Marka Hakkına Tecavüz Davası

Marka Hakkına Tecavüz Davası hakkında bilgi vermeden önce marka tanımını ve oluşabilecek tecavüzlerin tanımını yapmakta fayda var.

Marka Nedir?

Marka kelime anlamı olarak; bir mal, hizmet ya da kurumu tanıtmaya ve benzerlerinden ayırmaya yarayan tescil edilmiş özel ad, kısaltma veya işarettir. Ya da diğer bir ifadeyle; bir işletmenin yaptığı malları ya da ürettiği ürünleri, başkalarının mallarından ayırmak amacıyla malın ya da ambalajın üzerine konulan özel imge olarak bilinmektedir. Marka hakkı, hukuki olarak, sahibinin izni olmaksızın, markanın kullanılmasının önlenmesine ve buna bağlı olarak ayni hakların verdiği yetkilerin kullanılmasını sağlayan, mutlak bir haktır

Marka Hakkı Nasıl Oluşur?

Marka tescili özellikle günümüz iş hayatında ticari kimlik niteliği taşır. Markanızı belirleyecek olan bu isim hakkının hukuki adı marka tescilidir. Markanın adı, niteliği, logosu markanın tescili ile birlikte hukuki koruma altına alınır. Marka tescili illa ki sıfırdan gerçekleştirilen durumlar için geçerli değildir. Başka bir firmayı, bu firmanın isim haklarını kiralayabilir veya mülkiyetini devir alabilirsiniz.

  • İsim Hakkı Alınması:

    Marka tescili veya diğer bir deyişle isim hakkı oluşturulabilmesi için öncelikli olarak tescil edilecek olan markanın özgün bir yapıda olması gerekir. İsim hakkı alınması için izlenmesi gereken yol şöyledir:

– marka tescil başvurusunda bulunulur,

-Türk Patent Enstitüsü tarafından incelenir,

-Başvuruda bir aksaklık olmaması halinde başvuru yayınlanır,

-Başvurunun yayınlanması ile birlikte itiraz oluşması halinde bu itirazlar incelenerek sonuca varılır, itirazların olumsuz olması ile birlikte,

-Tescil belgesi verilir.

*Şayet itirazlar haklı bulunursa marka tescil başvurusunun reddine karar verilebilir.

Bu süreç usulüne uygun şekilde gerçekleştiği takdirde yaklaşık olarak 6-8 ay arasında sürebilmektedir.Marka tescil süresi ‘’Marka Tescil Belgesinin’’ alınmasıyla birlikte 10 yıl olup bu 10 yılın tamamlanmasının ardından sınırsız şekilde tekrardan 10 yıl olarak uzatılması halinde devam etmektedir. Tescilden itibaren 5 yıl boyunca marka kullanılmaz ise marka iptaline karar verilebilir. Marka tescili belgesi alınması ile sona eren bu haller ile ilgili hukuk büromuzla iletişime geçerek bilgi alabilirsiniz.

Marka Hakkına Tecavüz Halleri Nelerdir?

Marka hakkına tecavüz hallerini iki başlık altında inceleyebiliriz. Bu başlıklar tescilli marka hakkına tecavüz ve tescilsiz marka hakkına tecavüz olmak üzere iki tanedir.

Tescilli Marka Hakkına Tecavüz

Marka sahibi olan diğer bir deyişle tescil edilmiş marka hakkına sahip olan kimse, kendi izni dışında marka hakkına tecavüz teşkil edecek, tecavüz olarak nitelendirilecek olan fiillerin önlenmesi ve eğer oluştuysa zararların tazminini talep edebileceklerdir.
1-) Tescil edilmiş olan bir markaya tecavüz halinde Sınai Mülkiyet Kanununun 29.maddesine dayanılarak müdahale edilebilecektir. Bu maddeye göre:

-Marka sahibinin izni olmaksızın tescilli bir markayı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 7’de belirtilen şekillerde kullanmak.

Sınai Mülkiyet Kanunu md.7:
-Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:

  1. a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
  2. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
  3. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.

-Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:

  1. a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
  2. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
  3. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.

ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.

  1. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
  2. e) İşaretin ticaret ünvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
  3. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.

– Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
-Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:

  1. a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
  2. b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
  3. c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.)

2-) Marka sahibinin izni dışında, markayı veya markanın ayırt edilemeyecek düzeyde benzerini kullanmak, taklit etmek

3-) Marka hakkına tecavüz niteliği taşıyan işaret barındıran ürünleri ticarette kullanmak.

