Doktorun Ceza Sorumluluğu

Doktorun Ceza Sorumluluğu Doktorlar, görevleri gereği yüksek risk altında çalışan, hukuk düzeni tarafından kendisine tıbbi müdahalede bulunma yetkisi verilen kimselerdir.

İnsan vücudu, günlük hayatımızda gerek İnsan Hakları gerekse de Kanunlarımızda korunan temel haklarımızda yer alan ve hatta dokunulmaz diyerek korunmaya çalışılan haklarımız arasındadır.

Doktorlar, dokunulmaz olarak nitelendirilen insan vücudunu meslekleri gereği uygulama alanı olarak görmektedirler. Bu sebepledir ki doktorların dikkat ve özen sorumluluğu diğer mesleklere nazaran daha fazla olmalıdır. En temel hak olan Yaşam Hakkı ve dokunulmaz olan vücut bütünlüğü bir bakıma doktorların elinde olup doktorların sorumluluğu çok fazla olmalıdır.

Doktorlar tıbbi işlemlerini yaptıkları sırada hukuka aykırılığı ortadan kaldıran haller genel olarak; Mağdurun (Hastanın) Rızası, Zaruret Hali, Toplumsal Fayda, Görevin Yerine Getirilmesi olarak nitelendirilebilir. Aksi hallerde doktorun ceza sorumluluğuna gidilecektir.

Doktorun Ceza Sorumluluğu Nedir?

Doktor yapacağı tıbbi müdahaleleri, uygun tedavi koşullarına ve hastanın menfaatlerine yönelik olarak yapmalıdır. Doktorun ceza sorumluluğu hallerini şöyle kategorize edilebilir:

Doktorların Kastları Halinde Doktorun Ceza Sorumluluğu

Doktorların, tedaviden başka bir amaçla hareket etmesi halinde ortaya çıkacak olan sonuçtan ‘’Kast’’ ile sorumlu olacağı açıktır. Burada doktorun, tedavi amacı olmaksızın, hastanın menfaatlerinin tersine hareket etmesi, hastanın durumunu daha kötüleştirici müdahalelerde bulunması veya hastayı öldürmek maksadıyla gerçekleştirdiği fiillerden dolayı doktor hukuka uygunluk sebeplerine dayanamaz. Doktorun ceza sorumluluğu, kasten insan öldürme ve benzeri hükümler çerçevesinde cezalandırılacaktır.

Doktorların Taksirle Hareket Etmeleri Halinde Doktorun Ceza Sorumluluğu

Doktor gerçekleştireceği her türlü müdahalede gerekli önlemleri almak zorundadır. Günlük hayatımızda doktorların sorumluluğu olarak en çok karşımıza çıkan durum ‘’Doktorun Taksire Dayalı Ceza Sorumluluğunu’’ ortaya çıkarır. Doktorun taksirle gerçekleştirdiği durumlar için önemli olan husus nedensellik bağı ve doktorun fiilin neticelerine yönelik her türlü önlemi almış olması durumudur. Nedensellik bağı için ortaya çıkan durum ile doktorun gerçekleştirdiği fiil arasında bağ olmalıdır. Bununla birlikte doktor yapmış olduğu fiil ile ilgili her türlü önlemi almış olmalıdır. Burada örnek verecek olursak; Hastanın rızası alınarak, tedavisi amacıyla gerçekleştirilen ameliyatın risklerini bilen ve bunu hastaya bildirdikten sonra ameliyat için rıza alan doktor, ameliyat sırasında gerçekleşebilecek durumlar için önlem almazsa (Kan kaybını göz önünde bulundurarak, kan temin etmek gibi) ve buna bağlı olarak hasta da doktorun bu ilgisizliğinden dolayı zarar görürse (kan kaybı nedeniyle hayatını kaybederse) doktor gerçekleşen bu durum nedeniyle taksirle sorumlu olmak durumunda kalır. Bunların yanı sıra, tedavinin yanlış uygulanması, tedavide gecikilmesi halinde de taksir nedeniyle doktorun ceza sorumluluğu oluşur.

