  • Borçlu olmadığı
  • Haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borcun ödenmiş olduğu
  • Kusuru olmaksızın malın telef olduğu
  • Malın borçluya ait olmadığı
  • Malın kendisine rehnedilmiş olduğu
  • Malın istihkak edildiği
  • Alacağın borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu

İddiasıyla haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirilir. Bunun için harç yoktur ve resmi şekle tabi değildir

Üçüncü kişi haciz ihbarnamesine itiraz etmesine gerçeğe aykırı olarak itiraz etmişse alacaklı icra mahkemesine başvurarak üçüncü kişinin beyanının gerçeğe uygun olmadığını ispat edebilir. Alacaklı bunun için icra mahkemesinde üçüncü kişiye karşı ceza davası açar. Alacaklı ceza davasında karar verilmesini isteyeceği hususlar şunlardır;

  • Üçüncü kişinin İcra İflas Kanunu 338. maddesinde düzenlenen hakikata muhalif beyanda bulunanların cezası ile cezalandırılması
  • Üçüncü kişinin tazminata mahkum edilmesi

Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir.

Üçüncü Kişilerden Müstakbel Alacakların Haczi

İki kişi arasında mevcut olan bir hukuki ilişkiye dayanan henüz doğmamış ancak ileride doğması muhtemel olan alacaklara müstakbel alacak denir. Müstakbel alacağın bulunması için bir hukuki temel ilişkinin mevcut olması ve bu hukuki ilişkiden doğan alacağın cinsinin ve borçlusunun belli olması gerekir.

Takip borçlusu ile 3. kişi arasında mevcut olan bir hukuki ilişkiye dayanarak ileride doğması beklenen muhtemel alacak şu an haczedilebilir. Örnek olarak banka ile borçlu arasında mevcut bir temel ilişki vardır.Takip borçlusunun bankada mevcut olan bir hesabına bundan sonra yatırılacak olan paralara haciz konulabilir.

Borçlunun Maaş veya Ücretinin Haczi Nasıl Olur?

Borçlunun maaş veya ücretinin haczinden kasıt devlet işlerinde veya özel işyerlerinde  çalışan borçlu memur veya işçilerin maaş ve ücretidir. Borçlunun maaş veya ücreti haczedilince icra dairesi, borçlunun yanında çalıştığı işverene durumu bir yazı ile bildirir.

Bildiride borçlunun ücretinin belirlenen kısmının haczedildiği, borçlunun ücret miktarının en geç bir hafta içerisinde icra dairesine bildirilmesi ve borç bitinceye kadar icra dairesinin bildirisine göre ücret miktarının borçlunun ücretinden kesilip, icra dairesine gönderilmesi işverene ihtar olunur.

Borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi konusunda belirtilen süreleri kaçırmamak ve hak kaybına uğramamak adına Farah Hukuk bürosuyla iletişime geçebilirsiniz.

İhtiyati Haciz Nedir ?

Öncelikle ihtiyati Haciz Nedir? sorusunu tanım yaparak anlatmaya çalışalım.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti yani güvence altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. Alacaklı borçlunun borcunu zamanında ödeyeceğine emin değilse veya borçlunun mal kaçırmasını engellemek için ilk önce borçlunun mallarına ihtiyati haciz koydurur ve dava açar veya ilamsız icra takibini yapar. İcra İflas Kanununda da ihtiyati haciz düzenlenmiştir.

İhtiyati Haciz İstenebilmesinin Şartları

 

  • Para borcu olması: Alacağın para borcu olması gerekir.
  • Rehinle temin edilmemiş alacak: Borçlu aleyhine ihtiyati haciz kararı alabilmek için alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması gerekir. Örnek olrak üzerinde rehin bulunan bir arabanın borcununu ödemeyen borçlu aleyhine ihtiyati haciz kararı alınamaz.
  • Borcun vadesinin gelmiş olması: Alacağın vadesi gelmemiş ise ihtiyati haciz istenemez. Ancak İcra İflas Kanununda düzenlendiği üzere vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

 

-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa

-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa

Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında alacaklı tarafından istenebilir duruma gelir.

İhtiyati Haciz Kararı Nasıl Alınır?

İhtiyati haciz kararı almak için alacaklı borçlunun ikamet ettiği yer mahkemesine bir dilekçe ile başvurur ve borçlunun mallarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini ister. Yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Mahkeme, borçluyu dinleyip dinlememekte serbesttir. Mahkeme borçluyu dinlemeden de ihtiyati haciz kararı verebilir. Mahkemenin ihtiyati haciz kararında şunlar yazılır;

  • Alacaklının ve icabında mümessilinin ve borçlunun adı, soyadı ve yerleşim yeri,
  • Haczin ne gibi belgelere müsteniden ve ne miktar alacak için konulduğu,
  • Haciz konulmasının sebebi,
  • Haciz olunacak şeyler,
  • Alacaklının zararın tazmini ile mükellef olduğu ve gösterilen teminatın nelerden ibaret bulunduğu yazılır.

İhtiyati Haciz Masrafları

Alacaklının talebi kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verildiğinde alacaklının yapılan takip ve dava sonucunda haksız çıkma ihtimaline karşı  %15 teminat alınmaktadır. Mahkemede kararlaştırılan teminat miktarının yatırılması kararın uygulanmasını engellemektedir.

İhtiyati Haciz Nasıl Yapılır?

İhtiyati haczin nasıl yapılacağı konusunda öncelikle mahkemeden ihtiyati haciz kararı alan alacaklı kararın yerine yerine getirilmesi için ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesine bildirim ve talepte bulunmalıdır.

Haczi icra eden memur bir tutanak düzenler. Bunda haczolunan şeyler ve kıymetleri gösterilir ve derhal icra dairesine verilir. İcra dairesi, ihtiyati haciz tutanağının birer suretini üç gün içinde haciz sırasında hazır bulunmayan alacaklı ve borçluya ve icabında üçüncü şahsa tebliğ eder

İhtiyati Haciz Süresi Kaç Gündür?

Alacaklı ihtiyati haciz kararının alınmasından itibaren 10 gün içerisinde icra dairesinden ihtiyati haciz kararının uygulanmasını istemelidir. Aksi durumda 10 gün içerisinde icra dairesine başvurulmazsa ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.

İhtiyati Haciz Kararına Nasıl İtiraz Edilir?

Borçlu ihtiyati haciz kararını temyiz edemez. Fakat borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; kendisininde bulunduğu hacizlerde haczin uygulanması, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde aynı mahkemeye müracaatla ihtiyati haciz kararına itiraz edebilir.

Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebepler çerçevesinde tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur.

Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı uygun görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.

İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.

İhtiyati Haciz Nasıl Kesinleşir?

Alacaklı ihtiyati haciz kesinleşmeden ihtiyati olarak haczedilen malların satılmasını ve bedelinden alacağının ödenmesini isteyemez.

İhtiyati haczin kesinleşmesi bakımından haczin dava veya takipten önce veya sonra konulmuş olmasına göre ikiye ayırarak incelemek gerekir;

  • Dava veya Takipten Önce Konulmuş Olan İhtiyati Haczin Kesinleşmesi: Alacaklı, borçluya karşı bir icra takibi yapmadan veya dava açmadan önce ihtiyati haciz kararı almış ve buna dayanarak borçlunun mallarına ihtiyati haciz koydurmuş ise yedi gün içinde borçluya karşı haciz veya iflas takip talebinde bulunmak veya bir alacak davası açmak zorundadır. Aksi halde ihtiyati haciz kalkar.
  • Dava veya Takipten Sonra Konulmuş Olan İhtiyati Haczin Kesinleşmesi:Alacaklı icra takibi başlatmış ancak takip kesinleşmeden önce haklarını tehlikede görmüş ve borçlunun mallarına ihtiyati haciz koydurmuş ise alacaklının artık yeni bir takip talebinde bulunmasına gerek yoktur.Alacaklı iflasa tabi borçlusuna karşı iflas takibi yaptıktan sonra da ihtiyati haciz yapılabilir.

Borçlusuna karşı bir alacak davası açmış olan alacaklı , davanın mahkemede görüldüğü sırada alacağın ödenmesini garanti altına almak için borçlunun mallarına ihtiyati haciz koydurmuş olabilir. Böyle bir durumda davanın sonuçlanmasına kadar ihtiyati haciz devam eder.

Ayrıca belirtmek gerekir ki ihtiyati hacizde iflas yolu ile takip şöyledir;

Alacaklı, iflasa tabi borçlusu aleyhine iflas yolu ile takipte bulunmuş veya iflas yolu ile takipte bulunduktan sonra borçlunun mallarını ihtiyaten haczettirmiş ise, aşağıdaki hükümler tatbik olunur. Borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini istemeye mecburdur. Borçlu ödeme emrine itiraz etmezse, bu durum hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun iflasına karar verilmesini istemeye mecburdur

İhtiyati Hacizden Dolayı Tazminat Davası

İhtiyati haciz koyduran alacaklı sonuçta haksız çıkarsa borçlunun ve 3. kişilerin bu sebeple uğradığı bütün zararlardan sorumludur. Alacaklının haksız ihtiyatı haciz talebi nedeniyle bundan olumsuz etkilenen borçlu alacaklıya karşı tazminat davası açma hakkına sahiptir.

Alacaklının tazminata mahkum edilebilmesi için gerekli şartlar;

  • Borçlunun malları için ihtiyati haciz kararı alınmış ve bu karar yerine getirilmiş olmalı
  • İhtiyati haciz koydurmuş olan alacaklı haksız çıkmalı
  • Borçlu veya üçüncü kişi malları üzerine ihtiyati haciz konulmasından ötürü zarara uğramış olmalı
  • Alacaklının kusurlu olması şart değildir, alacaklı kusursuz sorumludur.

Davada davalı haksız yere ihtiyati haciz koydurmuş alacaklı, davacı ise borçlu veya mallarına haksız olarak ihtiyati haciz konulmuş olan 3. kişidir.

İhtiyati hacizden dolayı tazminat davası genel mahkemelerde normal bir tazminat davası gibi  görülür.

İhtiyati Hacizden Dolayı Tazminat Davasında Zamanaşımı

Haksız ihtiyati hacizden dolayı tazminat davası bir yıllık zamanaşımına tabidir. 1 yıl dolduktan sonra haksız ihtiyati hacizden dolayı tazminat davası açılamaz. Davacı tazminat davasını kazanırsa lehine belirlenen tazminat miktarını alacaklının ihtiyati haciz kararı alırken yatırmış olduğu tazminattan olur.

İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbirin Farkı

İhtiyati haciz rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmemiş (yukarıda belirtilen bazı istisnalar dışında) bir para borcunun alacaklısı tarafından istenebileceği halde ihtiyadi tedbir paradan başka şeyler yani haklar, taşınırlar, taşınmazlar hakkında davalarda alınır. Yani esas fark ihtiyati haciz ihtiyati tedbirden farklı olarak sadece para alacakları için öngörülmüştür.

 

Borçlunun Alacaklıyı Zarara Uğratması

Borçlunun alacaklıyı zarara uğratması İcra İflas Kanununda alacaklısını zarara sokmak kastı ile mevcudunu eksiltme suçu olarak düzenlenmiştir. Borçlunun alacaklıyı zarara uğratması, haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,

  • Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak
  • Telef ederek
  • Kıymetten düşürerek
  • Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek
  • Asıl olmayan borçlar ikrar ederek

mevcudunu suni surette eksiltmesidir. Veya taşınmaz rehni kapsamında bulunan eklentinin taşınmaz dışına çıkarılması gerekir.Bu durumda icra suçu oluşur.