4-) Marka hakkı sahibinin lisans veya benzeri yollarla vermiş olduğu hakları izinsiz kullanarak, genişleterek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek…

şeklinde marka hakkına tecavüz davası açılabilecek durumları ilgili kanunda sıralanmıştır

Tescilsiz Marka Hakkına Tecavüz

Tescil edilmemiş olan marka hakkına tecavüzden söz ederken burada Sınai Haklar Kanununa değil Türk Ticaret Kanununun ‘’Haksız Rekabete’’ ilişkin hükümlerine dayanılacaktır. Haksız rekabete ilişkin açılabilecek davalar şu şekildedir: Men Davası, Düzeltme Davası ve Maddi-Manevi Tazminat Davaları.

Bu hükme dayanarak marka hakkına tecavüz nedeniyle dava açılması halinde davacı, davaya taraf olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl her durumda bu hukuka aykırılığın oluşmasıyla birlikte 3 yıl içinde dava açmalıdır. Bu süreler hak düşürücü sürelerdir.

Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller

Marka hakkına tecavüz davası tescilli veya tescilsiz durumlarında farklılık göstermektedir. Tescilli marka haliden genel olarak  tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılmasını önlenmesini talep edebilir buna yönelik olan saldırılar marka hakkına tecavüz kapsamına girer. Ayrıca bununla birlikte ticaret alanında kullanılmak üzere, işareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi yasaklanabilir, bu ve bunun gibi fiiller tescilli şekilde marka hukukuna tecavüz kabul edilir.
Marka sahibinin izni dışında, markayı taklit etmek, marka Hakkına Tecavüz niteliği taşıyan işaret barındıran ürünleri ticarette kullanmak,
Marka hakkı sahibinin lisans veya benzeri yollarla vermiş olduğu hakları izinsiz kullanarak, genişleterek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek marka hakkına tecavüz sayılan fiillerdendir.

Marka Hakkına Koruma Altına Alan Mevzuat

Marka Hakkı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri uyarınca koruma altına alınmıştır. Bunun dışında Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname çıkarılmış fakat bu Kanun Hükmünde Kararname daha sonra kaldırılmıştır. Lakin bu KHK’nın bazı hükümleri uygulaması devam edildiği için uygulayıcıya kolaylık sağlamak maksadıyla 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname sistemde korunmuştur.

Marka hakkına yapılacak ihlaller 6769 sayılı kanun çerçevesinde davalara ve taleplerde bulunulabilir.

Marka Hakkına Tecavüz Halinde Açılabilecek Davalar Nelerdir?

Marka hakkına tecavüz hali birden fazla şekilde olabilmektedir. Bu yüzden birden fazla şekillerde dava açma hakkı bulunmaktadır. Öncelikli olarak hukuka aykırılığın tespiti olarak Tecavüzün Tespiti Davasına başvurularak, durumun varlığı ve ispatı sağlanır. Şayet tecavüz gerçekleşmemiş fakat gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel ise Muhtemel Tecavüzü Önleme Davası açılarak daha oluşmadan tecavüzün önüne geçilebilir. Marka hakkına tecavüz sürmekteyse Tecavüzün Durdurulması Davasına gidilerek mevcut olan marka hakkına tecavüz şeklinde olan hukuka aykırı fiilin durdurulması yoluna gidilebilir. Tecavüz devamlı olmakla birlikte ortadan kalkmamış ise Tecavüzün Kaldırılması Davası yolu ile tamamen ortadan kaldırılması da mümkündür. Gerçekleşen bu hukuka aykırı fiil(marka hakkına tecavüz) sebebiyle oluşan zararların tazmini için dava açmak da mümkündür. Malvarlığının aktifinde oluşan azalma ile veya pasifinde oluşan artma nedeniyle Maddi Tazminat Davası açılabileceği gibi kişinin iç dünyasında oluşabilecek tahribatlar nedeniyle Manevi Tazminat davası da açılabilecektir. Marka hukukunda toplum nezdinde itibara ayrıca önem verilir burada oluşacak zarar nedeniyle hukuka aykırılığı meydana getiren tarafa, İtibar Tazminatı Davası da açılabilir. Ayrıca marka hakkına tecavüz niteliğinde yapılan bu saldırı nedeniyle Sınai Mülkiyet Hakkının Gaspı Nedeniyle Hakkın Devri Davası da açılabilecektir.

Marka Hakkına Tecavüzde Davası için Zaman Aşımı Süresi

Marka hakkına sahip kişi tarafından, marka hakkına tecavüz ve ihlal hallerinin veya failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve öğrenmenin gerçekleşmiş olup olmamasına bakılmaksızın her durumda 10 yılın geçmesi ile birlikte dava zaman aşımı gerçekleşmiş olacaktır.