Doktorun Taksirle Adam Öldürmesiyle Ortaya Çıkan Doktorun Ceza Sorumluluğu

Taksirle öldürme, şikayete bağlı olarak dava açılmaz, taksirle öldürme halinde hastanın yakınları bir şikayette bulunmasa dahi savcı re’sen doktorun yürüteceği soruşturma sonrasında, suç teşkil eden durumların varlığı hakkında şüphe uyanıyorsa kamu davası açılacaktır. Doktorun burada 1 yıldan az ceza alması halinde cezası ertelenir. Erteleme mağdurun zararının tazminine bağlanabilir. Cezanın ertelenmesi hakim tarafından belli bir süreye bağlanır. Bu süre zarfında doktor kasıtlı bir suç işlemezse erteleme sonunda cezası infaz edilmiş sayılır. Taksirle insan öldürme halinde, olağanüstü veya bariz şartlar oluşmadıkça doktorun ceza sorumluluğu asgari oranda verilecektir.

Doktorun Taksirle Yaralaması Halinde Sorumluluk

Taksirle yaralama suçunda doktorun sorumluluğu taksirle insan öldürme durumuna göre farklılık göstermektedir. Taksirle insan yaralama suçunda doktorun ceza sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikli olarak şikayetçi olmak gerekir. Şikayet bulunmaksızın taksirle yaralama hallerini savcı re’sen dikkate almayacaktır. Ancak burada belirtmek gerekir ki bilinçli taksir halinde, yani doktorun fiilin sonuçlarını istememesi ancak fiilin oluşmasında yeterli önlemleri almaması nedeniyle bilinçli taksir oluşur ve burada oluşan bilinçli taksiri savcı re’sen dikkate alacak, şikayete gerek kalmaksızın kamu davası açacaktır.Taksirle yaralama suçunun nitelikli hallerine baktığımız zaman bir kemiğin kırılması ve kişinin bitkisel hayata girmesinin yer aldığı görülmektedir. Doktorun meydana getirebileceği aşikar olan bu durumların oluşması halinde doktorun gerçekleştirmiş olduğu taksirle yaralama suçunda doktorun ceza sorumluluğu oranında artırıma gidilecektir. Ayrıca Türk Ceza Kanununun 56.maddesinin 6.fıkrasında; ‘’Belli bir meslek veya sanatın ya da … gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da … belgesinin geri alınmasına karar verilebilir.  diyerek doktorun ceza sorumluluğunu belirtmektedir. Yani doktorun taksirle yaralama kararı çıkmasının ardından mesleki olarak da uğrayacağı zararlar belirtilmiştir. Mahkumiyetin verilmesi halinde en az 3 ay en fazla 3 yıl meslekten uzaklaştırılacak olan doktorun durumun şartlarına göre hekimlik belgelerinin iptaline kadar yetkili mahkeme karar vererek doktorun ceza sorumluluğuna gidilebilmektedir.

Doktorun Görevini İhmal Etmesi Halindeki Sorumluluğu

Doktorlar görevleri ve sorumlulukları gereği toplum içerisinde son derece önemli bir görev icra etmektedirler. Görevleri sırasında da bu sorumluluk ile hareket edip gerekli özen ve dikkat yükümlülüklerini yerine getirmeleri gerekmektedir. Doktorların burada görevlerini gereği gibi yerine getirmemeleri sonucu ağır ihmal veya hafif ihmal durumları oluşacaktır. Bu gibi hallerde doktorun ceza sorumluluğu oluşacaktır. Günlük yaşamda karşımıza çıkan ve hatta haberlere dahi konu olan örneklerden verecek olursak ameliyat esnasında hastanın vücudunda makas unutulması, ağır kusura örnek olacaktır. Böyle olaylarda yalnızca doktorun ceza sorumluluğu değil hastaneye karşı adam çalıştıranın veya yardımcı bulunduranın sorumluluğu hükümlerine dayanarak da Borçlar Kanunu hükümlerine dayanılarak dava açılabilmesi mümkündür.

Doktorun Hatası Nedeniyle Açılacak Malpraktis Davaları

Doktorun ceza sorumluluğu dışında, malpraktis hali yani yanlış tedavi sebebiyle hastanın oluşan zararlarını tazmini için Malpraktis Davası açma hakkı bulunur. Malpraktis davası açılabilmesi için aranan şartlar şöyledir:  

  • Hastada tıbbi müdahale sonrasında veya bu müdahale sırasında oluşmuş olan bir zarar gerçekleşmelidir.
  • Oluşan zarar doktorun tecrübesizliği, ilgi göstermemesi veya bilgisizliği nedeni ile ortaya çıkmış olmalıdır.
  • Hekimin bu hareketleriyle (tecrübesizlik, bilgisizlik veya ilgisizlik) hastada oluşan zarar arasında uygun nedensellik bağı bulunmalıdır.