Borçlunun Alacaklıyı Zarara Uğratmasının Şartları

Borçlunun alacaklıyı zarara uğratmasında bu suçun oluşabilmesi için bazı şartlar gerçekleşmiş olmalıdır;

  • Alacaklıyı zarara sokma amacı: Borçlunun fiilini alacaklıyı zarara uğratma maksadıyla işlemiş olması gerekir. Borçlunun alacaklıyı zarara uğratması bakımından kastı bulunmalı yani borçlu kötü niyetli olmalıdır.
  • Aciz vesikası veya borçlunun alacağını alamadığının ispatı: Aciz vesikası, icrada alacaklı alacağının tamamını alamamış ise kalan miktar için kendisine verilen belgedir. Aciz vesikası ile bir yıl içinde yeniden ödeme emri tebliğine lüzum göstermeden takibin devamına imkan tanır. Bu aciz vesikasının kesin aciz vesikası olması gerekir geçici aciz vesikası borçlunun alacaklıyı zarara uğratması sebebiyle oluşan icra suçu oluşumu için yeterli değildir. Ancak aciz vesikası varsa veya alacaklı borçludan alacağını alamadığını ispat edebiliyorsa bu şart gerçekleşir.
  • Belirli sürelere uyulmalı: Borçlunun alacaklıyı zarara uğratmasında belirli süreler mevcuttur. Bu süreler;

-Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde,

-İflas takibinden veya doğrudan doğruya iflas hallerinde iflas talebinden önceki iki yıl içinde

-Konkordato mühleti veya iflasın ertelenmesi talebinden önceki iki yıl içinde ya da konkordato mühleti talebi veya iflasın ertelenmesi talebinden sonra işlemiş icra suçu olmalıdır.

Borçlunun Alacaklıyı Zarara Uğratmasında Ceza

Borçlunun alacaklıyı zarara uğratması suçunda dava açıldığı takdirde müşteki yani şikayet eden alacaklı veya alacaklılardır. Sanık ise alacaklısına zarar vermek amacıyla malvarlığını azaltan kimsedir. Alacaklı borçlunun aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, borçlu altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

İflas takibinden veya doğrudan doğruya iflas hallerinde iflas talebinden yukarıda belirtilen fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu fiiller başka bir suç oluştursa dahi bu hükümler uygulanır.

Konkordato mühleti veya iflasın ertelenmesi talebinden önceki iki yıl içinde ya da konkordato mühleti talebi veya iflasın ertelenmesi süresinden sonra belirtilen fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır.

Taşınmaz rehni kapsamında bulunan eklentinin rehin alacaklısına zarar vermek kastı ile taşınmaz dışına çıkarılması halinde, eklentinin zilyedi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur.

Borçlunun Alacaklıyı Zarara Uğratması Suçunda Şikayet Süresi ve Zamanaşımı

Borçlunun alacaklıyı zarara uğratması suçunda suç üzerinde şikayet üzerine takip yapılır ve suçun öğrenildiği günden itibaren üç ay içinde ve herhalde 1 yıl içinde şikayetin yapılması gerekir.

Borçlunun alacaklıyı zarara uğratması suçunda dava zamanaşımı, ceza davalarına özgü suç tarihinden itibaren yasada yazılı süre içinde sanığın yargılanmasının tamamlanması eğer yargılama tamamlanmazsa bu davanın düşmesidir. Borçlunun alacaklıyı zarara uğratması suçu zaman aşımı süresi 8 yıldır.

Borçlunun alacaklıyı zarara uğratması suçunda ceza zamanaşımı ise 10 yıldır. On yıl içinde sanığa ceza verilmedi ise 10 yıl dolduktan sonra sanığa ceza verilemez.

Borçlunun Alacaklıyı Zarara Uğratması Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Borçlunun alacaklıyı zarara uğratması suçu bir icra suçudur. İcra suçları için görevli mahkeme İcra Ceza Mahkemesidir. İcra suçları için yetkili mahkeme ise borçlunun yerleşim yeri mahkemesi veya suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Borçlunun Alacaklıyı Zarara Uğratması İle İlgili Yargıtay Kararı Örneği;

T.C.

YARGITAY

16. HUKUK DAİRESİ

E. 2013/2922

K. 2013/2926

T. 2.4.2013

ÖZET : Alacaklısını zarara uğratmak kastıyla mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklar hakkında, sanıkların yapmış oldukları taşınmaz devrinin gerçekten alacaklıları zarara uğratmak kastıyla yapılıp yapılmadığı,devrin muvazaalı olup olmadığı, sanıklar arasında borç ilişkisi olup olmadığı varsa bu borcun kaynağı araştırılarak hayali borç ikrarına dayanıp dayanmadığı tespit edilmeden beraat kararı verilmesi hatalıdır.

DAVA : Alacaklısını zarara uğratmak kastıyla mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklar … hakkında beraat kararı verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

KARAR : Şikayetçi vekilinin şikayet dilekçesinde sanık …’nin alacaklıları zarara uğratmak kastiyle 5396 ada 5 parselde kayıtlı 1 ve 5 nolu bağımsız bölümleri diğer sanık …’a devrettiğini iddia etmesi karşısında; bu devrin alacaklıları zarara uğratmak kastıyla yapılıp yapılmadığı, devrin muvazaalı olup olmadığı,sanık … arasında borç ilişkisi olup olmadığı varsa bu borcun kaynağı araştırılarak hayali borç ikrarına dayanıp dayanmadığı tespit edilmeden ve takibin iptaline karar verilmediği halde ortada geçerli bir takip bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi isabetsiz olup,

SONUÇ : Temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yedieminin Hukuki ve Cezai Sorumluluğu

Yedieminin Hukuki ve Cezai Sorumluluğu kapsamında yedieminin tanımı ve haciz sonrasındaki yedieminin hukuki ve cezai sorumluluklarını inceleyelim.

Yediemin Nedir?

Yediemin, haczedilen malın satışı gerçekleştirilinceye veya taşınır bir malın tahliyesi durumunda malın sahibi bulunana ya da sahibi teslim alana kadar muhafaza edilmek üzere teslim edildiği yerdir. Tedbir veya iflas durumunda da birden fazla kişi arasında hukuki durumu çekişmede olan mal üzerindeki mevcut durum sonuçlanana kadar bir yere emanet edilmesi gerektiği takdirde yediemine bırakılabilir.

İcra İflas Kanununa göre yediemin, haczedilen malın satışı gerçekleşinceye kadar muhafaza edilmek üzere teslim edilen kişidir.

Hacizde Yediemin

Haczedilen mallar, Adalet Bakanlığı tarafından yetki verilen gerçek veya tüzel kişilere ait lisanslı yediemin depolarında muhafaza edilir. Haczedilen malın yedieminde bulunduğu süre içinde ücretler Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenecek tarifeyle belirlenir.

Muhafaza altına alınmasına karar verilen mallar, depo görevlisi tarafından haciz mahallinde teslim alındıktan sonra giriş makbuzu düzenlenerek depoya alınır ve depo emanet kaydı yapılır.

Mallar teslim alınırken mevcut durumunu tam olarak yansıtacak şekilde fotoğrafı çekilir veya kamera kaydı alınır.

Teslim edilen malın haciz tutanağında yer alan nitelikleri taşıyıp taşımadığı, araç, makine veya elektronik cihazların çalışır durumda olup olmadığı, herhangi bir parçasının eksik bulunup bulunmadığı, araçların plaka, şasi ve motor numaralarının ruhsat bilgileri ile uyumlu olup olmadığı kontrol edilip tutanağa bağlanarak giriş makbuzuna eklenir. Haciz tutanağı ile giriş makbuzu arasında çelişki olması halinde haciz tutanağına itibar edilir.

Teslim alınan malın cins, tür, renk, marka, model, numara ve ölçü gibi benzerlerinden ayırmaya yeterli bütün nitelikleri ile dosya numarasını, tarafların isim ve unvanlarını gösteren barkot veya benzeri sistemler kullanılmak suretiyle üretilmiş bir etiket eşyaya yapıştırılır.

İcra dairesi, yedieminde bulunan ancak artık muhafazasına gerek kalmayan malı, uygun bir süre içerisinde geri almasını ilgililere bildirir. Belirlenen süre içerisinde eşya geri alınmazsa, icra müdürü icra mahkemesinin kararı ile taşınır malların satışına ilişkin kurallara göre bu mallar satılır. Satıştan elde edilen miktarla malın yedieminde durduğu süredeki ücreti ve satış giderleri ödenir. Satıştan artan miktar muhafaza edilir. Bu konuda sorun yaşanırsa icra mahkemesi tarafından basit yargılama usulüne göre çözülür.

Yediemin Otoparkı

Yediemin deposunun dışında yediemin deposundaki gibi aynı amaçla araçların konulduğu yediemin otoparkları mevcuttur.

Yediemin otoparkına araçlar genelde 2 sebeple çekilmektedir. Bunlar;

  • Aracın yanlış yere park edilmesinden ötürü aracın çekici tarafından kaldırılıp yediemin otoparkına getirilmesi
  • İcralık olan aracın zarar görmemesi için yediemin otoparkında bekletilmesi.

Herhangi bir sebepten dolayı borçlu olanlar ve borçlarını ödeyemeyenler, senetlerini ödemeyenler ya da iflas durumunda olan kişiler eğer otomobilleri varsa fiyatları bedelinden yedieminden otoparkına çekilirler. Bu otoparklardaki araçlar satışa açık artırma ya da genel olarak belirlenen bir fiyat üzerinden sunulmaktadır. Yapılan açık oturumlar neticesinde ihaleyi kazananlar satışa çıkan aracın sahibi olur.Her il ve ilçeye ait farklı farklı yediemin otoparkları mevcuttur.

Yediemin Ücreti

Depo işleticisine ödenecek ücret hesaplanırken malın depoda fiili olarak kaldığı tarihlerde yürürlükte olan ücret tarifeleri dikkate alınır. Lisans kapsamında kalan hizmetlerin yerine getirilmesine karar veren icra ve iflâs dairesi ve ilgili depo işleticisi Bakanlık tarafından belirlenen ücret tarifesine uymak zorundadır.

İcra ve iflâs daireleri tarafından depo işleticisine yapılacak olan ödemeler, depo işleticisi tarafından bildirilen banka hesabına aktarılmak suretiyle yerine getirilir.

İcra ve iflâs daireleri tarafından ücret tarifesine göre hesaplanıp bildirilen ücretin depo işleticisi tarafından doğrudan tahsil edilmesi halinde düzenlenen faturanın bir örneği dosyasına konulmak üzere icra dairesine gönderilir.

Depo işleticisi, icra ve iflâs dairelerinin belirlediği ücret dışında taraflardan ek bir ücret talep edemez.

İcra daireleri tarafından kayıtlarına haciz şerhi konulup kolluk birimleri tarafından yakalanarak gerçek veya tüzel kişilerce işletilen otoparklara çekilen araçların çekici ücretleri ile depo görevlisine teslimine kadar geçen süre içerisindeki otopark ücretleri de bu kapsamında değerlendirilir.

Yedieminin Hukuki Sorumluluğu

Yediemin, icraca haczolunup kendisine bırakılan malları icra dairesinden istendiği anda teslim aldığı şekilde iade etmelidir. Bu suretle eline bırakılan malların kendisine yüklenemeyecek bir sebepten dolayı telef veya ziyanı ispat edemeyen yediemin işletmesi hakkında ceza takibinden başka öncelikle tespit edilmiş olan kıymetler, hükme gerek kalmaksızın icra dairesince resen tazmin ettirilir.

Bu kıymetleri tazmin ile mükellef olanlar, icra dairesinin bu baptaki talep ve kararına karşı icra mahkemesine, şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.

Yediemindeki Malın Teslim Edilmesi

Yediemin depolarında muhafaza edilen mal, ilgili icra ve iflas dairesi veya adli birimin yazılı talimatı ya da kararı olmadıkça depodan çıkarılamaz. Yazıda veya kararda belirtilen şahsın kimliği tam olarak tespit edildikten sonra ve malın giriş makbuzundaki nitelik ve vasıfları taşıyıp taşımadığı belirlendikten sonra çıkış makbuzu düzenlenmek suretiyle mal teslim edilir. Çıkış makbuzunun bir sureti icra dairesine gönderilir. Muhafaza altına alınan malın icra dairesi tarafından bizzat teslimi gereken hallerde teslimat, icra memuru tarafından yerine getirilir.

Yediemindeki Mala Zarar Gelmesi veya Kaybolmasında Ceza Sorumluluğu

Yediemin, icra daireleri tarafından muhafazasına karar verilen mallar ile adli merciler tarafından teslim edilen diğer malları depoya kabul etmeli, teslim alınan malların korunmasında gerekli özeni göstermeli ve gereken tedbiri almalıdır.