Burada dikkat edilecek ve belirlenmesi gereken husus fiilin hala devam edip etmediğidir. Devam eden bir tecavüz durumunda zaman aşımı süresi başlamış kabul edilmez.

Tecavüz eylemi aynı zamanda suç olarak da teşkil etmekte ise TCK uyarınca uzamış zaman aşımı süresi olan 8 yıllık süre uygulanacaktır. Bu süre olayın kendi içerisindeki durum ve şartlarına göre 12 yıla kadar uzayabilmektedir.

Marka Hakkına Tecavüz Halinde Görevli ve Yetkili Mahkeme

Marka hakkına tecavüz halinde açılacak davaların mahkemesini, Sınai Mülkiyet Kanunu madde 156 belirlemiştir. Buna göre marka hakkına tecavüz halinde görevli mahkemeler Fikri ve Sınai Haklar Hukuku Mahkemeleri yetkili olacaklardır. Açılacak bu davalar hukuki durumu zedelenen kişinin veya hukuka aykırılığın gerçekleştiği yerin mahkemesinde açılmalılardır.

Markanın Hükümsüzlüğü Davası

Markanın hükümsüzlüğü davası günümüzde sunulan ürün veya hizmetlerin başka bir kişi veya teşebbüs tarafından kullanılması ve bu kullanımın şartlarının oluşması ile açılan bir dava türü olup gelişen dünyada markalaşma yolunda firmaların çok fazla kullandığı bir dava türüdür.

Marka Nedir?

Bir teşebbüs tarafından sunulan benzer ürünleri ya da hizmetleri diğerlerinin ürün ya da hizmetlerinden ayırt etmek üzere kullanılan ayırt edilmeyi sağlayan işaret marka olarak tanımlanmaktadır.

Marka marka sahibine sağlanan korumanın açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olmalıdır.

Marka;

  • Kişi adları dahil sözcükler,
  • Şekiller,
  • Renkler,
  • Harfler,
  • Sayılar,
  • Sesler,
  • Malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.

Marka Hükümsüzlüğü Nedir?

Markanın tescili esnasında red sebepleri mevcut olmasına rağmen marka tescil edilmiş ise mahkeme kararıyla marka hakkının ortadan kaldırılmasına marka hükümsüzlüğü denmektedir.

Markanın Hükümsüzlüğü Sebepleri Nelerdir?

Markanın hükümsüzlük sebepleri, ilgili KHK’da düzenlenmiş olup şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Mutlak ret sebepleri
  • Nısbi ret sebepleri
  • Marka sahibinin davranışları nedeniyle, markanın mal ve hizmetler için yaygın bir ad haline gelmiş olması
  • Hak sahibi veya yetkili kıldığı kişi tarafından kullanım sonucunda tescil edildiği mal ve hizmetlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri ve coğrafi kaynağı konusunda halkta yanlış anlama ihtimalinin olması
  • Markanın teknik yönetmeliğe aykırı kullanılması

Markanın Mutlak Red Sebepleri

Aşağıda belirtilmiş olan sebepler, mutlak ret sebepleri olup bu markalar tescil edilememektedir.

  • Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar,
  • Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren markalar.
  • Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret ve adları münhasıran veya esas unsur olarak içeren markalar, Malın özgün doğal yapısından ortaya çıkan şeklini veya bir teknik sonucu elde etmek için zorunlu olan, kendine malın şeklini veya mala asli değerini veren şekli içeren işaretler,
  • Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markalar,
  • Yetkili mercilerden kullanmak için izin alınmamış markalar,
  • Dini değerleri ve sembolleri içeren markalar,
  • Kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı markalar.

Markanın Nisbi Red Sebepleri

Tescil edilmiş veya tescil için başvuru yapılmış bir markanın sahibi tarafından itiraz yapılması durumunda ise aşağıdaki hallerde marka tescil edilemez

  • Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı ise ve aynı mal veya hizmetleri kapsıyorsa,
  • Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa.
  • Marka sahibinin ticari vekili veya temsilcisi tarafından markanın kendi adına tescili için, marka sahibinin izni olmadan ve geçerli bir gerekçe gösterilmeden yapılan başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. Tescilsiz bir markanın veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaretin sahibinin itiraz etmesi üzerine, tescili istenilen marka, aşağıdaki hallerde tescil edilmez.

Markanın Mal ve Hizmetlerde Yaygın Hale Gelmesi

Marka sahibinin davranışları nedeniyle, marka mal ve hizmetler için yaygın bir ad haline gelmiş olması durumunu ifade eder.