Ayrıca, malpraktis ile ilgili olarak sitemizde yer alan Doktor Hatası (Malpraktis) Durumunda Ceza Davaları ve Tazminat adlı makalemizi okuyabilirsiniz.

Hangi Hallerde Doktorun Ceza Sorumluluğu Ortadan Kalkar?

Doktor, hastanın tedavisi sürecinde, durumun şartlarını göz önünde bulundurarak her türlü özen ve dikkati göstererek, gerekli tedbir ve önlemleri almak durumundadır.

İlgilinin Bilgilendirilmesi ve Rızası: Oluşabilecek tüm durumları tedavi başlamadan önce hastaya veya hastanın bilinci yerinde değilse hastanın yakınlarına iletmeli, oluşabilecek tüm durumları, tedavinin amacını bu kişilerle paylaşmak durumundadır. Burada alacağı izinler çerçevesinde tedavi yürümelidir. İlgilinin rızası sonucu yapılan müdahalelerde doktor tüm standartlara uyarak işlem yapıyorsa doktorun ceza sorumluluğu bulunmayacaktır.

Zaruret Hali: Zaruret halinde ancak bilgilendirme yapılmaksızın müdahale edebilmektedir. Çünkü burada hastanın üstün yararı bulunmaktadır. Örneğin bilinci yerinde olmayan hastanın yoğun bir kanaması olması halinde kanamayı durdurmaya yönelik işlemler hastanın izni olmadan dahi yapılabilir. Çünkü burada hastanın yaşamı söz konusudur.

İzin alınmasına yönelik olarak ispat yükümlülüğü hastane veya doktora aittir.
Zaruret halinde de doktorun ceza sorumluluğu bulunmayacaktır.

Doktorun Özen ve Dikkat Yükümlülüğünü Yerine Getirmesi: Doktorun tıbbi müdahale öncesi veya müdahele sırasında gerçekleştirdiği bütün eylemlerin standart tıbbi müdahele ölçülerinde olması halinde, bu müdahale öncesinde hastanın veya yakınlarının bilgilendirilmesi ile gerçekleştirilmesiyle oluşan tüm haller hukuka uygunluk sebebi olarak görülür. Ayrıca doktorun oluşan durumu öngöremeyecek durumda olması, tüm önlemleri almış olmasına rağmen standart olan tedavi sırasında oluşabilecek aksi haller halinde de sorumluluktan kurtulabileceği belirtilmektedir. Özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getiren doktorun ceza sorumluluğuna gidilmeyecektir.

Doktorun Ceza Sorumluluğu Nasıl Oluşur?

Doktorların tıbbi müdahale sırasında hastanın menfaatleri gereği tedavi uygulaması, gerekli bilgilendirme işlemlerini yapması ve sorumluluğu çerçevesinde özen göstermesi durumunda cezai sorumluluğu oluşmaz, yapılan işlemler hukuka uygunluk sebepleri arasında gösterilir.

Doktorların kasten yaptıkları fiiller herkesçe işlenmiş gibi kabul edilir ve kasıttan doğan hükümler çerçevesinde doktorun ceza sorumluluğu oluşur.

Doktorların taksirle işlediği fiiller açısından da hastanın durumuna göre cezai sorumluluğa gidilir. Hastanın taksirle ölümü ve bilinçli taksirle yaralama hallerinde savcı re’sen dava açacakken, bilinçsiz taksirle yaralama durumlarında kişinin şikayeti üzerine dava açılacaktır.

Oluşan zararın, doktorun kusuru ile meydana geldiği çok net şekilde ortada olduğu hallerde incelemeye gerek yoktur, lakin aksini iddia etmeleri halinde doktor ve hastane kusursuzluğunu kanıtlamalıdır. Kusursuzluğun ispatı mümkün olmazsa doktorun ceza sorumluluğu oluşmuş olur.