Özellikle yediemindeki araçların kaybolması sık yaşanan bir sorundur.

Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Suçun konusunu oluşturan eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri veren veya bunun mümkün olmaması halinde bedelini ödeyen kişi hakkında verilecek cezaların beşte dördü indirilir.

Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan malın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmasına veya bozulmasına neden olan kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır.

Bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma kapsamında elkonulan eşyayı amacı dışında kullanan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

İcra Satışlarında İhalenin Feshi Davası

İcra Satışlarında İhalenin Feshi Davası konusundan evvel ihalenin tanımı yapılmalıdır.İhale, bir işi ya da bir malı birçok isteyen kişi arasından en uygun koşullarda almayı ya da yapmayı kabul edene vermektir. Ancak ihale için icra yoluyla satışı yapılan gayrimenkul ya da menkulun yani taşınır veya taşınmazın usule uygun bir satışa tabi olmadığı yönünde yapılacak şikayet ile ihale iptal edilebilir. Bu durum ihalenin feshidir. İhalenin feshi İcra İflas Kanununda düzenlenmiştir. İhalenin feshi için gerekli sebeplere dayanarak ihalenin feshi davası açılması gerekir.

İcra Satışlarında İhalenin Feshinin Sebepleri

İhalenin feshi için bazı sebeplerin olması gerekir. İhalenin feshinin sebepleri şunlardır;

İcra Satışlarında İhaleye Hazırlık Aşamasındaki İhalenin Fesih Sebepleri

  • Satış ilanının ilgili kişilere tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz bir tebliğ gerçekleşmesi ya da ilanın vekil varken asile tebliğ edilmesi
  • Satışa esas alınan kıymet takdirinin üzerinden 2 yıldan fazla süre geçmesi
  • Satışın süresinde istenmemesi nedeniyle haczin kalkmış olması ya da takibin düşmesi
  • Taşınmazlara ilişkin satışlarda ilan tarihi ve satış tarihi arasında 1 aydan kısa süre olması

İcra Satışlarında İhalenin Yapıldığı Zaman Oluşan İhalenin Fesih Sebepleri

  • İhalenin satış ilanında belirtilen yerden başka yerde yapılması
  • İhalenin belirtilen gün ve saat dışında başka zamanda yapılması
  • İhalede satış işlemi yapılırken tellal bulunmaması
  • İhalede satış bedelinin muhammen bedelin (ihale ile satışı yapılacak olan taşınır veya taşınmaz malın piyasa koşullarına göre belirlenen piyasa değeri) %50’si ile paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını karşılamaması

İcra Satışlarında İhaleye Fesat Karıştırılması

İhalenin yapılması için dürüstlük kuralları ile bağdaşmayan ihaleye katılımın engellenmesi, ihalenin normal değerinde satılmasını engelleyen her türlü hareketle ihaleye fesat karıştırılmış olur.Alıcının Taşınmazın Önemli Nitelikleri Hakkında Hataya Düşürülmüş Olması

Satılan malın ilanda gösterilen nitelikleri taşımaması halinde alıcı yanıltılmış olur. Alıcının taşınmazın önemli nitelikleri hakkında hataya düşürülmüş olmasına örnek olarak ihale ile satışa çıkarılan ev satış ilanında 110 m²(metrekare) gösterilirken evin gerçekte 90 m² olması gibi.

İcra Satışlarında İhalenin Feshi Davası Nasıl Açılır?

İhalenin feshi davası, ihalesi yapılan taşınır veya taşınmaz mal için şikayet yolu ile ihalenin feshinin istenmesi halinde açılır.  Davayı açmaya yetkili kişiler şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren 7 içinde ihalenin feshini isteyebilirler. Ancak bazı istisnai hallerde şikayet süresi usulsüzlüğü öğrenme tarihinden itibaren başlar. Bu haller;

  • Satış ilanının tebliğ edilmemiş olması
  • Satılan malın esaslı vasıflarında hata olması
  • İhalede fesat bulunması

hallerinde şikayet süresi için 7 gün sınırlaması yoktur. Ancak şikayet süresi, ihlalden itibaren 1 yılı da geçemez. Bu belirlenen sürelerin geçmesiyle ihalenin feshi istenemez.İhalenin feshi talebi üzerine 20 gün içerisinde duruşma yapılarak karar verilir. İhalenin feshi davasının tarafları ihalenin feshi sebeplerini her türlü delille ispat edebilirler.

İcra Satışlarında İhalenin Feshi Davasını Kimler Açabilir?

Taşınır ve taşınmazlar için ihalenin feshi davasını açabilecek kişileri ayrı ayrı belirtmek gerekir;

İcra Satışlarında Taşınmaz satışlarında ihalenin feshi davasını açabilecekler;

  • Satış isteyen alacaklı
  • Borçlu
  • Tapu sicilindeki ilgililer
  • Pey sürmek (ihale ile satılan mal için önceden bir miktar para vermek ya da önermek) suretiyle ihaleye katılanlar

İcra Satışlarında Taşınır satışlarında ihalenin feshi davasını açabilecekler;

  • Satış isteyen alacaklı
  • Borçlu
  • Pey sürmek suretiyle ihaleye katılan

Yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler.

İcra Satışlarında İhalenin Feshi Davası Ne Kadar Sürer?

‘İhalenin Feshi Davası Ne Kadar Sürer?’ sorusu ihalenin feshi davası ile ilgili en sık sorulan sorulardandır. İhalenin feshini talep etme süresi ihalenin yapıldığı tarihten itibaren 7 gündür. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü öğrendiği kabul edilir. Bu 7 günün sonunda ihalenin feshi talep edilmemiş ise ihale kesinleşir. Ancak yukarıda da belirttiğimiz üzere bazı istisnai hallerde bu süre 1 yıl olabilmektedir.

İhalenin feshi talebi üzerine tetkik icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve mahkemenin yetkisizliği gibi herhangi bir sorun olmadığı takdirde taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Ancak ihalenin feshi davasının ne kadar süreceği ile ilgili öngörülemeyen hallerde ‘ihalenin feshi davası ne kadar sürer?’ sorusunun cevabı için kesin bir şey söylenememektedir.

İcra Satışlarında İhalenin Feshi Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

İhalenin feshi davasında görevli mahkeme İcra Mahkemesidir. Yetkili mahkeme şikayete konu olan ihaleyi yapan icra dairesinin bulunduğu yerdeki İcra Mahkemesidir.

Ortaklığın giderilmesi yoluyla yapılan satışta ise ortaklığın giderilmesi kararını veren Sulh Hukuk Mahkemesi görevli ve yetkilidir.

İhalenin feshine ilişkin şikâyet görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesi veya mahkemeye yapılırsa, icra mahkemesi veya mahkeme evrak üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir. Bu kararlar kesindir.

İcra Satışlarında İhalenin Feshinin Reddedilmesi

Hakim tarafından ihalenin feshi istemi reddedilirse, icra mahkemesi ihalenin feshini isteyen tarafa feshi istenilen ihale bedelinin %10’u oranında adli para cezasına mahkum eder. Konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, oran %20 olarak uygulanır

Ancak her halükarda işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz.

İcra Satışlarında İhalenin Feshinin Sonuçları

İhale kesinleşmedikçe ihale bedeli alacaklılara ödenmez.

İcra müdürü, ödenen ihale bedeli ile ilgili olarak, ihalenin feshine yönelik şikâyet sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar para bankalarda nemalandırılır. İhalenin feshine ilişkin şikâyetin kabulüne veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine, ihale bedeli nemaları ile birlikte hak sahiplerine ödenir.

İhalenin feshi kararı kesinleştiği takdirde ihaleye konu olan mal talep üzerine icra dairesi tarafından yeniden satışa çıkarılır.

Rehin Nedir? Rehinli Malın İcra Takibi ve Satışı

Rehin nedir? Rehinli malın icra takibi ve satışı üzerinde önemle durulan ve günlük hayatta hukuki olarak sıkça başvurulan bir yoldur. Rehinli taşınmazın takip süreci ve takip durumunda itirazlara ilişkin İcra İflas Kanunu açık hükümler getirmiştir.

Rehin Nedir?

Bir alacağa teminat olarak, alacağın tahsil edilememesi durumunda bunun için alacaklıya verilen eşya veya haktır. Böylece alacaklıya verilen şey rehin veya diğer adıyla merhundur. Rehin, alacaklıya yapılacak ödemeyi belirli bir şey üzerinde teminat altına almayı sağlayan sözleşmedir.

Rehin İle İpotek Arasındaki Fark

Rehin ve ipotek halk arasında birbirine karıştırılabilen kavramlardır. Bu noktada rehin ile ipotek arasındaki fark arasındaki ayrıma değinmek gerekir.

Rehin, bir alacağa teminat olmak amacıyla, alacağın tahsil edilememesi durumunda alacaklıya verilen eşya veya haktır. Rehin hakkı taşınır ve taşınmaz mallar için kurulabilir. Taşınmazlar için kurulan rehin hakkına ise ipotek denir.

Taşınmaz rehni, ancak ipotek, ipotekli borç senedi veya irat senedi şeklinde kurulabilir.

İpotekle ilgili daha detaylı bilgi için Farah Hukuk internet sayfasındaki ‘İpotek Nedir? İpotekli Malın Satışı’ makalesini inceleyebilirsiniz.

Yazımızın geri kalan kısmında taşınır rehni üzerinden anlatmaya devam edeceğiz.

Rehin Çeşitleri

Taşınır rehninin Türk Medeni Kanununda düzenlendiği üzere çeşitleri vardır. Bu rehin türleri özel olarak düzenlenmiştir;

  • Teslim koşullu taşınır rehni
  • Hapis hakkı
  • Hayvan rehni
  • Bir sicile tescili zorunlu taşınır malın rehni
  • Alacak ve diğer haklar üzerindeki rehin hakkı
  • Rehin karşılığında ödünç para verme işleri ile uğraşanlarla yapılan rehin
  • Rehinli tahvilat

Medeni Kanunun dışında bazı tüzük ve yönetmeliklerde taşınır rehni türleri belirtilmiştir;

  • Ticari işletmenin rehni
  • Gemi ipoteği
  • Hava aracı ipoteği
  • Maden cevherinin rehni
  • Tarım kredi kooperatiflerinin, kredi alan ortakların, kredilerine karşılık gösterdikleri ürünleri, hayvanları ve üretim ile ilgili her türlü makine ve araçları üzerindeki yasal rehin hakkı.  
  • Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki  Kanun gereğince, devletin bar, otel, han, pansiyon, çalgılı yerler, sinemalar, oyun ve dans yerleri vs. içinde bulunan eşya ve malzeme üzerinde, buraların işletilmesinden doğan kamu alacakları nedeniyle sahip olduğu rehin hakkı

Taşınır Rehninin Kapsamı

Taşınır rehninin kapsamı Türk Medeni Kanununun 946. maddesinde düzenlenmiştir;

  • Asıl alacak (sözleşmede öngörülen ana para alacağı)
  • Sözleşme faizleri
  • Gecikme (temerrüt) faizleri
  • Takip giderleri

Rehnin Sona Ermesi

Taşınır mallar için rehin, mal üzerindeki fiili hakimiyetin devri yani zilyetliğin devri ile yapılabilir. Taşınır rehni, alacaklının zilyet olmaktan çıkması ve onu zilyet olan üçüncü kişiden geri alamaz hale gelmesiyle son bulur. Taşınır, alacaklının rızasıyla fiilen yalnız rehnedenin hakimiyeti altında bulunduğu sürece rehnin hükümleri askıda kalır.

Alacağın ödenmesi suretiyle veya başka bir sebeple rehin hakkı sona erince alacaklı, rehinli taşınırı hak sahibine geri vermekle yükümlüdür.Alacaklı, alacağının tamamını almadıkça rehinli taşınırı veya bir kısmını geri vermek zorunda değildir.

Borçlu borcun tamamını ödemekle yükümlüdür. Alacaklı alacağı tamamen karşılanana kadar rehni  devam ettirebilir. Borcun ödenmesinde sorun olması halinde, alacaklı rehin edilen eşyanın nakde çevrilmesini ve alacağın karşılanmasını talep edebilir.Alacaklı, ödenmeyen alacağının rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ödenmesini isteyebilir.

