Nişanın Bozulmasının Sonuçları

Nişanlanma; kadın veya erkekten birinin diğerine evlenme vaadinde bulunmasıyla olur. Nişanlanmak için yapılması gereken bir tören veya halk arasında nişanlananların yüzük takması gibi adetler gerekli değildir. Kişilerin birbirine evlenme vaadinde bulunması veyahut evlenme vaadi olarak algılanabilecek hareketlerde bulunulması sonucu nişanlanılacaktır. Örneğin erkeğin bir kadına yüzük takması evlenme vaadi olarak algılanacak hareket kapsamındadır.

 

Reşit Olmayan Biriyle Nişan Yapılması

18 yaşını doldurmamış yani reşit olmamış biriyle veya mahkeme tarafından kısıtlanmış kişiler bakımından nişanlanmayı kanunumuz yasal temsilcinin iznine bağlanmıştır. Yasal temsilcinin rızasından anlaşılması gereken anne, baba veya vasinin nişanı onaylamasıdır. Eğer yasal temsilci rıza göstermezse reşit olmayan veya kısıtlı olan kişi ile yapılan nişanın bağlayıcılığı kalmayacaktır. Bu sebeple reşit olmayan biriyle yapılan nişana yasal temsilci rıza göstermez ise reşit olmayan kişi nişan ve sonuçlarıyla bağlı olmayacaktır.

 

Nişanlanmak Evlenme Zorunluluğu Oluşturur mu?

Nişanlanma tarafların birbirlerine evlenme vaadinde bulunmasıyla olur demiştik. Fakat bu evlenme vaadi evlenme isteğini ifade eden bir eylemdir, evlenmek için zorlayıcı bir sebep oluşturacak nitelikte değildir. Kanunumuzda açık bir şekilde belirtildiği üzere; nişanlılık kişiye evlenmek için dava hakkı vermez demektedir. Eğer nişanlı kişilerden birinin evlenmek istememesi durumunda diğeri dava açarak evlenmeyi istemeyen tarafı evliliğe zorlayamacaktır.

 

Nişanlıların Birbirleri İçin Yaptıkları Masrafları Talep Etmesi

Nişanlılardan biri ortada haklı bir sebebi olmamasına rağmen nişanı bozarsa veya nişanın bozulmasına nişanlanan kişilerden birinin kusurlu bir davranışı sebep olmuşsa yapılan masraflarla ilgili bir karşılama söz konusu olacaktır. Kanunda nişanın bozulması sonucu maddi tazminat olarak düzenlenen bu maddeye göre nişanlananların evlenme amacıyla yaptıkları maddi harcamalar için uygun bir maddi tazminat ödenir denmektedir. Eğer kişi nişanı ortada bir sebep yokken bozan veya kusuru sebebiyle nişanın bozulmasına sebep olan taraf değilse; evlenmek amacıyla yaptığı hazırlıklar için harcadığı parayı maddi tazminat olarak talep edebilecektir.

 

Nişan Giderlerinin Talep Edilmesi

Bir üst başlıkta bahsettiğim maddi tazminatı düzenleyen kanun maddesinin devamında nişan giderleri için düzenleme yapılmıştır. Nişanlanmak için yapılan hazırlıklar olabilmektedir, mesela nişan töreni yapılması şeklinde olabilmektedir. Nişanın bozulmasına sebep olacak kusurlu davranış gösteren veya nişanı sebep olmaksızın bozan tarafın, nişanın bozulmasında maddi tazminat talebi kapsamında nişan giderlerini karşı taraftan istemesi mümkündür.

 

Anne ve Babanın Nişanlıya Yaptığı Masrafların İstenmesi

Nişanlılık evlenme vaadiyle olur demiştik. Yani hayatın olağan akışı nişanlanan kişilerin evlenmesidir. Nişanlanan kişilerin aileleri de bu sebeple nişanlı kişilere maddi yardımlarda bulunup hediyeler vermektedirler. Nişanı sebepsiz yere bozan veya kusuru sebebiyle bozulmasına sebep olan taraf yani tazminat istemeye hakkı olan kişinin ailesinin de tazminat hakkı söz konusu olacaktır. Kanuna göre anne, baba veya onlar gibi davranan kimselerin yaptığı masraflar nişanın bozulmasında maddi tazminat kapsamında talep edilebilecektir. Onlar gibi davranan kimselerden kasıt; mesela tazminat hakkı olan kişinin dayısı düğün hediyesi olarak evlenecek kişilere ev tutup kiralarını belirli süreliğine ödeyebilir. Normal koşullarda anne ve babanın yapacağı bir masrafı dayının yapması sonucu uğradığı zararı bu sebebe dayanarak tazmin ettirebilir.