Doktorun Ceza Sorumluluğunda Zaman Aşımı Süresi

Doktorun ceza sorumluluğu doktorun çalıştığı yere ve yaptığı işe göre değişkenlik gösterebilir.
Kendi kliniği olan doktor ile hasta arasında kurulan hekimlik sözleşmesine, vekâlet sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanır. Burada açılacak olan tazminat davalarında zaman aşımı süresi 5 yıldır.

Özel hastane ile sözleşmesine dayanarak açılacak tazminat davalarında öğrenilmesinin ardından 2 yıl her durumda 10 yılın geçmesiyle zaman aşımı gerçekleşir.

Bilinçsiz Taksirle işlenen, takibi şikâyete bağlı doktorun ceza sorumluluğunda, davanın, fiilin öğrenilmesinden en fazla 6 ay içinde açılması gerekir.

Bunların dışındaki zaman aşımı süreleri, dava konusunun Türk Ceza Kanununun 112.maddedeki şartlarına göre belirlenmektedir.

Doktorun Ceza Sorumluluğunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Doktorun ceza sorumluluğu çerçevesinde meydana getirdiği taksirle insan öldürme suçunda görevli olan mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.

Doktorun ceza sorumluluğu çerçevesinde meydana getirdiği taksirle insan yaralama suçunda görevli olan mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.

Doktor ile hastane arasında ise ölüm veya vücutta oluşan kalıcı hasarlar nedeniyle hastanenin kusurlarından ve yardımcı kişilerin eylemlerinden dolayı özel hastaneler karşı açılacak davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir.

Kamu hastanelerine karşı açılacak davalar ise İdare Mahkemelerinde açılabilecaktır.

Yanlış Tedavi Nedeniyle Malpraktis (Doktor hatası) Davası

Yanlış Tedavi Nedeniyle Malpraktis Davası günümüzde insanların doktor hatası sebebi ile açtığı ve tazminatla sonuçlanan dava türüdür. Dava türünde yanlış tedavi uygulanan veya ailesi tarafından açılan davalarda tazminat yanında cezai sorumluluklarda ortaya çıkmaktadır.

Malpraktis (doktor hatası) nedir?

Malpraktis, kötü uygulama anlamına gelmektedir. Tıp kurallarına ve düzenine aykırı şekilde gerçekleşen yanlış tedavi sonrasında ortaya çıkan duruma malpraktis hali (doktor hatası) denmektedir. Doktorun bilgisizliği, deneyimsizliği veya ilgisizliği ile bir hastanın zarar görmesine bağlı olarak doktor hatası ‘’doktorluğun kötü uygulanması’’ olarak da tanımlanmıştır.
‘’Ölçü olarak belirlenen şey standart tedavi yöntemleridir. Doktorun bunlara uymaması, güncel olan tedaviyi uygulamaması, doktorun beceri eksikliği veya doktorun hastaya tedavi yolu göstermemesi ile hastada oluşan zarar’’ olarak Tabipler Birliği tarafından da kabul gören hukuki durumdur.

Malpraktis (Doktor Hatası) Nedeniyle Açılabilecek Davalar

Doktorun yanlış tedavisi sonrasında, malpraktis (doktor hatası) nedeniyle doğrudan doktora başvurulabileceği gibi ilgili hastaneye de başvuruda bulunabilmek mümkündür. Burada asıl dayanılacak husus oluşan zararın doktorun yanlış tedavi işlemi nedeniyle oluşmasıdır. Malpraktis nedeniyle bir dava açılabilmesi için oluşan hukuka aykırı bir durum oluşmalı, doktor ile bu zarar arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Kusur ve zarar unsurları bir arada bulunması halinde maddi ve manevi tazminat davası talep edilebilecektir. Yani burada yanlış tedavi doktorun hatasından kaynaklanmalıdır.

Malpraktis (doktor hatası) nedeniyle yani yanlış tedaviye dayanarak dava açılabilmesi için şu şartlar aranmaktadır:

  • Hastada tıbbi müdahale sırasında veya bu müdahaleye bağlı olarak sonrasında yanlış tedaviye bağlı bir zarar gerçekleşmelidir.
  • Oluşan zarar doktorun tecrübesizliği, bilgisizliği veya ilgisizliği ile ortaya çıkmış olmalıdır.
  • Doktorun bu hareketleriyle (tecrübesizlik, bilgisizlik veya ilgisizlik) hastada oluşan zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır.