Rehnin Paraya Çevrilmesi Yolu ile İcra Takibi

Taşınır rehninin paraya çevrilmesi İcra İflas Kanununda özel olarak düzenlenmiştir;

Rehnin Paraya Çevrilmesi Yolu İle İcra Takibi ile alacağını tahsil edemeyen alacaklı ilamlı veya ilamsız olarak yasal süreci başlatır. İlamlı ve ilamsız icra takibinin farkı ilamlı icra takibinde mahkemeden ilam alınarak icra yoluna gidilir, ilamsız icra takibinde ise alacaklı herhangi bir mahkeme ilamına gerek olmaksızın doğrudan yetkili icra dairesine başvurarak borcunu ödemeyen borçlu için ödeme emri çıkartılır.

 

Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İlamlı İcra Takibi

İlamlı takip bir mahkemede dava açılıp mahkeme hükmü ve ilama dayanarak başlatılan takiptir. Taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte de alacaklının bir mahkemede dava açıp bir ilam elde etmesi ve bu ilama istinaden de alacağını icra takibine konu etmesi söz konusudur.

Takip talebi

Alacağı taşınır rehni ile sağlanmış alacaklı, takip talebi icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılır. Takip talebinde rehnin ne olduğunu ve rehnin üçüncü şahıs tarafından verilmiş veya rehnin mülkiyeti üçüncü şahsa geçmiş ise onun ve merhun üzerinde sonra gelen rehin hakkı mevcut ise bu hakka sahip olan şahsın ismini de bildirir.

İcra Emri

Takip açıldıktan sonra borçluya icra emri gönderilir. İcra emrine göre borçlu 7 gün içinde borcunu ödemez veya bu süre içerisinde icranın geri bırakılması kararı getirmez ise rehnedilen taşınırın satışı aşamasına geçilir.

 

Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İlamsız İcra Takibi

 

İlamsız takip, öncesinde bir mahkemede dava açılıp ilam edilmek zorunda olunmayan takiptir. Taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip hususunda alacaklı doğrudan icra dairesine başvurur. Alacaklı söz konusu takip yoluna başvurmak için daha önce bir mahkemede dava açıp bir ilam elde etmek zorunda değildir. Bu durumdaki alacaklının talep ettiği alacağını herhangi bir belgeye dayandırılması da zorunlu değildir.

Dolayısı ile rehin alacaklısı ilamsız takip yolu ile rehin konusu şeyin paraya çevrilmesini ve bu paradan da  kendi alacağının tahsil edilmesi talep edebilir.

Ödeme emri

Takip talebi üzerine, icra dairesi, keyfiyeti merhun üzerinde sonra gelen rehin hakkı sahibine bir ihbarname ile bildirir ve borçlu ile rehin maliki üçüncü şahsa aşağıdaki kayıtlara uygun olmak üzere birer ödeme emri gönderir:

  • Ödeme müddeti onbeş gündür.
  • Yedi gün içinde itiraz olunmaz ve 1 numaralı bentte yazılı müddet içinde borç ödenmezse rehnin satılacağı bildirilir.

Ödeme emrine itiraz

İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur. Ancak;

  • Rehin hakkına açıkça itiraz edilmemiş ise, alacaklının rehin hakkı takip safhası içinde artık tartışma konusu olamaz.
  • Sırf rehin hakkına itiraz olunduğu takdirde, alacaklı, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipten vazgeçerek, takibin haciz yolu ile devamını isteyebilir. Bu takdirde, borçluya mal beyanında bulunması için yedi gün mühlet verilir.

Rehnin Paraya Çevrilmesi Yolu İle Satış Süreci

Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı ve ilamsız icra takibinde yukarıda belirtilen aşamalardan sonra rehnin paraya çevrilmesi yolu ile satış sürecine geçilir. Rehin olan malın satışı aşamasında ilamlı ve ilamsız icra takibi için aynı koşullar geçerlidir.

Satış Süresi

Alacaklı, ödeme veya icra emrinin borçluya tebliğinden itibaren 6 ay içinde satış talep etmelidir. 6 ay içinde satış talep edilmez ise rehinli taşınırın paraya çevrilmesi yoluyla takip düşer. 6 ay içerisinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali kararlarının kesinleşmesine kadar geçecek süre hesaplanmaz. Alacaklı bu 6 ay içerisinde satış giderlerini peşin olarak ödemelidir.

Taşınır mallar satış talebinden nihayet iki ay içinde satılır. Yetişmemiş mahsuller, borçlunun muvafakati olmadıkça satılamaz. Alacaklı talep etmeden borçlunun talebiyle de satış yapılabilir. İcra memuru kıymeti süratle düşen veyahut muhafazası masraflı olan malların satılmasına her zaman karar verebilir.

Satış Hazırlıkları

Satış açık artırma ile yapılır. Birinci ve ikinci artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat daha önceden ilân edilir. İlanın şekli, artırmanın tarzı, yer ve günü ve gazete ile yapılıp yapılmayacağı icra memurluğunca alakadarların menfaatlerine en muvafık geleni nazarı dikkate alınarak tayin olunur. İlânın yurt düzeyinde yayımlanan bir gazete ile yapılmasına karar verilmesi hâlinde bu ilân satış talebi tarihinde tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biriyle yapılır.

Birinci Açık Artırma

Açık artırmaya elektronik ortamda teklif verme yoluyla başlanır. Elektronik ortamda teklif verme, birinci ihale tarihinden on gün önce başlar, ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer.

Birinci ihale icra memuru tarafından, ilanda belirlenen yer, gün ve saatte, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif üzerinden başlatılır. Satışa çıkarılan mal üç defa bağırıldıktan sonra, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif de değerlendirilerek, en çok artırana ihale edilir. Artırma bedelinin malın tahmin edilen bedelinin %50 ’sini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı (önceliği) olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerekir. Birinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı miktara ulaşılmazsa satış icra memuru tarafından geri bırakılır.

İkinci Açık Artırma

İkinci ihalede elektronik ortamda teklif verme birinci ihaleden sonraki beşinci gün başlar, en az on gün sonrası için belirlenecek ikinci ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer. Elektronik ortamda verilecek teklifler haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin %50’sinden az olamaz; teklif vermeden önce, haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde teminat gösterilmesi zorunludur. İkinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı şartlar gerçekleşmezse satış talebi düşer.

Ödeme Usulü

Satış peşin para ile yapılır. Ancak icra memuru müşteriye yedi günü geçmemek üzere bir mühlet verebilir. Daire dışında tahsil edilen paralar en geç tahsilatın yapıldığı günü takip eden ilk iş günü çalışma saati sonuna kadar banka hesabına yatırılmak üzere, icra veya mahkeme kasalarında muhafaza edilir. Satılan mal ihale kesinleşmeden teslim olunmaz.

İhaleye katılıp daha sonra ihale bedelini yatırmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri, teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen sorumludurlar. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur. Bu fark, varsa öncelikle teminat bedelinden tahsil olunur.

Açık Artırma ve Pazarlık Usulü

Satış talebinin gerçekleştirilmesinin ardından taşınır malların açık artırmayla satışına başvurulur. Bazı istisnai hallerde satış pazarlık usulüyle yapılabilir;

  • Bütün alakadarlar isterse,
  • Borsa veya piyasada fiyatı bulunan kıymetli evrak veya diğer mallar için o günün piyasasında mukarrer fiyat teklif edilirse,
  • Artırmada maden kıymetini bulmamış olan altın ve gümüş eşyaya bu kıymet verilirse,
  • İcra memuru kıymeti süratle düşen veyahut muhafazası masraflı olan malların satılmasında
  • Mahcuz malın tahmin edilen değeri bir milyar lirayı geçmezse.

Rehinli malın satış miktarı alacakların ödenmesine yetmiyorsa icra müdürü bir sıra ve pay cetveli düzenler ve paylaştırmayı bu cetvele göre yürütür.

Sıra Cetveli

Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetveli yapar. Alacaklılar iflas halinde hangi sıraya girmeleri lazım geliyorsa o sıraya kabul olunurlar. Bununla beraber ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih haciz talebi tarihidir. Sıra cetvelinin birer sureti icra dairesi tarafından alakadarlara tebliğ edilir. Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel münderecatına (içindekilere) itiraz edebilir. Dava basit yargılama usulüyle görülür. İtiraz alacağın esas ve miktarına taalluk etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoluyla icra mahkemesine arz olunur.

Rehin Açığı Belgesi

Alacaklının satış talebinden sonra takdir edilen ve kesinleşen kıymete göre merhunun alacağı karşılamayacağı anlaşılırsa, alacaklının talebi üzerine kendisine açık kalan miktar için bir muvakkat rehin açığı belgesi verilir. Alacaklı, bu belgeye dayanarak borçlunun diğer mallarının haczini icra memurundan taleb edebilir ve diğer alacaklıların haczine iştirak edebilir. Bu takdirde alacaklı,rehnin satışı neticesinde, alacağının tahsil edilemeyen kısmını borçlunun diğer mahcuz mallarından rüçhansız (önceliği olmadan) olarak alır.

Tescil

Taşınırlarda rehinli malın paraya çevrilmesi yoluyla satışı genel olarak taşınırın zilyetliğinin yani fiili hakimiyetinin teslimi ile son bulur. Rehinli malın yedieminde olması durumunda taşınır olan rehinli malın tescil edilmesi gerekir. Bu kapsamda bir sicile tescili zorunlu taşınır mallarda icra ile satılan aracın tescilinde İcra Müdürlüğü satış yazısı düzenleyerek satış belgesi suretini ilgili tescil şubeye göndermesi gerekir.

Satış Durumunda Alınan Harç ve Vergiler

Harç, yapılan hizmet karşılığı olarak Devletin aldığı paradır. Rehinli malın satışında, icra hukuku kapsamında bütün harç ve masraflar borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunur. İcra müdürlüğünün belirleyeceği günün yönetmeliklerindeki harçlar tahsil edilir.

İpotek Nedir? İpotekli Malın İcra Takibi ve Satışı

İpotek Nedir? İpotekli Malın İcra Takibi ve Satışı süreci kullanıcıların sıklıkla sorduğu sorulardandır. İpotekli taşınmazın takip süreci ve takip durumunda itirazlara ilişkin İİK açık hükümler getirmiştir.

İpotek Nedir?

İpotek, doğmuş veya ileride doğması muhtemel olan bir borcun ödeneceğine dair güvence olarak, borç ödenince kaldırılmak suretiyle, borçlunun belirlediği taşınmaz üzerinde alacaklı lehine tapu siciline işlenen kayıttır. Türk Medeni Kanunun 881. maddesinde ipotek düzenlenmiştir. Hâlen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir.

İpoteğin Geçerlilik Şartları

  • İpotek koydurma banka veya bir kişi tarafından gerçekleştirilebilmektedir. Genellikle uygulamada bankalardan kredi çekilmesi halinde taşınmaz üzerine ipotek konulmaktadır.
  • Yalnızca tapuya kayıtlı taşınmaz hakkında ipotek kurulabilir.
  • Teminat altına alınacak alacağın mutlaka para borcu olması gerekmez. Bir şey üzerinde yapma, yapmama durumunda para dışında bir şeyin verilmesi de ipotekle teminat altına alınabilir.
  • Teminat miktarı Türk parası olarak gösterilmelidir.
  • İpoteğin doğması için, tapu kütüğüne geçerli bir tescilin yapılması gerekir.
  • Şarta bağlı veya şartsız, belirli veya belirsiz, her türlü alacağın hatta ileride doğacak ve doğması yalnız imkan dahilinde olan alacaklar da ipotek altına alınır.

İpoteğin alacaklıya sağladığı güvencenin kapsamına şunlar girer;

  • Ana para,
  • Takip giderleri ve gecikme faizi,
  • İflâsın açıldığı veya rehnin paraya çevrilmesinin istendiği tarihe kadar muaccel olmuş üç yıllık faiz ile son vadeden başlayarak işleyen faiz. Daha önce belirlenmiş olan faiz oranı, sonradan gelen alacaklıların zararına olarak artırılamaz

İpotek İle Rehin Arasındaki Fark

İpotek ve rehin halk arasında birbirine karıştırılabilen kavramlardır. Bu noktada iki kavram arasındaki ayrıma değinmek gerekir.