Markanın Yanıltıcı Biçimde Yanlış Anlamaya Neden Olması

Hak sahibi veya yetkili kıldığı kişi tarafından kullanım sonucunda tescil edildiği mal ve hizmetlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri ve coğrafi kaynağı konusunda halkta yanlış anlama ihtimali olması durumunu ifade eder.

Markanın Yönetmeliğe Aykırı Kullanılması

Marka sahibi, garanti markasının veya ortak markanın belirli bir sürede teknik yönetmeliğe aykırı olarak kullanmasına göz yumar ve taraflardan birinin başvurusu üzerine mahkemece tanınacak süre içinde, söz konusu aykırı kullanım düzeltilmediği takdirde, marka, tanınan süre sonunda mahkeme tarafından iptal edilir olma durumunu ifade etmektedir.

Markanın Hükümsüz Kılınamayacağı Haller

Marka sahibi, markanın tescil edildiği mallar veya hizmetlerle ilgili olarak kullanımına, markanın tescil edildiğinin Gazetede yalımlandığı tarihten itibaren beş yıl içinde haklı bir neden olmadan başlamamış veya bu kullanıma kesintisiz beş yıl ara vermiş ise, Beş yıllık sürenin dolması ile davanın açıldığı tarih arasınada markanın tescil edildiği mallar veya hizmetlerle ilgili olarak kullanımına başlandığı hallerde markanın hükümsüzlüğü istenemez. Beş yıllık sürenin dolmasından sonra, ancak hükümsüzlük başvurusunun yapılmasından önceki üç ay içinde başlayan kullanma, marka sahibinin dava açılacağını öğrenmesinden sonra gerçekleşmişse dikkate alınmaz

Markanın Hükümsüzlüğüne Kim Karar Verir?

556 sayılı KHK uyarınca marka hükümsüzlüğü yalnızca mahkeme kararıyla uygulanacak olup Türk Patent Enstitüsü’ne bu yetki verilmemiştir.

Markanın İptali

Markanın hükümsüzlüğü ve markanın iptali birbirine karıştırılması muhtemel olan kavramlardır.

Aralarındaki farka değinecek olursak;

Markanın iptali, ret sebebinin tescil esnasında bulunmayıp sonradan ortaya çıkmasıyla markanın ortadan kaldırılması işlemidir. Markanın hükümsüzlüğünün ise tescil esnasında ret sebepleri bulunduğu halde tescili gerçekleştirilen markaların sonradan hükümsüz kılınmasına yönelik olduğunu belirtmiştik.

Marka hükümsüzlüğü ve iptaline yönelik talepleriniz, sorularınız ve davalarınıza yönelik hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti almak için Farah Hukuk avukatlarımızla iletişime geçebilirsiniz.

Markanın Hükümsüzlüğü Davasında Zamanaşımı Süresi

Kural olarak hükümsüzlük davası açılması için esas itibariyle ne bir hak düşürücü süre ne de bir zamanaşımı süresi istisnai bent dışında bulunmamaktadır. Şu vardır ki tanınmış marka sahibinin izni alınmadan tescil gerçekleşmişse, tanınmış marka sahibinin tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde markanın hükümsüzlüğü davası açması gerekecektir. Aynı bende göre 5 yıllık bu süre sadece haksız tescil sahibinin iyi niyetli olması ihtimali için geçerlidir. Yani kötü niyetin bulunması halinde bu davanın açılması herhangi bir süreye tabi olmayacaktır

Markanın Hükümsüzlüğü Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Marka hükümsüzlüğü davalarında görevli mahkemeler Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri’dir. Bu mahkemelerin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.

Hükümsüzlük davalarında yetkili mahkeme ise davalının ikametgahı mahkemesidir.

 

 

Marka ve Patent Davaları Nasıl Açılır?

Marka ve Patent Davaları Nasıl Açılır? konusunu markanın tanımı ve patentin nasıl alınacağına ilişkin tanımlarla anlatmaya çalışalım .

Marka Nedir?

Bir teşebbüs tarafından sunulan benzer ürünleri ya da hizmetleri diğerlerinin ürün ya da hizmetlerinden ayırt etmek üzere kullanılan ayırt edilmeyi sağlayan işaret marka olarak tanımlanmaktadır.

Marka marka sahibine sağlanan korumanın açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olmalıdır.

Marka;

  • Kişi adları dahil sözcükler,
  • Şekiller,
  • Renkler,
  • Harfler,
  • Sayılar,
  • Sesler,
  • Malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.

Patent Nedir?

Patent, bilimsel ve teknik bir buluşun ya da böyle bir buluşu uygulama alanında kullanma hakkının kime ait olduğunu gösteren resmi belge olarak tanımlanmaktadır.