Doktorun Yanlış Tedavisi Nedeniyle Devlet Hastanesi ve Üniversite Hastanelerine Karşı Açılacak Davalar

Devlet Hastanesi ve Üniversite hastaneleri kamu yararı amacı ile kurulmuş ve amaç olarak kamu hizmetini amaçlayan kuruluşlardır. Devlet ve Üniversite hastanelerinin yanı sıra Askeri hastaneler de kamu hizmetini amaçladıkları için kamu hastanesi olarak nitelendirilmektedirler. Kamu hastanelerinde yapılan işlemler, idari eylem kabul edildiği için burada oluşacak malpraktis (doktor hatası) yani yanlış tedavi nedeniyle idare mahkemelerine başvuruda bulunulabilecektir. Ancak Yargıtay tarafından verilen kararlarda doğrudan doktorların hataları (yanlış tedavi) nedeniyle kişilerin hukuk mahkemelerine de başvuruda bulunabilecekleri kararına varılmıştır.

Doktorun Yanlış Tedavisi Nedeniyle Hastanelerde Başvurulacak Yerler

Özel hastaneler kuruluş olarak özel sektör kuruluşlarıdır. Ancak yapılan faaliyet gereği toplum sağlığı konusunu kapsadığı için devlet kurumları tarafından sınırlama ve denetim yetkisine sahiptirler.

Özel hastaneler ile hastalar arasında çeşitli sözleşmeler kurulmuş olur ve oluşabilecek doktor hatası nedeniyle yanlış tedaviler de burada sözleşmeye aykırılık çerçevesinde değerlendirilir. Sözleşmenin tarafı burada yanlış tedavi nedeniyle doktor değil doğrudan hastane olur. Bu nedenle mağdur olan kimseler sözleşmeden doğan hakları çerçevesinde yanlış tedavi hallerinde yardımcı çalıştıranın sorumluluğuna dayanarak zararlarını tazmin edebileceklerdir. Doktora karşı dava açmak isteyen kişiler de doktor hatası nedeniyle haksız fiil hükümlerine başvurarak zararların tazminini doktordan da talep edebilirler.

Doktorun Yanlış Tedavisi Nedeniyle Malpraktis Davaları Nasıl Açılır?

Tedavi sürecinde doktorun, hastaya yapılan müdahaleler hukuka aykırılığı ortadan kaldıran haller arasında gösterilir. Burada doktor tedaviyi uygularken hastaya tedavi sırasında başına gelebilecekleri, tedavinin neden yapıldığını, tedavi ile ne amaçlandığını söylemek, anlatmak ve onay almak zorundadır. Zorunluluk halleri dışında hiç kimseden onay alınmadan bir işlem yapılması söz konusu değildir. Bu şartların gerçekleşmemesi halinde doktor hatası oluşur ve sözleşmeye aykırılıktan değil, ceza hukuku konuları kapsamına girebilmektedir.

Doktorun tecrübesizliği, bilgisizliği veya ilgisizliği ile ortaya çıkmış olan yanlış tedavi nedeniyle oluşan zarar durumunda öncelikle zarar ile doktorun faaliyeti arasında illiyet bağı aranır. Bunun bulunması halinde hasta veya hastanın malpraktis (doktor hatası)  sebebiyle ölümü halinde hastanın yakınları, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulabilecektir. Mağdur burada yanlış tedavi nedeniyle ortaya çıkan sorunları için ortaya çıkan; tedavi masraflarından başlayarak, çalışamadığı günlerdeki kazanç kaybını, çalışma kaybına uğradıysa veya kaybettiyse buradaki zararı, iş itibarı zedelendi ise buradan kaynaklanan zararların tazminini talep edebilir.

Doktorun Yanlış Tedavisi Nedeniyle Açılacak Malpraktis (Doktor Hatası) Davalarında Zaman Aşımı Süresi

Kamu hastanelerine karşı idari eylemler nedeniyle açılacak yanlış tedavi nedeniyle açılacak olan malpraktis (doktor hatası) davası, zarara uğrayanların haksız ve hukuka aykırı eylemi öğrenmelerinden başlayarak 1 yıl ve her halükarda zarardan itibaren 5 yıllık zamanaşımına tabiidir.