Rehin, bir alacağa teminat olmak amacıyla, alacağın tahsil edilememesi durumunda alacaklıya verilen eşya veya haktır. Rehin hakkı taşınır ve taşınmaz mallar için kullanılır. Taşınmazlar için kurulan rehin hakkına ise ipotek denir.

Taşınmaz rehni, ancak ipotek, ipotekli borç senedi veya irat senedi şeklinde kurulabilir.

Taşınır rehni ile ilgili daha detaylı bilgi için Farah Hukuk internet sayfasındaki ‘Rehin Nedir? Rehinli Malın İcra Takibi ve Satışı’ makalesini inceleyebilirsiniz.

İpotek Çeşitleri

İpotek çeşitleri kanuni ve akdi ipotek olmak üzere ikiye ayrılır. Akdi ipotek kendi arasında borcun miktarının belirli olup olmamasına göre ikiye ayrılır. Bunlar;

Kanuni İpotek  : Kanundan doğan bir haktır. Kanunî ipotek haklarının doğumu, aksi kanunda öngörülmüş olmadıkça, tapu kütüğüne tescil edilmelerine bağlı değildir.  

Aşağıdaki alacaklılar, kanunî ipotek hakkının tescilini isteyebilirler:

  • Satıştan doğan alacağı için satılan taşınmaz üzerinde satıcı,
  • Elbirliği ortaklığına giren taşınmazlarda paylaşmadan doğan alacakları için birlikte mirasçı olanlar veya diğer elbirliği ortakları,
  • Bir taşınmaz üzerinde yapılan yapı veya diğer işlerde malzeme vererek veya vermeden emek sarf ettikleri için malzeme ve emek karşılığı olarak malik veya yükleniciden alacaklı olan alt yüklenici veya zanaatkârlar.

Alacaklıların, bu kanunî ipotek hakkından önceden feragat etmeleri geçerli değildir.

Akdi İpotek: Mevcut bulunan ya da ileride ortaya çıkması muhtemel olan alacağın teminatını sağlamak için taraflar arasında düzenlemenin sözleşmeyle yapılmasıdır. Akdi ipotek kendi arasında ana para ipoteği ve üst sınır ipoteği olarak ikiye ayrılır;

Ana Para İpoteği;

Kesin borç ipoteği de denilen ana para ipoteği  tutarı belli olan alacak için düzenlenen ipotektir. Önceden belirlenmiş bir para için düzenlenmiş olduğundan ödemede gecikilmesi halinde temerrüt faizi ve alacağın tahsili için yapılan masraflar da eklenir. Kesin borç ipoteğinde ipotek akit tablosunda belirtilen ana alacaktan başka yukarıda belirtilen ipoteğin alacağı sağladığı güvence kapsamında belirtilen takip giderleri ile faiz ve diğer ferileri de teminat kapsamına girmektedir.

Üst Sınır İpoteği;

Maksimal ipotek de denilen üst sınır ipoteği alacağın değişken olması yani belirli, net bir alacağın olmaması halinde yapılan ipotek işlemleridir. Alacak miktarı kesin olarak belirli olmadığı için bir maksimum tutar belirlenir ve ipotek bu tutar üzerinden konulur.

Yukarıda belirtilen ipoteğin alacağı sağladığı güvence kapsamında belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan toplam borç miktarı, bu tür ipotekte tarafların ipotek tesis edilirken rızaları ile tespit edilen bu limiti aşması mümkün değildir.

İpotek Nasıl Konulur?

Taşınmaz üzerine ipotek konulması için tapu siciline ipotek şerhi düşülmelidir. İlk olarak ipoteğin konulabilmesi için yazılı bir şekilde beyanda bulunulmalıdır. Yazılı beyan ise dilekçedir. İpotek talebi dilekçesinde; ipotek bedeli, ipotek süresi, ipotek derecesi, ipotek oluşturacak kişinin kimlik bilgileri ve ipotek koyacak kişi tüzel kişi ise unvanı gibi bilgilerin yazılması gerekir.

Dilekçe hazırlandıktan sonra Tapu Sicil Müdürlüğüne başvuruda bulunulur.

İpotek işlemi için gerekli olan belgeler;

  • İpotek edilecek taşınmaz mala ait tapu senedi
  • Alacak ve borçlunun veya yetkili temsilcilerinin nüfus cüzdanı
  • Alacak ve borçlunun vesikalık fotoğrafı
  • İpotek işlemi temsilci ile gerçekleştiriliyor ise temsilcinin bu işlemi yapmaya dair yetkisi olduğunu gösteren vekaletnamesi
  • İpotek konulacak taşınmazın belediyeden alınmış emlak beyan değer vergisi ve kat mülkiyeti kurulmuş olan taşınmazlarda Dask poliçesi.

Evraklar toplanıp ilgili merciye başvurulacak, gerekli merci de değerlendirme yaparak ipoteğin konulup konulmamasına karar verecektir.

İpotek Masrafları Ne Kadar?

İpotek işlemleri tapu müdürlükleri tarafından gerçekleştirilir. Bu işlemler sırasında harç bedeli vardır. Bu harcın adı ipotek harcıdır.

  • İpotek işlemi yoluyla elde edilen borç miktarı üzerinden harç oranı binde 4,55)
  • İpotek edilmiş gayrimenkullerden birisinin çıkarılıp yerine başka bir gayrimenkulün işlenmesi durumunda veya işlemde bulunan gayrimenkule ek olarak başka bir gayrimenkul işleme alındığında borç miktarı üzerinden harç oranı binde 4.55
  • İpotek derecelerinde sonradan değişiklik talep edilmesi durumunda borç miktarı üzerinden binde 2.27

İpotek Nasıl Kaldırılır?

‘İpotek Nasıl Kaldırılır?’ ipotekle ilgili en sık sorulan sorulardandır. İpoteğin kaldırılması için öncelikle taşınmaz üzerine ipotek konulmasını gerekli kılan borcun tamamıyla ödenmiş olması gerekir. Borcun ödenmiş olması halinde ipotek fekki yani ipoteğin kaldırılması yazısı alınmalı ve bu yazı ile Tapu Sicil Müdürlüğüne gidilmelidir. Müdürlük ipotek fekki ile ilgili incelemeler yapacak eğer uygun görürse taşınmaz üzerindeki ipotek şerhi silinecek ve ipotek kalkacaktır. Ancak ipoteği kaldırmak için de tapu müdürlüğünde belli bir harç ödenmesi gerekir. Diğer işlemlerin tamamlanması harcın yatırılması ile taşınmaz üzerindeki ipotek kalkar.İpotek belirli bir süre için kurulmuş olsa da sürenin bitmesiyle resen kaldırılamaz. Yani her halükarda ipoteğin kaldırılması için gerekli işlemlerin yapılması gerekir.

İpoteğin Kaldırılması Davası

İpoteğin kaldırılması için borç ödenmiş olmasına rağmen ipotek kaldırılmamış olabileceği gibi bazı hallerde borcu ödeyen kişiler de ipoteği kaldırmayı unutabilmektedir. Böyle sorunlar da göz önüne alındığı takdirde en uygun yol dava açılarak ipoteğin kaldırılmasıdır. İpoteğin kaldırılması davası açıldığında tapu belgesinin alınması da talep edilmelidir. Çünkü genellikle borç ödenirse de ipotek kalkmamakta ve tapu belgesi alınmamaktadır. Dava açıldığında her iki talep de yerine getirilebilir. İpoteğin kaldırılması davası ile ilgili daha detaylı bilgi için Farah Hukuk internet sitesindeki ‘İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Davası Nasıl Açılır?’ makalesini inceleyebilirsiniz.

İpotekli Malın İcra Takibi ve Satış Süreci

İpoteğin paraya çevrilmesi İcra İflas Kanununda özel olarak düzenlenmiştir.

İpotekli malın satışı mümkündür. Taşınmazın üzerinde ipotek bulunması, taşınmazın satışına engel değildir. Satış için taşınmaz malın ipotek alacaklısının izninin alınmasına gerek yoktur.

Türk Medeni Kanunu 888. maddeye göre ‘İpotekli taşınmazın devri, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, borçlunun sorumluluğunda ve güvencede bir değişiklik meydana getirmez.’ Kanun maddesiyle de belirtildiği üzere ipotekli taşınmazın el değiştirmesi yani üçüncü kişiye devredilmesi taşınmaz üzerinde ipoteğe etki etmez. Yine borcun ödenmemesi halinde ipotek alacaklısı ipoteğin paraya çevrilmesini talep edebilir ve takip başlatarak borç ödenebilir.

Yeni malik borcu yüklendiği takdirde alacaklı, kendisine başvurma hakkını saklı tuttuğunu bir yıl içinde yazılı olarak önceki borçluya bildirmezse, borçlu borcundan kurtulur.  Yani ipotek alacaklısının taşınmazın üçüncü kişiye devrinden itibaren 1 yıl içerisinde eski malike borçtan sorumluluğunun devam ettiğine dair bildirimde bulunması gerekir.

İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu ile İcra Takibi

İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle İcra Takibi ile alacağını tahsil edemeyen alacaklı ilamlı veya ilamsız olarak yasal süreci başlatır. İlamlı ve ilamsız icra takibinin farkı ilamlı icra takibinde mahkemeden ilam alınarak icra yoluna gidilir, ilamsız icra takibinde ise alacaklı herhangi bir mahkeme ilamına gerek olmaksızın doğrudan yetkili icra dairesine başvurarak borcunu ödemeyen borçlu için ödeme emri çıkartılır.

  • İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle İlamlı İcra Takibi (İcra Emri):İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde, önce mahkemeden bir ilam alınarak buna özgü takip yolu izlenir.

Takip Talebi

Taşınmaz ipotek alacaklısı, yetkili veya taşınmazın bulunduğu yer icra dairesine elindeki ipotek belgesinin akit tablosunun tapu idaresince verilmiş resmi bir örneğini ibrazla alacağın miktarını bildirir. Takip talebi icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılır.

İpotek sözleşmesinin tarafları veya ipotekli taşınmazı daha sonra satın alanlar ya da bunların halefleri, tapu sicili müdürlüğüne yurt içinde bir tebligat adresi bildirmek zorundadırlar. Aksi takdirde ilgililerin tescil talebi, tapu sicili müdürlüğünce reddolunur. Adresin değiştirilmesi tapu sicil müdürlüğüne bildirilmesi hâlinde sonuç doğurur. Yeni adresin bildirilmemesi hâlinde tebligatların eski adrese ulaştığı tarih tebellüğ tarihi sayılır.

İcra emri

İcra memuru, ibraz edilen akit tablosunun (ipotek akit tablosu; tapuda ipoteğin kuruluş işlemleri sırasında, tapu memuru tarafından yapılır. İpoteğin durumuna ilişkin bilgiler içeren resmi bir senet türüdür. İpotek veren kişinin sorumluluğu, ipotek akit tablosunda yer alan değer ile sınırlıdır.) kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içerdiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir. Bu icra emrinde borcun otuz gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez ve icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmezse, alacaklının taşınmazın satışını isteyebileceği bildirilir.

İcranın geri bırakılması

İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imha iddiası yetkili merciler tarafından yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde açıklanmış senetle tevsik edildiği (belge ile kanıtlama) takdirde icra geri bırakılır. İcra mahkemesinin geri bırakılması isteminin reddine ilişkin kararına karşı istinaf yoluna başvuran borçlu veya üçüncü şahıs, takip konusu alacağın yüzde onbeşi nispetinde teminat yatırmadığı takdirde satış durmaz.

Bölge adliye mahkemesince talebin reddi hâlinde bu teminat, ayrıca hükme gerek kalmaksızın alacaklıya tazminat olarak ödenir. Alacaklının satış talebinden sonra takdir edilen ve kesinleşen kıymete göre, ipotek altına alınan malın alacağı karşılamayacağı anlaşılırsa kalan tutar teminatın geriye kalan kısmından karşılanır, varsa teminatın kalan kısmı teminatı yatırana iade edilir.

  • İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle İlamsız İcra Takibi (Ödeme Emri):

İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibinde alacaklının elinde herhangi bir mahkeme ilamı bulunmaz. Doğrudan yetkili icra dairesine başvurarak borcunu ödemeyen borçlu için ödeme emri çıkarttırır.

Ödeme emri

Muaccel alacaklar için icra memuru, borçluya ve varsa taşınmaz sahibi üçüncü şahsa aşağıdaki kayıtlara uygun olmak üzere birer ödeme gönderir.

  1. Ödeme müddeti otuz gündür.
  2. Yedi gün içinde itiraz olunmaz ve yazılı müddet içinde borç ödenmezse alacaklının taşınmazın satışını isteyebileceği bildirilir.

Ödeme emrine itiraz ve itiraz süresi

Borçlu veya üçüncü şahıs ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabilirler. Ancak, rehin hakkı itiraz konusu yapılamaz.

İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle Satış Süreci

İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı ve ilamsız icra takibinde yukarıda belirtilen aşamalardan sonra İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile satış sürecine geçilir. İpotekli malın satışı aşamasında ilamlı ve ilamsız icra takibi için aynı koşullar geçerlidir.

Satış Süresi

Alacaklı, taşınmaz rehninin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde isteyebilir. Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.

Satış hazırlıkları

Taşınmaz mallar talep üzerine üç ay içerisinde satılmalıdır. Öncelikle takibin tüm borçlular açısından kesinleşmesi gerekmektedir. Satış talep edilecek taşınmazın bulunduğu tapu sicil müdürlüğüne müzekkere yazılarak satışa esas olunacak son tapu kaydı istenmelidir.

Tapu kaydı ile birlikte  taşınmazın bulunduğu belediyeden imar durumu, kroki ve çap sorulmalıdır. Ancak ipotekli taşınmazın paraya çevrilmesinde icra memuru, ipoteğin paraya çevrilmesi hakkındaki takibin başladığını tapu idaresine haber vermeye mecburdur. Tapu memuru, keyfiyeti taşınmazın siciline şerh verir. Taşınmazı bu şerh tarihinden sonra iktisap edenlere icra veya ödeme emri tebliğ olunmaz.

Taşınmaz ile ilgili imar durumu, kroki ve çap ile ilgili gerekli işlemler tamamlandıktan sonra taşınmazda keşif yapılarak kıymet takdiri aşamasına geçilir.

Taşınmaz takyidatında (taşınmaz üzerinde herhangi bir şerhin veya borcun olup olmadığını gösteren tapudan alınan belgedir.) ipotek koyduran alacaklıya müzekkere yazılmalı ve bu müzekkerenin içeriğinde ipotek ve ipotek miktarının altında satışa razı olup olmadıkları sorulmalıdır. İpotek miktarının altında satışa razı değilse ipotek miktarı taşınmazın açık artırma ile satışında alt sınırını oluşturan yani satışa başlanan rakamın %50’sinden fazla olduğu takdirde yapılacak ihalede elde edilecek satış rakamı ipotek miktarı + satış ve paylaştırma giderlerinden fazla olmalıdır.

İcra dairesi tarafından mükellefiyetler listesi düzenlenir. Tapu siciline kayıtlı olan veya resmi senede dayanan mükellefiyetler için mükellefiyet listesi düzenlenerek borçlulara ve tüm haciz alacaklarına tebliğ edilir. İtirazlarını bildirmeleri için kendilerine üç gün süre verilir.

Mükellefiyetler listesinin iki özelliği vardır;

  • Arttırma şartnamesinin bir bölümünü teşkil etmesi ve tapu sicili hükmünde olması
  • Satış bedelinin paylaştırılması şeklini gösterir bir sıra cetvelidir.

Kıymet Takdiri

Haczi yapan memur, haczettiği malın kıymetini takdir eder. İcabında bilirkişiye müracaat edebilir. Bilirkişi tarafından kıymet takdiri raporu hazırlanır. Kıymet takdiri raporu taşınmazın takyidatındaki ilgililere ve borçlulara tebliğ edilir. Kıymet takdiri ilgililere tebliğ edildikten sonra 7 gün içinde ilgililer kıymet takdirine itiraz etmezlerse kıymet takdiri kesinleşir. Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde tekrar kıymet takdiri istenemez. Bu iki yıllık sürenin başlama tarihi icra memuru kıymet takdiri için taşınmaza gittiği tarihtir. Kıymet takdirine itiraz edilmişse süre için icra hakiminin keşif için taşınmaza gittiği gün esas alınır. Kıymet takdirine itiraz sonucunda icra mahkemesi tarafından verilen kararlar kesin kararlardır.

Kıymet takdiri kesinleşmeden satış yapılamaz. Kıymet takdirine itiraz edilmesi satış süresini kesmez.

İcra müdürü satış ilanı

Gerekli işlemler tamamlandıktan sonra taşınmaz için satış talebinde bulunulur. Satış talebi üzerine icra müdürlüğü 3 ay içinde taşınmazı satar.

Satış günü alınır. Daha sonra satış ilanı hazırlanır. İlanda bulunması gerekenler;

  • Dosya Numarası
  • Satışın yapılacağı yer, gün, saat
  • İhalede gösterilen yer ve zamanda yapılacak birinci artırma sonunda teklif edilen  en yüksek bedel, taşınmazın açık arttırma ile satışında alt sınırını oluşturan yani satışa başlanan rakamın %50’ sini bulmadığı takdirde en çok artıranın taahhüdü baki kalmak üzere, artırmanın uzatılmış olacağı ve aynı yerde, aynı saatte yapılacak ikinci artırmada taşınmazın en çok artırana ihale edileceği
  • Taşınmazın cinsi, mahiyeti, bulunduğu yer, yüzölçümü gibi özellikleri
  • Artırma şartnamesinin hangi tarihten itibaren icra dairesinde herkes tarafından görülebileceği
  • İpotek sahibi alacaklılarla diğer ilgililer gayrimenkul üzerindeki haklarını ve faiz ile masrafa ilişkin iddialarını dayanak niteliğindeki belgelerle birlikte on beş gün içinde icra dairesine bildirmeleri gerekir.

Satış ilanı hazırlandıktan Basın İlan Kurumuna taşınmaz açık artırma ilanının icra müdürlüğünce uygun görülen ulusal veya yerel gazetede ilan edilmesi için müzakere gönderilir. Tirajı 50.000 binin üzerinde bir gazetede satış ilanı yayınlanmalıdır.  Ancak yurt düzeyinde dağıtımı yapılan bir gazetede birinci satış gününden en az 1 ay öncesinde ilan edilmelidir.

Satış ilanı, tüm borçlulara ve tapu kaydındaki tüm ilgililere tebliğe gönderilmelidir.

Satış ilanı tüm ilgililere ve borçlulara tebliğ edilmiş ve gazete ilanında herhangi bir yanlışlık yok ise birinci artırma günü satış saatinde ilan edilen satış mahallinde açık artırma işlemine başlanır.

Birinci Açık Artırma

Elektronik posta yolu ile gelen teklifler dikkate alınarak, gelen en yüksek teklif üzerinden tellalın üç kere çağrıda bulunmasıyla satışa başlanır.

İhalede satışın yapılabilmesi için taşınmazın kıymet takdiri ile belirlenen değerinin  %50’si + satış giderleri + paylaştırma giderlerini karşılaması gerekir. Bu miktarın elektronik teklif ile gelen miktarın üzerinde olması gerekir.

Taşınmaz üzerindeki ipotek için ipotek alacaklısı, ipotek miktarının altında satışa razı olmadığı takdirde, ipotek miktarı, taşınmaz malın değerinin %50 den fazla olarak (ipotek miktarı + satış paylaştırma gideri = satış miktarı) satışın yapılması gerekir.

Taşınmaz için en çok miktar öneren kişi,  yukarıda belirtilen özellikleri de taşıyorsa ihaleyi kazanır. Artırma tutanağı yazılır ve tutanağa icra müdürü, tellal ve ihale alıcısı tarafından imzalanır.

Birinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı miktara ulaşılmazsa satış icra memuru tarafından geri bırakılır.

İkinci Açık Artırma

İkinci açık artırmaya elektronik posta yolu ile gelen teklifler dikkate alınarak başlanır. Birinci artırmadaki koşullar ikinci artırma için de geçerlidir.

İkinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı şartlar gerçekleşmezse satış talebi düşer.

Tellalın 3 defa bağırıp satıyorum demesinden öncesine kadar satıştan vazgeçilebilir.

Ödeme Usulü: Satış bedeli peşin ödenir. Ancak icra memuru alıcıya on günü geçmemek üzere bir mühlet verebilir. Satış bedelinin ödenmesi için mühlet verilmiş ise para verilinceye kadar hasar ve masrafı müşteriye ait olmak üzere taşınmaz, icra dairesi tarafından idare olunur. Bu müddet içinde icra dairesinin müsaadesi olmaksızın tapuca hiçbir tescil yapılamaz. İcra dairesi satış bedelini temin için ayrıca teminat gösterilmesini isteyebilir.

Satış Durumunda İhalenin Feshi

Taşınmaz kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen mühlet içinde parayı vermezse, ihale kararı icra memuru tarafından kaldırılarak teminat akçesi alıcının sorumlu olduğu meblağa mahsup edilmek üzere alıkonulur. Kendisinden evvel en yüksek teklifte bulunan kimsenin ileri sürdüğü pey (açık artırmada teklif ettiği miktar), şartlara uygun bulunması ve bu kimsenin adresinin de malum olması halinde bir muhtıra tebliğ edilerek arz ettiği bedelle taşınmaz kendisine teklif edilir ve üç gün zarfında almaya razı olursa ona ihale olunur. Razı olmaz veya cevapsız bırakılırsa veya bulunmazsa taşınmaz icra dairesince hemen artırmaya çıkarılır. Bu artırma ilgililere tebliğ edilmeyip yalnızca satıştan en az yedi gün önce yapılacak ilanla yetinilir. Bu artırmada, teklifin, taşınmaz en çok artırana ihale olunur.

İhaleye katılıp daha sonra ihale bedelini yatırmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen mesuldürler. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur. Bu fark,varsa öncelikle teminat bedelinden karşılanır.

Satış Durumunda İhalenin Feshi Davası

İhalenin feshini, yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. İhalenin feshi talebi üzerine tetkik icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder.

İhalenin feshine ilişkin şikâyet görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesi veya mahkemeye yapılırsa, icra mahkemesi veya mahkeme evrak üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir. Bu kararlar kesindir.

İhalenin feshine ilişkin şikâyetin kabulüne veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine, ihale bedeli nemaları ile birlikte hak sahiplerine ödenir.

İhale kesinleşmedikçe ihale bedeli alacaklılara ödenmez.

Tescil

Tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat, şikayet için muayyen müddetin geçmesinden veya şikayet edilmişse şikayeti neticelendiren kararın kesinleşmesinden sonra yapılır.

Taşınmaz alıcıya ihale edilip bedeli alındıktan sonra alıcı namına tescil edilmesi için tapuya müzekkere yazılır.

Taşınmaz borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir sözleşmeye dayanmayarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise onbeş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmezse zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya teslim olunur.

Satış Bedelinin Pay Edilmesi ve Sıra Cetveli

Haciz olunmuş mallar tamamıyla satılır, bedelleri alakadarlara hisselerine göre paylaştırılır ve bir kısmı satıldıktan sonra icabına göre bedeli hisseleri nispetinde alakadarlara avans olarak dağıtılır. Haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları alakadar eden masraflar önce satış tutarından alınır ve artan para takip masrafları ve işlemiş faizler dahil olduğu halde alacakları nispetinde paylaştırılır. Vekil vasıtasıyla yapılan takiplerde vekalet ücretinin miktarı, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın, icra memuru tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanır. Bu şekilde tayin olunan vekalet ücreti de takip masraflarına dahildir.

Geçici hacizler için ayrılmış hisseler vaziyet anlaşılıncaya kadar sağlam bir bankaya, banka bulunmayan yerlerde mahkeme veya icra sandıklarına yatırılır.