Teknolojinin her alanındaki buluşlara,

  • Yeni olması,
  • Buluş basamağı içermesi
  • Sanayiye uygulanabilir olması şartıyla patent verilmektedir.

Bu noktada patent verilecek olan buluşlar bakımından üç temel şart bulunmaktadır.

  • Tekniğin bilinen durumuna dâhil olmayan buluşun kural olarak yeni olduğu kabul edilir. Tekniğin bilinen durumu, başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde, yazılı veya sözlü tanıtım yoluyla ortaya konulmuş veya kullanım ya da başka herhangi bir biçimde açıklanmış olan toplumca erişilebilir her şeyi kapsamaktadır.
  • Tekniğin bilinen durumu dikkate alındığında, ilgili olduğu teknik alandaki uzmana göre aşikâr olmayan buluşun, buluş basamağı içerdiği kabul edilir.
  • Buluş, tarım dâhil sanayinin herhangi bir dalında üretilebilir veya kullanılabilir nitelikteyse, sanayiye uygulanabilir olduğu kabul edilir.

Patent Başvurusu İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?

Patent başvurusu;

  • Başvuru formu,
  • Buluş konusunu açıklayan tarifname,
  • İstemler,
  • Tarifnamede veya istemlerde atıf yapılan resimler,  
  • Özet,
  • Başvuru ücretinin ödendiğini gösterir bilgi

yukarıdaki belgeler ile yapılmaktadır.

Patent Hakkına Tecavüz Halleri

Patent hakkına tecavüz nasıl gerçekleşmektedir?

Aşağıdaki fiiller, patent veya faydalı model hakkına tecavüz sayılır:

  • Patent veya faydalı model sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü kısmen veya tamamen üretme sonucu taklit etmek.
  • Kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
  • Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu usulü kullanmak veya bu usulün izinsiz olarak kullanıldığını bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde buluş konusu usulle doğrudan doğruya elde edilen ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünlerle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
  • Patent veya faydalı model hakkını gasp etmek.
  • Patent veya faydalı model sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans veya zorunlu lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek

Marka Hakkına Tecavüz Halleri

Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:

  • Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
  • Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
  • Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
  • Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.

Marka Hakkına Tecavüz Durumunda Açılacak Davalar

Marka hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilmektedir:

  • Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
  • Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
  • Tecavüz fiillerinin durdurulması.
  • Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
  • Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması.
  • El konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
  • Masraflar tecavüz edene ait olmak üzere elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
  • Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması,
  • Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.

Marka ve patent haklarınızın ihlal edildiğini düşünüyorsanız başvurabileceğiniz imkanlar hakkında hukuki destek almak için Farah Hukuk ile iletişime geçebilirsiniz.

Markaya Tecavüz Nedeniyle Tazminat Davası

Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlü bulunmaktadır.

Hak sahibi dava açmak sureti ile maddi ve manevi tazminat taleplerini marka hakkını ihlal eden kişilere yöneltmelidir.

Hakka konu ürün veya hizmetlerin;

  • tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi,
  • bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi
  • yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda marka hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu  hak sahibi nedenle ayrıca tazminat isteme hakkına sahiptir.

Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsayacaktır. Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanabilir.

  • Marka hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir,
  • Marka hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç,
  • Marka hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli,
  • Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle marka hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında marka  hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.

Marka ve Patent Davalarında Zamanaşımı Süresi

Marka hakkına tecavüz nedeniyle açılacak tüm davaların 10 yıl içerisinde açılması gerekmektedir.

Haksız rekabet davası açılması söz konusu ise , hakkın doğumunun öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde ve her halde hakkın doğumundan itibaren 3 yıl içinde açılması gerekir.

Fakat olay aynı zamanda suç teşkil ediyorsa ceza zamanaşımı uygulanacaktır.

Hakkı ihlal edilen sınai hakkı sahibi açacağı hukuk davasında bu zamanaşımı sürelerine dikkat etmekle yükümlüdür.

Marka ve Patent Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme:

  • Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
  • Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesidir.

Yetkili mahkeme:

  • Patent hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir.
  • Davacının Türkiye’de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde yetkili mahkeme, davanın açıldığı tarihte sicilde kayıtlı vekilin iş yerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik kaydı silinmişse Kurum merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.

Türk Patent Kurumu’nun aldığı bütün kararlara karşı açılacak davalarda ve Kurumun kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin Kurum aleyhine açacakları davalarda görevli ve yetkili mahkeme:

Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir.

Bize Yazın

İletişim Adresimiz

logo-beyaz

Copyright 2020 bilalcelik.av.tr © Tüm Hakları Saklıdır.