Özel hastanelerde yapılan estetik ameliyatı dışında oluşan tıbbi müdahalelerde doktor ile hasta arasındaki ilişki vekalet ilişkisidir. Bu sebeple burada oluşacak doktor hatasına dayalı yanlış tedavi için açılacak dava zaman aşımı süresi 5 yıldır.

Estetik ameliyatı eser sözleşmesi olarak nitelendirilir ve burada oluşacak hukuka aykırı doktor hatası durumlarında da zaman aşımı süresi 5 yıldır.

Doktorun Yanlış Tedavisi Nedeniyle Açılacak Malpraktis Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Yanlış tedavi, doktor ile hastane arasında ise ölüm veya vücutta kalıcı hasarlar nedeniyle hastanenin kusurlarından ve yardımcı kişilerin eylemlerinden (doktor veya diğer personelinin kusurlarından) dolayı özel hastaneler karşı açılacak doktor hatası davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir.

Kamu hastanelerine karşı açılacak davalar ise İdare Mahkemelerinde açılacaktır.

Doktor Hatası (Malpraktis) Durumunda Ceza Davaları ve Tazminat

Doktor Hatası (Malpraktis) Durumunda Ceza Davaları ve Tazminat konusunu tanımlar yaparak inceleyelim ardından kişilerin bu yöndeki haklarını değerlendirelim.

Malpraktis Nedir?

Malpraktis, “bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeni ile bir hastanın zarar görmesi, hekimliğin kötü uygulanmasıdır” Halk arasındaki deyimiyle doktor hatasıdır.

Dünya Tabipler Birliğine göre ise malpraktis “hekimin tedavi sırasında standart, güncel uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavisini vermemesiyle oluşan hasardır”.  

Malpraktis Davası Nasıl Açılır?

Hasta hekim ilişkisi bir sözleşmesel ilişki olduğundan TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinin sözleşmeden doğan hasta-hekim arasındaki sorumluluk hususunda uygulanması söz konusu olacaktır.

Hekimin kusurundan dolayı hastanın;

Hayatının akışı içerisinde kazanacağı veya kazanması muhtemel kazançlar,

Hastane/ameliyat masrafları hatalı tedavi uygulayan hekimden maddi tazminat yoluyla talep edilebilecektir. Bu dava maddi tazminat davası şartlarını taşımakta olup açılması bu yolla olmaktadır.

Ayrıca hastanın veya ailesinin hatalı tıbbi müdahaleden doğan acı, elem, ızdırap çekmesine sebep olabilecek hallerden dolayı hekimden manevi tazminat talep etmek mümkün olacaktır. Bu dava manevi tazminat davası şartlarını taşımakta olup açılması bu yolla olmaktadır.

Hatalı hekim uygulamasından kaynaklanan hak kayıplarınız ve uğradığınız zararların tazmini gerekçesiyle açmak istediğiniz davalar hususunda Farah Hukuk avukatlarından hukuki destek alabilirsiniz.

Malpraktisin Özel Hastanede Olması
Hastanın uğradığı zararlar, hem hata yapan doktordan hem de özel hastaneden talep edilebilmekte olup özel hastanelerin hata doktorun, bizim sorumluluğumuz yok şeklindeki savunması geçerli bir savunma değildir.
Hasta, doktor hatası nedeniyle zarara uğradığında doktoru çalıştıran özel hastane adam çalıştıran ve işleten sıfatıyla doktor ile birlikte zarardan sorumludur. Tazminat davası, doktor ve özel hastane aleyhine açılmalıdır.

Doktorun Hastaya Karşı Sorumlulukları

Doktorun hastaya karşı bakım ve tedavi görevi bulunmaktadır. Doktor hafif kusuru da dahil olmak üzere her türlü kusurundan dolayı sorumludur. Bu sebeple, doktor bu görevini en iyi şekilde yerine getirmelidir aksi takdirde hastanın veya yakınlarının açacağı tazminat davası sonucunda tazminat ödemek zorunda kalabileceği gibi şayet eylemler suç oluşturuyorsa cezai sorumluluk da söz konusu olabilir.

Hastanın ve Hasta Yakınlarının Mağduriyeti Nasıl Giderilir?