Satış tutarı bütün alacakları ödemeye yetmezse icra memuru kendiliğinden yeni hacizler yaparak haczi tamamlar; ancak bu suretle haczolunan mallar üzerinde sonra gelen derecelerin evvelce koydurdukları hacizler varsa bu hacizlerin doğurduğu haklara zarar gelmez. Yeniden haczedilen mallar ayrıca satış talebine hacet kalmaksızın ve mümkün olduğu kadar çabuk satılır.

Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar. Alacaklılar iflas halinde hangi sıraya girmeleri lazım geliyorsa o sıraya kabul olunurlar. Bununla beraber ilk üç sıraya kayıt için güvenilir olan tarih haciz talebi tarihidir. Sıra cetvelinin birer sureti icra dairesi tarafından alakadarlara tebliğ edilir.

Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel münderecatına itiraz edebilir. Dava basit yargılama usulüyle görülür. İtiraz alacağın esas ve miktarına ilgili olmayıp  yalnız sıraya dairse şikayet yoluyla icra mahkemesine arz olunur.

İpotekli Alacakta Alacaklının Gaip Olması Hali

Gaiplik, bir kimsenin ölüm tehlikesi içinde kaybolması veya kendisinden uzun süre haber alınamaması sonucu kişinin gaipliğine yani kişiliğinin son bulmasına karar verilmesidir.  İpotekle temin edilmiş ve vadesi gelmiş bir alacağın borçlusu icra dairesine müracaatla alacaklısının gaip ve yerleşim yerinin meçhul bulunduğunu veya borcu almaktan ve ipoteği çözmekten imtina ettiğini beyan ederse icra dairesi on beş gün içinde daireye gelerek parayı almasını ve ipoteği çözmesini alacaklıya usulüne göre tebliğ eder.

Alacaklı bu müddet içinde gelmediği veya gelip de kanunen makbul bir sebep beyan etmeksizin parayı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina eylediği takdirde borçlu borcunu icra dairesine tamamı ile yatırırsa icra mahkemesi verilen paranın alacaklı namına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verir.

Bu karar tapu dairesine tebliğ edilerek ipotekli taşınmazın siciline geçirilir.

İpotekli Borç Senedi

İpotekli borç senedi, taşınmaz rehniyle güvence altına alınmış kişisel bir alacak meydana getirir. İpotekli borç senedi yoluyla rehin kurulması için tapu idaresince taşınmaza resmen değer biçilir. Biçilmiş değeri aşan miktar için ipotekli borç senedi yoluyla rehin kurulamaz. İpotekli borç senedinin güvencesi olan taşınmazın devrine veya bölünmesine ilişkin sonuçlar hakkında ipotek hükümleri uygulanır.

İpotekli borç senedi eşyaya bağlı bir borç ilişkisi oluşturur. Borçlu, borçtan bütün mal varlığı ile sorumlu olduğu için ipotekli borç senedine konu olan taşınmazın maliki olması şart değildir.

İrat Senedi

İrat senedi, bir taşınmaz üzerinde taşınmaz yükü şeklinde kurulmuş bir alacak hakkı meydana getirir. İrat senedinin güvencesini oluşturanlar;

  • Tarım arazisi
  • Konutlar
  • Üzerinde bina yapılabilecek arsalar

İrat senedi, kişisel borç doğurmaz ve borcun sebebini de göstermez.

İrat senetlerindeki alacak miktarı, tarım arazisinde arazinin gelir değerinin, diğer taşınmazlarda taşınmazın gelir değeri ile bina ve arsa değerleri ortalamasının beşte üçünü aşamaz. Değerlendirmeler tapu idaresince resmen yapılır.

Değer biçilmesinde gerekli özenin gösterilmemesinden Devlet sorumludur. Devlet, kusuru olan memurlara rücu edebilir.

İrat senedi ile yüklü olan taşınmazın maliki, sözleşmeyle daha uzun bir bildirim süresi kabul edilmiş olsa bile, her altı yıllık dönemin sonu için bir yıl önce bildirmek ve bedelini ödemek koşuluyla taşınmazın yükten kurtarılmasını isteyebilir. Kanunda öngörülen hâller dışında alacaklı, ancak her on yıllık dönemin sonu için bir yıl önce bildirmek suretiyle borcun ödenmesini isteyebilir.

İrat senedi borçlusu ipotekli borç senedinden farklı olarak yüklü taşınmazın maliki olmak zorundadır. Yüklü taşınmazı edinen kimse irat senedinin borçlusu olur ve eski malik başka bir işleme gerek kalmaksızın borcundan kurtulur.

İcra Taahhüdünü İhlal ve Taahhüdü İhlal Cezası

İcra Taahhüdünü İhlal ve Taahhüdü İhlal Cezası  icrai işlemlerin icra ceza mahkemesinde cezai boyutta değerlendirilmesidir. İcra Taahhüdü; İcra, borçlunun alacaklıya ödemekle ya da alacaklı için yerine getirmekle yapmakla yükümlü olduğu bir şeyi ödememesi, yapmaması halinde alacaklının başvurduğu Devlet gücü ile borçlunun borcunu yerine getirmesi zorunluluğudur. Borcun giderilmesi amacıyla İcra Müdürlüğü bünyesinde icra takibi başlatılır. İcra takibinin durdurulması amacıyla alacaklı ve borçlu arasında yapılan sözleşme ödeme taahhüdü sözleşmesi diğer bilinen adıyla icra taahhüdüdür. İcra taahhüdüyle borçlu borcunu ödemeyi belli şekil şartlarıyla üstlenir.

Borcun taksitle ödenmesi, ödeme emrinin kesinleşmesinden sonra veya haczedilmiş malların satışından önce gerçekleştirilir.

Borçlunun borcunu taksitle ödemesi iki şekilde gerçekleşebilir;

  • Hacizden Önce Taksitle Ödeme   
  • Hacizden Sonra Taksitle Ödeme

İcra Taahhüdünde Hacizden Önce Taksitle Ödeme

Hacizden önce taksitle ödeme kanunda özel olarak düzenlenmemiştir. Hacizden önceki bir dönemde yani ödeme emrinin kesinleşmesinden sonra icra dairesinde icra müdürünün önünde borcun taksitle ödeneceğine dair bir anlaşma yapılabilir. Bu iki durumda olabilmektedir.

  • Haciz için borçlununn konutuna veya işyerine gidildiğinde borçlu taksitle ödeme teklifinde bulunur ve alacaklı bu teklifi kabul ederse icra müdürü bu durumu tutanağa geçirir ve tutanağa imzalar atılarak borçlunun malları haczedilmez.
  • Hacze gidilmeden önce de icra dairesine borçlu başvurarak borcunu taksitle ödemek istediğini bildirebilir ve alacaklı bu teklifi kabul edebilir. Burada da iki ihtimal ortaya çıkar;

-Alacaklı ve borçlu icra dairesinde hazır iseler, borcun taksitle ödenmesi anlaşması icra tutanağına yazılır ve tutanağın altı borçlu, alacaklı ve icra müdürü tarafından imzalanır.

-Alacaklı icra dairesinde hazır değilse, borçlu tarafından yapılan taksitle ödeme teklifi, icra dairesince alacaklıya bir yazı ile bildirirse, icra dairesi de bunu bir yazı ile borçluya gönderilir. Böylece taksitle ödeme anlaşması yapılmış olur.

Taraflar taksitlerin miktarını ve ödeme zamanına istedikleri gibi karar verebilirler. Ancak taksitlerin miktarının belirli olması gerekir. Taksit tarihlerinin de açıkça belirtilmiş olması gerekir.

İcra Taahhüdünde Hacizden Sonra Taksitle Ödeme

İcra taahhüdü İcra ve İflas Kanununun 111. maddesinde düzenlenmiştir. ‘Borçlu alacaklının satış talebinden evvel borcunu muntazam taksitlerle ödemeği taahüt eder ve birinci taksiti de derhal verirse icra muamelesi durur.’ Kanunda da belirtildiği gibi icra taahhüdü ile icra takibi durur, hacizden sonra ancak haczedilmiş malların satışından önce olmak üzere borçlu alacaklıya olan borcunu belli taksitlerle ödemeyi taahhüd eder.

Hacizden Sonra Yapılan İcra Taahhüdü Geçerlilik Şartları

Hacizden sonra yapılan icra taahhüdünün geçerli olabilmesi için belli şartlar bulunmalıdır. Bu şartlar;

  • Borçlunun borcunun ödenmesine yetecek kadar malının haczedilmiş olmalıdır.
  • Borçlu alacaklının satış talebinden önce borcunu ödemeyi üstlenmesi gerekir. Sonraki teklifler alacaklıyı bağlamaz.
  • Borçlu taahhüd için borcunun ilk taksidini derhal ödemelidir.
  • Her taksidin borcun dörtte biri miktarından az olmaması, taksitlerin aydan aya verilmesi ve taksit sürelerinin üç aydan fazla olmaması gerekir.  Buna örnek olarak mesela borç 40.000 TL’ dir. Borçlunun taksitle ödeme teklif ettiği tarih de 03.03.2018 ise borçlu 03.03.2018 tarihinde borcun 10.000 TL’sini derhal ödeyerek 03.04.2018, 03.05.2018, 03.06.2018 tarihlerinde de her seferinde 10.000 TL taksit ödeyeceğini taahhüt edebilir.
  • Alacak kalemlerinin detaylı olarak yazılması gerekir.

İcra taahhüdü için şartlar gerçekleşirse, alacaklının kabulüne gerek kalmadan, icra takibi kendiliğinden durur. İcra dairesi bu süreçte borçlunun hacizli mallarını satamaz.

Borçlu taahhüt ettiği taksitlerden birini zamanında ödemezse, icra takibine kaldığı yerden devam edilir. Alacaklının talebi üzerine hacizli mallar satılır. Böyle durumlarda yalnız ödenmeyen taksit için değil, borcun tamamı için icra takibine devam edilir.

Hacizden sonra malların satışından önce borçlunun taksitle ödeme teklifi İcra İflas Kanununun 111. maddesindeki şartlara uygun değilse teklifin alacaklı tarafından kabul edilmesi halinde, alacaklı ile borçlu arasında bir taksit sözleşmesi yapılmış olur ve hacizli mallar satılamaz. Alacaklı taksitle ödeme teklifini kabul etmez ise hacizli mallar satılır.

İcra Taahhüdü İptal etme

İcra taahhüdünü iptal etmek mümkün değildir. Zaten ortada bir borç vardır bu borç taahhüd edilmiş bunun da ödenmemesi halinde taahhüdü ihlal suçu oluşur.

İcra Taahhüdünü İhlal Suçu

Hacizden önce veya hacizden sonra ödeme taahhüdünde bulunan borçlu farketmeksizin herhangi mazeret nedeni olmadığı takdirde borcunu ödemezse icra taahhüdü ihlal suçu oluşur. Alacaklının şikayeti üzerine dava açılır.

İcra taahhüdünün ihlali suçunda müşteki yani şikayette bulunan kişiler alacaklı veya alacaklılardır.

Taahhüdü ihlal suçunda sanık ise icra taahhüdü nedeniyle borçlu olan kişidir.

İcra Taahhüdü İhlal Suçunun Unsurları

  • Borçlu haklı bir sebep olmaksızın taahhüdünü yerine getirmemişse
  • Ödeme taahhüdü para alacağına ilişkin ise,
  • Borçlu, borcunu bir defada ödeyeceğini bildirmiş ancak belirlenen tarihte ödememiş ise,
  • Borçlu borcunu taksitle ödeyecekse vadesini ödemediği ilk taksitin süresi geçmişse,
  • Borçlunun ödeme şartını ihlal etmesinden dolayı alacaklı zarara uğramışsa Taahhüdü ihlal suçu oluşur.

İcra Taahhüdünü İhlal Suçunun Cezası

İcra taahhüdünü ihlal suçunda alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir.

Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.

Tazyik hapsi bir kimseyi bir işi yapmaya zorlamak için uygulanan yaptırımdır. Tazyik hapsi ertelenemez ve para cezasına çevrilemez.

İcra Taahhüdü İhlal Suçunda Zamanaşımı Süresi

İcra taahhüdünün ihlali suçunda şikayet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde ihlal suçunun işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.