 

Nişanın Bozulmasından Dolayı Manevi Tazminat Talebi

Nişanın bozulmasından dolayı maddi zararlar olduğu gibi nişanlılar manevi olarak da zarar görebilirler. Buradaki manevi zarar üzüntü ve keder gibi insanın iç dünyasını etkileyen durumlar değildir. Asıl olarak bahsedilen insanın onuru, gururu ve toplum içindeki durumu gibi bir konuda zor bir duruma düşürülmesidir. Örnek olarak nişanın bozulmasında kusuru olmayan nişanlıya diğer nişanlının iftira atarak lekelemesidir. Nişanın bozulmasında kusuru olan taraftan talep edilecek manevi tazminat bu gibi durumlarda mümkün olmaktadır.

 

Nişanlıya Verilmiş Hediyelerin Geri Alınması

Hediyelerin geri istenebilmesi için öncelikle nişanlılığın evlilik dışında bir sebeple sona ermesi gerekmektedir. Evlilik dışındaki sebepler nişanın bozulması ve ölümdür. Evlilik dışında bir sebeple sona eren nişanlılık halinden sonra nişanlılara verilen hediyeler geri istenebilir. Bu kapsamdaki hediyeler; nişanlıların birbirine vermiş oldukları hediyeler ve anne, baba veya onlar gibi davranan kişilerin diğer nişanlıya verdiği hediyelerdir. Verilen bu hediyelerin talep edilebilmesi için alışılmışın dışında yani daha pahalı ve farklı hediyeler olmalıdır.

Ayrıca verilen hediyelerin nişanın bozulmasıyla talep edilemeyecek olduğu durumlarda mevcuttur. Nişanlıların veya ailelerin, diğer nişanlının ailesine verdiği hediyeler nişanın bozulması sonucunda hediyelerin iadesi talebine girmemektedir. Verilen bu hediyeler nişanın bozulması nedeniyle değil sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde istenebilir.  

 

Verilen Hediyeler İade Edilmiyorsa Yapılacaklar

Kanuna göre hediyeler aynı şekilde veya aynı şekilde verilemiyorsa hediyenin maddi değeri ölçüsünde geri verilmelidir. İade edilmezse sebepsiz zenginleşme çerçevesinde hediyenin iadesinin talep edilebileceğini kanun öngörmüştür. Taraflardan birinin hediyeleri vermeyi reddetmesi durumunda nişandan önce verilen hediyelerin iadesi davası açılabilir. Bu dava ile hediyelerin iadesi sağlanacaktır.

 

Davaları Açma Süresi

Nişanlılık sona erdiği takdirde; maddi ve manevi tazminat davası, nişandan önce verilen hediyelerin iadesi davaları açılabilecektir. Bu davaların açılabileceği süre açısından kanun nişanlılığın bitmesinden itibaren 1 senelik bir süre öngörmüştür. Bu 1 senelik süre zamanaşımı süresidir, yani eğer nişanlılığın bitmesinden itibaren açılabilecek davalar 1 sene içerisinde açılmaz ise kişinin dava etme hakkı son bulacaktır.

Davalar İçin Görevli ve Yetkili Mahkemeler

Açılacak davalar için görevli mahkemeler Aile Mahkemeleridir. Eğer dava açılacak yerde Aile Mahkemesi yoksa görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Davaya bakmaya yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yerindeki varsa Aile mahkemesi yoksa Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Leave a comment



Bize Yazın

İletişim Adresimiz

  • Eski Büyükdere Caddesi No:1,34415 İstanbul Sapphire Plaza
    KAT:16 Residance NO: 1606

logo-beyaz

Copyright 2018 bilalcelik.av.tr © Tüm Hakları Saklıdır.