Doktorun hatası söz konusu olduğunda genellikle hasta ve hasta yakınlarının mağduriyetini gidermek tam anlamıyla mümkün olamamakta bu hatalar kişinin sağlığına ve vücut bütünlüğüne yönelik olduğundan hata sonucu kalıcı sakatlıklara ve ölüme uzanan sonuçlara yol açabilmektedir. Hasta ve hasta yakınları doktor hatasından kaynaklanan mağduriyetlerini ve maddi-manevi uğradıkları zararları tazminat davası açarak doktordan ve/veya hastaneden tazmin edebilmektedir.

Doktor hatası nedeniyle maddi ve manevi zararlara uğramışsanız hak kaybına uğramadan zararınızı tazmin etmek için Farah Hukuk’tan hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti alabilirsiniz.

Malpraktis Davaları Kimler Tarafından Açılır?

Malpraktis davası açma hakkı öncelikle doktorun hatası sonucu zarar gören hastadır. Şayet hasta küçük veya kısıtlı ise, bu davanın veli veya vasi tarafından açılması mümkündür.

Doktor hastası neticesinde hastanın ölmüş olma durumunda ise bu dava, hastanın desteğinden yoksun kalan yakınları tarafından açılabilmektedir.

Malpraktis Davaları Kime Karşı Açılır?

Malpraktis davaları, şayet hata, özel hastanede meydana gelmiş ise hem doktor hem hastaneye davalı gösterilebilmek üzere hasta ve hasta yakınları tarafından maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulabilmektedir. Şayet hata kamu hastanesinde meydana gelmişse kamu hastanesi (kurum) davalı gösterilmek suretiyle dava açılacak, şartlara göre devlet, doktora rücu ederek zararın tazminini isteyebilecektir. Şayet doktorun cezai sorumluluğu söz konusuysa işlenilen suçun kişinin kendisini etkilemesi prensibinden dolayı doktor adına suç duyurusunda bulunulacak ve doktorun cezai sorumluluğuna gidilecektir.

Yanlış Tedavi Sonucunda Maddi ve Manevi Tazminat

Yanlış tedavi sonucunda, yanlış tedavi uygulanan kişinin sağlığına ve vücut bütünlüğüne yönelik ciddi zararlar meydana gelebilmekte ve bu durum kişinin ilerde iş görmesi dahil sonraki yaşantısını derinden etkilemekte, kişi psikolojik olarak ağır acı, üzüntü ve elem duyabilmektedir. Bunun sonucu olarak uğradığı bütün bu maddi ve manevi zararların, hasta ve hasta yakınları tarafından talep edilmesi mümkün olmakta, zararlarının tazmini için maddi ve manevi tazminat davalarıyla doktora ve hastaneye yönelik talepte bulunulabilmektedir.

Malpraktis Davalarında Zamanaşımı Süresi

Estetik ameliyatı dışındaki tıbbi müdahalelerde hasta ile hekim arasındaki ilişki vekalet ilişkisi olup bu süre 5 yıldır.Estetik ameliyatı durumunda ise hasta ile hekim arasında eser sözleşmesi söz konusu olduğundan bu süre yine 5 yıldır. Şayet eser sözleşmesinde hekimin ağır ihmali olması halinde zamanaşımı süresi 20 yıldır.

Vekaletsiz iş görme halinde ise genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık süre zamanaşımı süresi olarak geçerli olmaktadır.

Eğer hekimin cezai sorumluluğuna gidilecek ise bu durumda bir ceza davası söz konusu olduğundan ceza davalarındaki zamanaşımı söz konusu olacaktır.

Malpraktis Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme: Özel hastanede veya özel muayenehanede gerçekleştirilen bir müdahaleden zarar doğmuşsa; tazminat davası adli yargıda açılmakta iken kamu hastanelerinde meydana gelen hizmet kusuru nedeniyle oluşan zararlara ilişkin açılacak tam yargı davaları idare mahkemesinde açılacaktır.

Yetkili mahkeme: Özel hastaneye veya özel muayenehane sahibi hekime karşı açılacak davalarda, davalının  davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi iken haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir.

Bize Yazın

İletişim Adresimiz

logo-beyaz

Copyright 2020 bilalcelik.av.tr © Tüm Hakları Saklıdır.