İcra taahhüdünün ihlali halinde alacaklı suçun işlendiğini öğrendiği tarihten itibaren 3 ay ihlal suçunun işlenmesinden itibaren bir yıl içinde İcra Tetkik Merciine yazılı veya sözlü olarak başvurarak dava açar. İcra taahhüdünün ihlali nedeniyle şikayette bulunan alacaklı ihlal suçuyla ilgili dilekçesini icra mahkemesine vermeli veya mahkeme kalemine sözlü olarak beyanda bulunmalıdır.

İcra Taahhüdü İhlal Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Taahhüdü ihlal suçunda görevli mahkeme İcra Ceza Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise icra takibinin yapıldığı yerdeki mahkemedir.

Çek ve Senedin İptali Nasıl Yapılır?

Çek ve Senedin İptali Nasıl Yapılır? Konusu son dönemde çek kanunun da değişmesi ile iptalinin yollarındaki konunun araştırılması söz konusu olmaktadır.

Çek Nedir?

Çek, bir kimsenin, bankadaki hesabından belgede yazılı miktar kadarının belgede adı yazılı olana ya da onun belgeyi havale ettiği kimseye ya da belgeyi taşıyana ödenmesi için düzenlediği, belli biçim ve özelliği olan yazılı belge olarak tanımlanabilir Türk Ticaret Kanunu’nda sınırlı sayıda belirlenmiş olan kambiyo senetlerinden biridir.

Ticaret hukukunda, kambiyo senetleri, hisse senedi gibi kıymetli evrakların bir alt türü olarak incelenen senetlerdir.

Poliçe, bono, çek gibi türleri bulunur. Dolayısıyla, çekler de bu kambiyo senetlerinden biridir. Diğer kıymetli evraklardan en büyük farkı ise el değiştirme özelliklerinin oldukça yüksek olmasıdır. Bu özelliğinden dolayı kambiyo senetleri, ticari işlemlerin vazgeçilmezi olmuş ve kredi gibi bir ödeme aracı olarak kabul görmüştür.

Senet Nedir?

Senet terimini bir hukuki terim olarak incelediğimizde hukuksal bir işlemi saptayan resmi belge olarak ifade etmemiz mümkünken konumuzla ilgili olarak seneti bir kimsenin ödemeye ya da yapmaya borçlu olduğu şeyi göstermek üzere imzalayıp ilgiliye verdiği belge olarak tanımlayabiliriz.  Ödenmeyen bir senetin tahsili bakımından işletilecek takip prosedürüne karar vermek bakımından senetin niteliğine bakılmaktadır. Senet adi nitelikte bir senet olabileceği gibi Türk Ticaret Kanunu anlamında düzenlemiş olan kambiyo senetleri niteliğini haiz olan  çek , bono ve poliçede olabilir. Adi nitelikli senetler bakımından genel haciz yolu takip edilecekken kambiyo senedi olduğunda İcra İflas Kanununda belirtilen kambiyo senetlerine özgü takip yolu işletilmelidir.

Kıymetli Evraklar Hangileridir?

Kıymetli evrakları piyasalarda para olarak kullanılan üzerinde hak yazılı olan belgeler olarak tanımlamak mümkündür.

Kıymetli Evrakların Çeşitleri

1-Kambiyo Senetleri

a-Bono

b-Çek

c-Poliçe

2.Menkul Kıymetler

a-Hisse Senetleri

b-Tahviller

c-Hazine Bonoları

d-İpotekli Borç Senetleri

Senedin Ziyaı

Kıymetli evrakın ziyaı, bu evrakın hamilin elinden iradesi dışında çıktığını ve kimin elinde bulunduğunun belirlenmesinin de imkan dahilinde olmadığını ifade etmektedir. Dolayısıyla kıymetli evraklardan olan senedin ziyaı hali de bu şekildedir Bu gibi durumlarda, açıklayacağımız üzere başvurulabilecek birtakım imkanlar bulunmaktadır.

Çek ve Senetler Kaybolduğunda Ne Yapılabilir?

Çek ve senetler hukuki tabirle kambiyo senetleri olarak adlandırılmaktadır. Bu senetlerin kaybolması halinde özellikle bedelleri de yüksek meblağlar ise ciddi sorunlar baş göstermektedir. Bu duruma Türk Ticaret Kanunumuz ve yürürlükteki sair mevzuat hükümleri çözümler getirmiştir. Müşteri çeklerini kaybeden çek hamiline ( fiilen elinde bulunduran dolayısıyla hak sahibi olan son kişiye ) çekin keşidecisine karşı ( çeki düzenleyen banka hesap sahibi kişi/şirket) ‘İptal davası’ açmak, iptal kararını aldıktan sonra da bu kişiye karşı hukuken çek bedeli kadar müracaat etme hakkını tanımıştır.

Ancak şu da belirtilmelidir ki mevzuat, çek kaybında çeki düzenleyen kişiye herhangi bir iptal davası açma hakkı tanımış bulunmamaktadır.

Senedin İptali Nasıl Yapılır?

Senet iptali için iptal davası açılmalıdır. Bu davayı senet hamili açabilir. Yargıtay senet keşidecisinin iptal davası açamayacağına hükmektedir. İptal davası;

  • senedin  zayi olması,
  • çalınması,
  • kullanılamayacak hale gelmesi,
  • kaybolması
  • yırtılması,
  • senet üzerinde bulunan bilgilerin silinmesi
  • kaybeden tarafından senedin kimin elinde ve nerede olduğuna dair bilgiye sahip olmanın mümkün olmadığı açılacak bir dava türüdür.

Çek Senet İptal Davası Nasıl Açılır?

Asliye Ticaret Mahkemesine ödemeden men talepli, iptale yönelik dilekçe ile başvurmak suretiyle dava açılmaktadır. Çekin iptal davası açmak için çekin yeniden elde edilmesinin imkansız olmalıdır. Çek iptali davasında davacı, zilyedi olduğu çekin iradesi dışında elinden çıktığını ispat yükümlülüğü altındadır. İspat için her türlü yasal delil kullanılabilir, tanık dinletilmesi de mümkündür.

Hamiline Yazılı Senetlerde İptal Usulü Nasıldır?

  • Hamile yazılı senetlerin iptalinde de, borçlunun ödemesini engellemek için mahkemeden ‘’ödeme yasağı kararı’’ verilmesi talep edilebilir. Emre yazılı senetlerden farklı olarak bu talep ancak iptal davası açılmışsa dikkate alınır.
  • Davacının senedin zilyedi olduğunun ve zayi olduğunun kuvvetle muhtemel görülmesi gerekmektedir.
  • İddialar uygun görülürse mahkeme, bilinmemekte olan senedin hamilini ilan yoluyla belirli bir zaman içerisinde mahkemeye davet eder ve aksi halde senedin iptaline karar verileceğini duyurur. İlan Ticaret Sicili Gazetesi’nde üç defa yapılır.
  • Senet, verilen süre içerisinde mahkemeye tevdi edilmezse iptaline karar verilir.

İptal Edilmiş Çek İcra Takibine Konabilir Mi?

İptal kararını alan kişi, senetsiz olarak alacağını talep etme hakkına sahiptir; masrafı kendisine ait olmak üzere yeni senet tanzim ettirebilir. Mahkeme kararının kıymetli evrak olma özelliği yoktur, sadece alacak hakkını ve hak sahibi gösterir, kambiyo senetlerine mahsus icra yoluyla takip yapılamaz. Ancak yeni senet tanzim etme talep edilebilir ve borçlunun yeni bir çek yazması sağlanabilir. Böylece bu çekle işlemler yapılması mümkündür.

Çek Senet İptali Davalarında Zamanaşımı Süreleri

Çek senet iptali davaları, bahsettiğimiz üzere çek veya senet zayi olduğunda açılabilecek davalardır. Bu hususta dikkat edilmesi gereken zamanaşımı süreleri borca yönelik zamanaşımı süreleridir.

Çek Senet İptali Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

İptal davası için görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi, yetkili mahkeme ise ödeme yeri veya hamilin yerleşim yerindeki mahkemedir.

Menfi Tespit Davası Nasıl Açılır?

Menfi Tespit Davası Nasıl Açılır? konusunu incelemeden evvel menfi tespit nedir bunun tanımını yapmakta fayda vardır.

Menfi Tespit Nedir?


Menfi tespit kelime anlamı olarak olumsuz durumun belirlenmesidir.  Menfi tespit davası ise, borçlunun borcunun bulunmadığına dair açabileceği tespit davasıdır

Menfi Tespit Davası Neden Açılır?

Menfi tespit davası, borçlunun borcunun olmadığını ispat etmek için açtığı davadır. İcra İflas Kanunu madde 72 ve devamındaki maddelerde düzenlenen bu dava icra takibinden sonra açılabileceği gibi icra takibinden önce de açılabilmektedir.

Menfi Tespit Davasında İspat Yükümlülüğü

Menfi tespit davasında ispat yükü alacaklıya düşer. Ancak bu durumun istisnai halleri vardır. Menfi tespit davasını açan borçlu şayet bu borcun doğmadığını değil de hukuki ilişkilerinin farklı olduğuna dayanıyorsa (örneğin borcunun zamanaşımına uğradığını söylüyorsa) burada artık ispat yükümlülüğü alacaklıya değil, borçluya ait olur.

İcra Takibi Öncesinde Menfi Tespit Davası

İİK 72/1 de menfi tespit davasının icra takibi öncesinde de açılabileceği söylenmiştir.

‘’İİK 72/1: Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir’’ der.

Maddenin devamında ise mahkemenin alacağın talep üzerine alacağın %15’inden az olmamak şartıyla gösterilecek teminat ile icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.

Eğer borçlu bu davayı açmasına rağmen ihtiyati tedbir kararı almamışsa ve buna bağlı olarak borcu ödemek durumunda kalmışsa mahkeme borcun ödenmesinden itibaren davaya ödenen bedelin geri alınması için İstirdat Davası şeklinde bakılacaktır.

         İcra takibinden önce menfi tespit davası açılabilmesi için borçlu aleyhine ciddi bir icra takibi tehdidi bulunmalıdır.  Burada belirtilen ciddi tehdit bir belge anlamına gelmektedir. Menfi tespit davasında borçlu alacaklının ileri sürdüğü hukuki durumun var olmadığını ileri sürer.  

İcra Takibi Sonrası Menfi Tespit Davası

İİK 72/3’e göre icra takibi menfi tespit davasında takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu ancak borçlunun gecikmeden dolayı doğan zararlarını karşılamak alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi isteyebilir.

Menfi Tespit Davasında Teminat Nasıl Olur?

Mahkeme, menfi tespit davası açıldığı zaman icra işlemlerin durması için belli bir miktar teminat göstermesini borçludan yani davacıdan ister. Bu teminat dava değerinin % 15 i kadar nakit veya banka teminat mektubu olmaktadır. Ancak icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı almak için sadece belirlenen teminat tutarını vermiş ve tedbir kararı verilmiş ise bu rakamı mahkeme veznesine yatırmak veya bu miktarda banka teminat mektubu almak yeterliyken, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında bu teminat tutarının dışında ayrıca tüm icra dosyası bedelinin depo edilmesi gerekir.

Menfi tespit davasının alacaklı lehine sonuçlanması:

Davanın alacaklı lehine sonuçlanması halinde ihtiyati tedbir kararı kalkar. Burada ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacağını belirlenen tarihten sonra alan alacaklı doğan zararların tazminini verilen teminattan alır. Alacaklının oluşan bu zararı aynı davada takdir olunur ve karara böylelikle bağlanmış olur. Bu zarar her durumda %20’den aşağı tayin edilememektedir.

Menfi tespit davasında imzaya itiraz:

İcra mahkemesi 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre, inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirmesi halinde itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü ile takip durur. İnkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezası verilir ve itiraz reddedilir.

Menfi tespit davalarında harç:

Menfi tespit davalarında ödenecek olan harç nispidir. Burada mahkeme dava konusu ve değeri üzerinden yasal düzenlemelere göre harcı belirleyecektir.

Menfi Tespit Davasında zamanaşımı süresi:<

İcra takibine itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan kişi borcu ödediği tarihten itibaren bir sene içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.

Menfi tespit davasında görevli ve yetkili mahkeme

Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.

 

Bize Yazın

İletişim Adresimiz

logo-beyaz

Copyright 2020 bilalcelik.av.tr © Tüm Hakları Saklıdır.